Archive for the ‘Gecenin Çığlığı’ Category
Başımız Sağolsun…

Siyasete girmek istemedikçe haberleri okudukça giresim geliyor. Evet; artık başımız sağolsun. 18. Türk Devletimiz olan Laik Türkiye Cumhuriyet’inin son nefesini verişine tanıklık ediyoruz… Acaba?
Acaba diyorum çünkü bir çok kişi halen Aşk-î Memnu’da kalmış durumda. Behlül’ün Bihter’le sevişmesinin derdine düşmüş durumda. Yani elinden gelse o takımın gidip kendileri seviştirecekler. Bir takım sabahleyin yayınlanan o bol kültürel içerikli evlendirme programlarının himayesinde yaşamaktalar. Gençler desen onlar ayrı bir dünya zaten. Bir kısmı dizilerde bir kısmı emosal aktivitelerde. Ya banane yaaaa ben keyfime bakıyom demekteler. Ama öte tarafta birileri durmuyorlar. Birileri kalkıyorlar özerklikten bahsediyorlar ve olmayan kürdistan’dan yayın yaptıklarını söylüyorlar. Bir diğerleri kalkıyorlar Laik rejime karşı çıkan Şeyh Sait’i anıyorlar. Fazla değil bundan 5sene öncesinde bu iki lafı da ağzına alamazlardı…
Buradan suçluyorum. Özellikle medyayı. Hepsini değil ama büyük çoğunluğunu. Manşetlere taşıdılar,hatta utanmadan sürmanşetlere taşıdılar Bihter ile Behlül’ü… Ya da sürmanşete yakışmayan gereksiz haberleri. Sürmanşet önemli konuların yeriydi ama utanmadan reyting için,satmak için gazetesini önemsizleri önemli gibi gösterdiler. Anahaberlerden bahsetmiyorum bile. Açın izleyin. Ne kadar gereksiz haber olduğunu göreceksiniz. Ve yine suçluyorum aynı medyayı. Yeri geldi götü sıkışınca göt yaladığı için.
Buradan yine suçluyorum. Bizi koruması gerekenlerin geleceği görememelerinden dolayı. Bu Türkiye Cumhuriyet’inin baş muhafızlarını suçluyorum. İleri görüşlü olamadıkları için. Hükümetle şiir gibi oldukları için. Ve bunca olaya rağmen halen ses çıkaramadıkları ve benim gibi bir insanın güvenini kırdıkları için. Şimdi sorarım size ben nasıl diyeyim bunlara canım feda. İçim acıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün bıraktığı miraslarının kötü yönetildiği için…
Ve en son benim milletimi,canımın kurban olduğu milletimi suçluyorum. Sen nasıl kömüre sattın bu ülkeyi? Ataların Sakarya’yı kanlarıyla kırmızıya boyarken sen nasıl elini karaya bulayabildin? Sen %99′u müslüman olan ey halkım. Bu ihaneti nasıl yaptın? Soğan ekmeğe muhtaç olduğun günlerdeki onurunu nasıl bıraktın? Sen nasıl onurunu bir kaç çuval kömüre satabildin…
Türk milleti 18devlet kurdu tarih boyunca. 17′sine kilit vurdu. 18. olan Türkiye Cumhuriyet’ine kilit vurması yakındır. Ve bugün yaşadıkların kapısına gerilen zincirin sesinden başka bir şey değildir. Yakındır kilit vurmak. Karamsar mıyım asla değilim. Ama kusura bakmayın buraya kadardır Türkiye Cumhuriyet’inin ömrü. Kömürle,reytingle,şiir gibi olmakla son bulacağı aklımın ucundan geçmezdi…
Ve Atam. Mavi gözlüm,Mustafa Kemal Atatürk’üm… Üzgünüm. Sahip çıkamadım kurduğun bu Cumhuriyet’e. Elimden geldiğince sesimi yükselttim. Ama artık bende sustum. Boşuna uğraşmışsın. Özür dilerim…
Kalem arkası: Canınız mı sıkıldı? O zaman gidip Aşk-î Memnu seyredin iyi gelir. Ne de olsa s*kinizde bile değil…Gidin milletin biribirinin s*kinin telaşını yaşayın. Onları konuşun,onların derdine yetişin. Benimki de hıyar tuz alıp yetişinde iki tokat atayım size…
Dip not: İşte bu yüzden siyasete girmiyorum. Aptallıklara ve ahmaklıklara katlanamıyor ve ağzımı bozuyorum…