Bazı Bazı-1
Zamanın içinde kaybolan bir ruh,bir bedendi. Her gün aynı yoldan işine gider her gün aynı yoldan evine dönerdi. Yol boyunca tüm esnafla konuşurdu. Kimseden selamını esirgemezdi. En büyük hobisi çocuk parkına gidip parkta oynayan çocukları izlemekti. Onların o masum sevinçlerini izler ve yüreğine ılık bir meltem yerleşirdi. Onları izlerken huzur bulurdu. Dinginlik bulurdu. Bu yüzden her gün mutlaka uğrardı. Bazen cebinde lolipop bulundururdu. Yanına gelen çocuklara vermek için. Çünkü çocuklar şekerleri çok severlerdi ve o lolipopu aldıklarındaki yüzlerinin,gözlerinin gülümsemesi onun için bir ömre bedeldi. Hiç evlenmemişti. Bir kaç başarısız ilişkiden sonra evlenmeme kararı almıştı. Uzunca bir süredir de ilişkisi yoktu. Hoş böyle bir düşüncesi de yoktu. Ağrısız başım dertsiz aşım diyordu. Kendisiyle,hobileriyle yaşayıp gidiyordu.
Bir gün yine aynı parkta oturuyordu. Çocukları izliyordu. Yüzünde hafif bir tebessümle. Parkın öte yandaki girişine gözü ilişti bir anda. Bir bayan geliyordu. Bugüne kadar onu hiç bu parkta görmemişti. Her gün geldiği için parka gelenleri az çok tanıyordu,göz aşinalığı vardı. Tam karşıdaki banka oturdu. Çok güzel bir bayandı. Bir anda yüreğinde bir şeyler oldu. Ne olduğuna anlam veremedi. Ve göz göze geldiler kısa bir süreliğine. Sarışın bayanın ela gözleri bir anda kendisini hapsetti. Tanrım ne güzel bir güzellik diye içinden geçirdi. Ve hemen gözlerini kaçırdı utanarak. Kötü bir şey yapmışçasına… Kız bunu farketmiş olacak ki gülümsedi. Rahatsız oldu, çocukları daha fazla izlemeden tekrar evine döndü…
Ertesi gün parka gitmedi. Belki korktuğundan belki utandığından. 4gün sonra tekrar gitti parka. Tekrar çocukları izlemeye başladı. Ancak aklında o ela gözlerin sahibi vardı. Acaba adı neydi? 4gün boyunca bu soruyu merak etti. Kaderin cilvesi mi yoksa başka bir şey mi bilinmez o ela gözlerin sahibi tekrar parka,tekrar aynı yerden geldi. Ve tekrar aynı yere oturdu. Tam karşısındaydı işte. Bu sefer utanmıyor,bakıyordu. Yine göz göze geldiler. Yüreğinin kanatlanıp göğsünden çıktığını hissetti. Nabzı deli gibi atıyordu. Tüm düşünceleri kalp atışının sesiyle bastırılmıştı beyninde. Derin bir nefes çekti. Geçmedi. Geçmek bilmedi. Heyecandan gözlerinin önü kararıyordu. Bu olmaz dedi,böyle olmaz dedi. Kızsa kendisine bakıldığını anlamış,biraz da utanarak o da ona bakıyordu. O ela gözleriyle. Onunda yüreğinde bir kıpırtı vardı…
Kalp atışlarının gürültüsünde bir karar verdi. Gidip soracaktı. Evet evet,ismini soracaktı. Yerinden kalktı. O ela gözlere doğru yürüdü….
Kalem arkası: Azıcık merak iyidir.
Yıllar önce kaybettiği kardeşi falan çıkarsa,üşenmem Antalyaya gelir tepelerim Nightologist seni : )
Güzel bağlarsın sonunu umarım
Güzel fikir. Türk sineması gibi olur.
Bakalım daha pişiyor diğeri…
))