Bir Garip Sevda…
Kçşe başındaydı. Sokağı aydınlatan loş sokak lambalarından başka bir şey yoktu. Ay bu gece kara bulutların arkasındaydı. Bu gece ondan da hayır gelmeyecekti belli… Bir kibrit çaktı, yüzü bir anlığına aydınlandı.Bir sigara yaktı, sokağa göz attı.evet evleri oradydı. 2. kattı. Odasından ışık yayılıyordu karanlık sokağa. Dizleri titredi bir an. Çünkü o odanın içinde, dizlerini titreten, kalbini deliler gibi çarptıran sevdiği genç kız vardı. Ama kız bilmiyordu. Platonik bir aşktı onunkisi. Sigarasından bir nefes çekti. Bu sefer gidip söyleyecekti. Hatta kapısına da gitmeyecekti. Evlerinin önünde onu sevdiğini bağıracaktı. Cesareti vardı bu sefer. Yapacaksın dedi kendi kendine. Bu aşkı taşıyamaz oldu çünkü. Bir nefes daha aldı sigarasından. Ağır ağır yürümeye başladı eve doğru. Sokakta bir onun ayak sesi, bir de çöpü karıştıran kedilerin sesi vardı. Yürümeye devam etti. Kendi kendine söylüyordu. “Yapacaksın,hem ne var ki altı üstü biraz bağıracaksın, onu sevdiğini söyleyeceksin. Öldürmez ya...” Ama eve yaklaştıkça ayakları geri geri gitmeye başladı. Dizlerinin bağı çözülmeye başladı. İşte bu olmamalıydı. Korkmaya başladı. Zaten çekinik bir insandı. Ve korkusu yayılmaya başladı. Bir yandan “Yapacaksın” diyordu, bir yandan da “Ya red ederse” diyordu. Korkusu artıyordu. Ama halen yürüyordu. Olamamalıydı bu korku. Sonunda evinin önüne geldi. Şöyle kafasını kaldırıp bir baktı. Evet, camın önünde ders çalışıyordu. Bağırsa rahatlıkla duyardı Ne kadar güzel bir kız diye düşündü. Endam desen endam, herşeyi vasrdı. Ona aşık oldu bir kez daha. Çok güzeldi. Karda açan Kardelen çiçeğinin saf güzelliği gibi güzeldi. Bu kadar mı güzel olurdu bir insan. Anladı, yapamayacaktı. Bir sigara daha yaktı. Kaldırıma oturdu. Düşünmeye başladı. Evet, gerçekten aşıktı bu kıza. O esnada kız bir an camdan dışarıya bakmasıyla göz göze geldiler. Aman tanrım! Olmaması, görmemesi gerekiyordu onu. Şimdi hakkında ne düşünürdü? Gizli gizli onu gözetlediğini sanacaktı. Onu tacizci sanacaktı. Kaçmalıydı. Ve öyle de yaptı. Koşarak hızla mahalleyi terk etti.
Kızsa sonunda geldiğini, ona açılacağını sanmıştı. Kaç zamandır onun açılmasını bekliyordu, “Evet” diyebilmek için. Kızda ondan çok hoşlanıyordu. Ama o yine kaçmıştı. Yoksa… Yoksa gerçekten sevmiyor muydu…

çok olağandışı bi hikaye degil aslında. ama biyerlerde birşeylerimiz kalmışsa ; engel olamıyoruz: tüylerimizin ürpermesine..
ve sanırım herkesin biryerlerde birşeyleri kalıyor..
eline sağlık
dogru…olagan bir olay…:)esas sen sagol…
bir insanı anlamak başkaymış.yaşama bakışın çok içten ne desem boş şimdi satırlarının arkasından…devam