Ben O Gün Ölmeliydim…
2004-2005 senesinin 2005 senesine tekabül eden kısmında can dostum tarafından tanıştırılmıştım O’nunla. 2005-2006 eğitim öğretim yılının ilk yarısında yani o kısmı da 2006 kışına denk düşer ki,o zamanlar Ankara’da çok sıkı bir kış vardı. İlk defa o zaman kar montumu çıkardım üzerimden. O gece çok kar yağmıştı. Can dostum insanla Kalender’e doğru iniyor,sohbet ediyorduk. Kara asfaltı beyaza boyamıştı kar. Çıkardım üzerimden montu. İçimde T-Shirt vardı zaten. Yattım ilk defa karın üstüne. Ve ilk defa o kış asfalta kardan kelebek çizdim. Üzerimde bir T-Shirt ile. İçimde bir yangın vardı. Dünya yanıyordu…
Ve o 2005 senesinin sonunda başarısızlığıma başarıyı kattım. Ama kıymetini bilemedim. Final sınavından çıkmıştım. Sinemaya gidelim dedik,ON sinemalarında Madagascar oynuyordu. Filmin ilk yarısı açıklanacak sınav sonucunun stres ve karın ağrısıyla geçti. Sevdiğim insan yanımdaydı ama o stres bir ömre bedeldi. O sene tanışmıştım Rıza ile. Şimdi kendisi 4.sınıf. 10dakika mola da aradım. Cebimden bir dal Camel çıkardım bir nefes çektim. Kardeş ne oldu dedim,geçtin dedi. O an tüm sinirlerim boşaldı. Bir öpücük kondu dudaklarıma. O stresin boşalması anında tebrik ederim aşkım dedi ve öptü beni. Öpemedim bile. Karşılık bile veremedim. Bir öpücüktü geçti gitti dudaklarımdan yüreğime. Anlamadım. Anlayamadım. Ama hayatımın en güzel günüydü o gün.
Ve ben o gün,orada,o an ölmeliydim…