Uzun zamandır yeni yazı yazamadım siteye. Aslında yazdım ama hepsi taslak olarak kaldı. Bir türlü sonunu ve başını birleştiremedim. Hoş şimdiye kadar birleştirebildiğimi de söylemiyorum. Ancak bu kadar kopukluk bünyeye zarar.

Yazamıyorum çünkü aşırı derecede beynim meşgul. Yazı yazmak için bazen bir kahveye ihtiyaç duyarken bazen bir şişe şarap bile kafi olmuyor. Biraz kendimi kaybetmem gerekiyor. Alışkanlık tabiattır böyle geldi böyle gidiyor işte ne yazık ki. Bu halimden pişman da değilim. Yeter ki bir şeyler yazıp içimdekileri aktarayım. Ama olmuyor son günlerde. En son yazımı 9Aralık’ta yazmışım. Bugün ayın 20’si. Hatta 21′ine dönüyor. Site olarak fazla içerik sağlamıyorum ne yazık ki. Bende isterdim şurada dans eden bir hatun olsun. Ne bileyim havai fişekler ya da bol miktarda cinsel öğeler barındırsın. Ama hamurda olmadı mı olmuyor işte. Aslında yazamayışımın bir diğer önemli nedeni son zamanlarda az okumaya başladım. Gerek kafamın yoğunluğundan gerekse normal hayatımdaki yoğunluktan dolayı okumayla aram bozuldu. Normal şartlarda en kalın kitabı bile 3günde bitiren birisi olarak kitap yüzü açmaya eriniyorum.Yeter siteden bu kadar bahsetmem…

Sorgulamalarıma yanıtlar arıyorum. Sonu olmayan sorgulamalarıma yanıtlar. Sorguluyorum bugünlerde herşeyi. Yeni yıl geliyor sanki geçen yıl çok büyük şeyler getirmiş gibi. Ben yine her yeni yıl arifesinde olduğu gibi sorguluyorum olanı biteni. Koca bir yılın bana getirdiklerini. En çokta götürdüklerini… Nereye doğru gittiğimi hep merak etmiştim…

Anlayamadığım bazı noktalar var ki bunlar kişisel davranışlara giriyor. Olabildiğince empati kurmama rağmen bir yerde bir şey var ki anlam veremiyorum. Benim arkadaşlıktan anladığım farklı başkasının farklı olmasına rağmen bazı noktalar var ki anlayamıyorum. İnceden tavır yaptığımda eski sevgilim,ki kendisi arkadaş olmaya zorluyor zira eski sevgiliden dost olmaz lafı gerçekken, neden tavır yapmamı önemsiyor. Anlayamıyorum. Yahu siktir et. Bu kadar basit. Arkadaşınsam siktir edersin. Bu bu kadar zor mu? Bu ve bunun gibi örnekler beyin hücrelerimi zorluyor. Isınmalarına neden oluyor. Ben olsam siktir eder telefonu kapatırdım. Bu ne yahu? Arkadaş olmaya çabalayıp neden sevgili adayı gibi davranıyorsun? Anlam veremiyorum. Sevgiliyken böyle davranıp arkadaşken böyle davranmanın anlamı ne halen çözebilmiş değilim…

Karmakarışık duygular ve düşünceler içinde gün sayıyorum. 28′inden sonra beklediğim haber gelecek Allah’ın izniyle. Ondan sonra sadece işim olacak hayatımda. Gerisi yalan olacak. İsterdim ki bu tarihe kadar birşeyler değişsin. İsterdim ki yüzüm özel hayatımda gülsün. Ama sanırım olmayacak. Sanırım bu kaos devam edecek. Kaosun tek çaresi bana göre kaosu yok etmektir. O saatten sonra kimse kusuruma bakmasın artık…

Bu yazıdan bir bok anladıysanız size helal olsun. Başka da bir şey diyemem…



Kalem arkası: Bugünlerde yorumlara pek fazla yanıt vermiyorum. Sanmayın ki takmadığımdandır. Yorumlarınıza yanıt vermek sanki biraz yalakalık ya da biraz isyan gibi olduğu için yazmıyorum. Sorulara yanıt veriyorum ama yorumlara yanıy vermiyorum çünkü sizin düşüncenize bir katkıda ya da bir eleştiride bulunmak istemiyorum. Yani çorbada sizin tuzunuz ayrı olsun istiyorum…