<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nightologist © Since 2006 &#187; Umutsal Yaklaşımlar</title>
	<atom:link href="http://www.nightologist.net/category/umutsal-yaklasimlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nightologist.net</link>
	<description>Gecenin Bilimi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 09:57:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Keep Walking&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/keep-walking/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/keep-walking/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 20:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Keep Walking]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Yürümeye devam etmelisin hayatın boyunca. Hiç yılmadan,yorulmadan. Sürekli ve sürekli. Evet adaletsiz bir sistem bu hayat. Ama bu senin hayatta kalma koşulun. Düşsende,yılsanda hatta düşürülsende,yıldırılsan da&#8230; Yeri gelir en kıymet verdiğin insan ya da insanlardan kazık yersin,tekme yersin. Yapayalnız kalırsın. Hatta o kadar yalnız kalırsın ki kendi sesin bile sana çok gelmeye başlar. Ama yılmamalısın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1054" title="35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n-400x266.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></center></p>
<p>Yürümeye devam etmelisin hayatın boyunca. Hiç yılmadan,yorulmadan. Sürekli ve sürekli. Evet adaletsiz bir sistem bu hayat. Ama bu senin hayatta kalma koşulun. Düşsende,yılsanda hatta düşürülsende,yıldırılsan da&#8230; Yeri gelir en kıymet verdiğin insan ya da insanlardan kazık yersin,tekme yersin. Yapayalnız kalırsın. Hatta o kadar yalnız kalırsın ki kendi sesin bile sana çok gelmeye başlar. Ama yılmamalısın asla. Düşmene inat,düşürülmene inat,kazıklara inat yeniden yürümelisin. Durmadan. Hayatında alacağın son nefese kadar.</p>
<p>Ama işta insansın sonuçta. Aklının oyunları ise senin işte en büyük düşmanın. Eskiler,maziler,anılar&#8230; İnsanı en çok yoranlar&#8230; Aklına gelince hüzünlenirsin. İçinde bir yerler yanar. Tüter,kavrulur. Zaman dersin. Ama o zaman herşeyi güzelleştirmez. Bir yer mutlaka bir zaman kanar&#8230; Ama yine de yılmamak zorundasındır. Ne dedik,Keep Walking&#8230; Yürümeye devam&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Yoruldum&#8230; Fotoğraf Barış Kemal Kirik&#8217;tendir&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/keep-walking/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yolum Yolumdur&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/yolumyolumdur/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/yolumyolumdur/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Dec 2009 20:38:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Huzur]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=953</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir yazmıyorum biliyorum. Uzun süredir karalamıyorum kendime dair beyaz sayfalarımı. Sanmayın ki bıraktım. Sadece ara verdim. Yol ayrımındayım. Ne idim, ne oldum, ne olmak istiyorum, ne olacağım sorularına yanıtlar arıyorum. Aradığım sorulara yanıtlar veriyorum. Ölçüp tartıyorum. Sonuçlara ulaşıyorum. Ulaştım. Şimdi ise geri kalan harekettir. İnsan ömrü kaç yıldır? 65 mi 70 mi? Sağlıklı yaşarsan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-medium wp-image-948" title="Resim 1158" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/Resim-1158-400x250.jpg" alt="Resim 1158" width="400" height="250" /></center></p>
<p>Uzun süredir yazmıyorum biliyorum. Uzun süredir karalamıyorum kendime dair beyaz sayfalarımı. Sanmayın ki bıraktım. Sadece ara verdim. Yol ayrımındayım. Ne idim, ne oldum, ne olmak istiyorum, ne olacağım sorularına yanıtlar arıyorum. Aradığım sorulara yanıtlar veriyorum. Ölçüp tartıyorum. Sonuçlara ulaşıyorum. Ulaştım. Şimdi ise geri kalan harekettir.</p>
<p>İnsan ömrü kaç yıldır? 65 mi 70 mi? Sağlıklı yaşarsan 90&#8242;a kadar yolu vardır. Kafana düşecek kiremit yüzünden belki daha baharında gideceksindir. Fakat ne kadar yaşadığının ne önemi vardır? Önemli olanın nasıl yaşadığındır. Usta bu hayatta üç şey önemlidir. Huzur,Mutluluk ve sağlık. Sağlık dış etkenlerden çok etkilendiği için senin ellerinde olan 2 şey vardır. O da Mutluluk ve Huzurdur. Evinde,işinde mutluluk ve huzur. İşte o zaman dünyanın en zengin insanı oluyorsun.</p>
<p>Bazen öyle kararlar vermek gerekiyor ki biliyorsun gitmen gerekiyor. Hemde gemilerini yakarak. Ardında ucsuz bucaksız bir deniz,önünde aşılmayı bekleyen dağlar&#8230;</p>
<p>Kısacası gitmek,gitmekten çok bir yola düşmek gerekiyor. Zaman geldi. Zaman geçmeden yola düzülmek gerekir&#8230;</p>
<p>Ve bu yolda emin ol dostum yalnızsın. Tek güç sadece senden gelir. Kendine güven,azmine güven. Ve gözünü karartarak çık bu yola. Bak yolun sonuna nasıl geleceksin&#8230; Ve o yolun sonunda senin kaybettiğini düşünenlerin yanılgılarını okuyacaksın yine onların gözlerinden&#8230;</p>
<p>Kısacası Anka Kuşu olacaksın. Bazen dirilmek için küle döneceksin&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Fotoğraf her zaman ki gibi ve bugünlerde benim gibi sessizleşen sevgili dostum Barış Kemal Kirik&#8217;in fotoğrafıdır. Sessizliğin hayır olsun sevgili dostum&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/yolumyolumdur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Yaşında&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/1-yasinda/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/1-yasinda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 17:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nightologist]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=861</guid>
		<description><![CDATA[2006&#8242;da başlayan bir hikayeydi benimkisi. O zamandan bu zamana kadar 197 hikaye karalamışım. 198. hikayemde bu oluyor. Önce sadece hikayelerdi. Sonra fotoğraflara hikayeler oldu. 2yıl boyunca evrim geçirdik,2.yılın sonunda ise tam kıvamını bulduk. Ve tüm herşeyi bir başlık altında topladık. Geçen yıl bu gün Nightologist gözünü dünyaya açtı. Büyümüş,fazlalıklarından kurtulmuş,eksiklerinin bir kısmını gidermiş,geri kalan kısmını gidermeye  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-860" title="1 Yaşında" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/1-Yaşında1-400x266.jpg" alt="1 Yaşında" width="400" height="266" /></p>
<p></center></p>
<p>2006&#8242;da başlayan bir hikayeydi benimkisi. O zamandan bu zamana kadar 197 hikaye karalamışım. 198. hikayemde bu oluyor. Önce sadece hikayelerdi. Sonra fotoğraflara hikayeler oldu. 2yıl boyunca evrim geçirdik,2.yılın sonunda ise tam kıvamını bulduk. Ve tüm herşeyi bir başlık altında topladık. Geçen yıl bu gün Nightologist gözünü dünyaya açtı. Büyümüş,fazlalıklarından kurtulmuş,eksiklerinin bir kısmını gidermiş,geri kalan kısmını gidermeye  hevesli bir ufaklık olarak bu web alemine merhaba dedi.</p>
<p>Bugün tam 1 yıl oldu. <a href="http://www.atgozlugu.com" target="_blank">Emrah(Kalibre)</a> dostunun sayesinde dünyaya geldi. Bu bir sene de neler oldu peki?100 kadar yazı zor yazıldı. Yani öyle sıçar gibi yazmadım. Bir kısmını yayınladım bir kısmını sakladım. Toplamda 197yazıya ulaştım.(Diğer kapattığım sitelerdekileri taşıyarak) 3katını geçkin yorum aldım. 1yılda 25bin kişi geldi bu siteye. 405binin üzerinde tıklanma sayım oldu. Tüm bunların bana gösterdiği şey,boşa yazmıyorum. Birileri okuyor. Birileri gözlerini yormaya devam ediyor. Bunu bilmek sevindirici&#8230;</p>
<p>Bu bir yıl boyunca kurulum aşamasından tutunda arada sırada uğrayarak gözlerini yoran arkadaşlarım,hiç tanımadığım okuyucularıma teşekkürü bir borç bilirim. Müşteri velinimetimizdir ilkeme sadık kalarak aynı şekilde yola devam edeceğim. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama ne kadar müşteri velinimetimiz de olsa burası kişisel bir web sitesi. Kendi egomu tatmin amacıyla kurdum. Müşteri de bir yere kadar kardeşim. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Şaka bir yana,neysek oyuz. Götümüz başımız oynamadığı için daha önce ne bulduysanız bu sitede ileride de onu bulacaksınız&#8230;</p>
<p>Cidden siz ne arıyorsunuz bu sitede? <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Nice yıllara&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/1-yasinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Huzuru Mahşere Kalsın Hesabım&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 20:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Gecenin Çığlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirsel]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan]]></category>
		<category><![CDATA[Dert]]></category>
		<category><![CDATA[Doğmamış Çocuğa Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Hazal]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Keder]]></category>
		<category><![CDATA[Mahşer]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Soru]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[26 yaşındayım. Bir çok okuyucum için çocuk sayılacak bir yaştayım. Çoğu okuyucumla aynı yaştayım ya da onlardan büyük sayılırım. Matematiksel olarak durum bu şekilde&#8230;Metamatikten haz etmem,edeni de sevmem. Giriş paragrafından sonra büyük ihtimal yazı inanılmaz bir şekilde uzun,karmaşık ve sıkıcı olacak. Ama bunu bu sefer bilerek yapıyorum. Okumasını istediğim kişi okuyacak mı diye merak ediyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-774" title="Hazal" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/new_resim-6367-copy-400x266.jpg" alt="Hazan" width="400" height="266" /></p>
<p></center></p>
<p>26 yaşındayım. Bir çok okuyucum için çocuk sayılacak bir yaştayım. Çoğu okuyucumla aynı yaştayım ya da onlardan büyük sayılırım. Matematiksel olarak durum bu şekilde&#8230;Metamatikten haz etmem,edeni de sevmem. Giriş paragrafından sonra büyük ihtimal yazı inanılmaz bir şekilde uzun,karmaşık ve sıkıcı olacak. Ama bunu bu sefer bilerek yapıyorum. Okumasını istediğim kişi okuyacak mı diye merak ediyorum çünkü. O sevmez uzun ve sıkıcı bunalım yazılarını. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Son 1 haftayı geçkin süre boyunca hayatımı inceledim. İlk sorularım ne yaptım oldu 26yıldır. Ne mi yaptım bu koca 26yılda? Basit şekilde anlatmak gerekirse bu hayatın kıçına parmak atanlardan birisi oldum. İlk okulda ali topu at derken sıra arkadaşım ben Uğur Mumcu&#8217;nun kitaplarını okuyordum. Hatırlarsınız 15tatil ödevleri vardı o zamanlar. Kitap okuyun,özetini çıkarın gelin derlerdi öğretmenlerimiz. Bende okudum. Sonra sevgili öğretmenim telefon açtı aileme; &#8220;Bu özet iyi olmuşta biraz yaşına uygun olsa&#8221; dedi. Okuduğum kitapta dün gibi hatırlarım Uğur Mumcu&#8217;nun ölmeden önce yazmakta olduğu &#8220;Kürt Dosyası&#8221; adlı kitaptı. Sonrasında &#8220;Uygun&#8221; olan bir kitabın özetini çıkardım. İsmi de &#8220;Doğmamış Çocuğa Mektuplar&#8221; idi. Zora ki eğitimin zora ki kitplarından birisi idi.</p>
<p>Eh benim çocukluğum parmak hesabı ile 90&#8242;lı yıllara denk gelir. Tv&#8217;larda TRT harici bir kanal yoktu o zamanlar. Ama bir de Türkiye&#8217;nin ilk özel kanalı ON açıldı sonradan. O zamanlar kaliteli programlar vardı. Kim kiminle düzüşüyor,Yemek yaptım beğenmezsen zıkkımın kökünü ye tarzında programlar yoktu. Hatta magazin bile yoktu. Kısacası medya tarafından tecavüze uğramamış bir çocukluğum oldu bu sayede. O zamanlar CD&#8217;lerde yoktu. Varsa yoksa kaset çalarlar. Bizim aile benim hayatımın içine etmeye karar verdiklerinden olsa gerek o kaset çalarda sabahtan akşama kadar Zeki Müren çalardı. Şimdilerde bakıyorum da kaliteymiş usta bu müzik. Halen daha kulağımda anam ütü yaparken Zeki&#8217;ye eşlik edişinin sesi vardır.</p>
<p>Diyorum ya çoğuna garip gelecek bir hayat yaşadım bu zamana kadar. Öyle Türk filmlerine de kanmadım. Ama okudum pembe romanları,kırmızı romanları. O zamanlar inanılmaz derecede okurdum. Şimdilerde anatomi atlası okuduğuma bakmayın siz. Aşkı ve sevgiyi o romanlardan okudum. O romanları yazanların Allah cezasını versin. Hep safsataymış. Ama hamurum yoğrulurken okuduğum için içine işlemiş o duygular. Halbuki şimdi öyle mi?</p>
<p>Değil. İnsanlar iyice garipleştiler. Biz çıkar gütmeyen insanlar yalan olan kesime girdik. Çıkarcılar ise doğru olan kesime girdiler. Yani sen ne yaparsan yap göt olmaktan başka sonucun yok. Sen ne kadar iyi olursan ol,seni nasıl görmek istiyorlarsa öyle görüyorlar lafı doğrulandığı kadar,üstüne bir de sen iyi niyetli olduğun için kötüler ve yalancılar kesimine giriyorsun. Yani gerçek olanlar yalan, yalan olanlar gerçek oldu. Bunları görecek yüreklere mühür vuruldu. Bir garipleşti insanlar. Hemde çok garipleşti&#8230;</p>
<p>Dönüp baktım bir kez daha hayatıma bunları yazarken. Ne çok vadireler atlatmışım ve halen daha atlatmaktayım. Büyüdüm mü hemde çok büyüdüm. Hayatın kıçına parmak atmışım bir kere. Bir dans pistinde oynuyoruz hayat ile ben. Her adımını görüyorum önceden. Bu konuda mutlu muyum derseniz evet mutluyum. Ancak bir konu var ki bu kadar görüp hissederken dinlenmemek ve adam yerine konmamak işte o koyuyor adama. Görüyorsun,hissediyorsun üstüne yetmiyor söylüyorsun ama insan yerine konmuyorsun işte adama bu koyuyor. Yahu ne var bir başkasının tecrübelerinden yola çıkarak temkinli olmakta? Yani aptal insan kategorisine girmesen ya. Çünkü başkalarının tecrübelerini yaşayarak tasdiklemek aptallıktan başka bir bok değildir. Ama gel anlat. Anlatmaya kalktın mı senden kötüsü olmaz&#8230;</p>
<p>Ne var yani bir insandan nefret etmek kadar doğal bir şey var da,sevmek anormal oluyor? Anemnezimi anlatmıyorum. Okumasını arzuladığım insan anlayacaktır. Söyler misin bana O kişi bundan daha doğal bir şey var mı? Senden nefret etmek doğalken sevmek neden bu kadar anormal? Ben insan değil miyim? Ufak bir soru? Davranışlarından yaptığım çıkarımlar benim dünyanın en kötü insan olduğum yönünde. Peki o zaman neden bu insanla görüşmektesin? Öyle ya da böyle? Boşversene&#8230; Dikkatini çekerim bu adam hayatın kıçına parmak attı. İnsanları 1saatlik muhabbetle tanıyor ve hiç yanılmıyor tahminlerinde. Neden bu ayak oyunları ve de bu dans?</p>
<p>İşin anlaşılmayan noktası bu galiba. Çıkarcı bir insan olmamam. Yani insanların çoğu çıkar ilişkilerindeyken benim kel aynak misali olmamdan kaynaklı. Kimisi para,kimisi gönül eğlencesi,kimisi sex ararken,ben bu ilişkiye ısınamadım diye inceden çekip giderken laf arasında ah çıplak bedeninde gezdiremedim ellerimi istekleri yatarken bir kez olsun düşünemeyenin söylemlerinin yalancı olması zaten kaçınılmazdır. Yani düşünsenize bir kere patronun götünü yalarsınız iyi bir mevkiye gelmek için. Sevgilinizin götünü yalarsınız ayrılmamak için ya da sevişmek için. Olmadı mı kibar bir şekilde siktiri basarsınız. Hayat budur. Çevrenize iyice bakın. Sizin başarısız saydığınız insanların bir çoğu dilini birilerinin götünü yalamak için kullanmamışlardır. Onlar onurlarıyla yaşarlar. Alınları aktır. Peki siz neredesiniz? Kendinize bunu sorun. Hocanızın,patronunuzun yahut sevgilinizin kıçını yalayarak geçici mevzularda mutlu oldunuz yahut başarılı oldunuz ne yazar&#8230; Siz insanoğluna bahşedilmiş en büyük ve en ağır sorumluluğu anlık zevk için bir kenara bırakmışsınız. Siz insan mı oldunuz bu sayede? Ya da mutlu mu? Size ufak bir hikaye&#8230; (Ben aptal olduğum için anca basıyor kafa, bakın daha önce bu hikayeye giriş yapmışım ama anamnez size yine yok&#8230; <a href="http://www.nightologist.net/insan-iliskilerine-dair/" target="_blank">Tıkla da bir zahmet bakıver&#8230;</a> )</p>
<p>Benim hayatımda çok önemli olan bir kaç kişiden birisinin hikayesini anlatacağım size. Hani ıssız adaya düşsen 3şey al deseler 3şeyden birisi olur. Ya da ölürken elini tutan insanın kim olmasını istersin diye sorsalar O diyeceğim birisi. Ya da yine ölürken film şeridi geçerken gözümün önünden son olarak O&#8217;nun gülüşünü görmek isteyeceğim birisinin hikayesi&#8230; Gel zaman git zaman O kişi birisiyle kurdu ilişkisini. Sevmedi,sevilmedi. 1-2 aya kalmadan ısınılmadı ilişkiye bahanesi sürüldü karşısına. Bitti gitti. Bariz çıkardı ilişkisi. Dedim ya çıplak bedeninde dolaşamamıştı elleri O&#8217;nun sözde sevgilisinin elleri. Bu hikayede 3kahraman vardı. Birisi bu ikisi 3. kişi ise bendim. Anlatmak bir çare. İnsanlara bir şeyi anlatmak zor zanaat. Hayatı kitapların arasında geçmiş,O&#8217;nun yaşı kadar sevgilisi olmuş, ufak bir hesapla 5bini geçkin insanı tanımış birisi olsam da yeteneksiz olduğum bir konu bir şeyi anlatmaktır. Bunu O&#8217;na ilk kez anlatıyorum burada. Ama adımın Ayhan olduğundan emin olduğum kadar iyi biliyorum ki yine anlamayacak. Yine kötü ben olacağım. Ve anlamadığı bir nokta ise gün gelecek haklı olduğumu sonuna kadar görecek. Şimdi bana bok atıyor diyecek. Varsın desin. Daha önceki yazılarımda dediğim gibi bok atmak için önce kendi elini boka sokacaksın. Ve aslında kendisi de iyi bilir pek boşa konuşmam. Dediklerim çıkıyorsa bunun tek sebebi var o da bir şeyler bildiğimdir&#8230; Ama O&#8217;na göre fal baktırmaktır&#8230; Neyse&#8230;</p>
<p>Gün gelecek bir gün gelecek. Hani o mutluluğun sahte olmadığı günler. İşin üzücü yanı hep O&#8217;nunla gelsin isterdim o günün. Hep dualarım o yönde oldu ve öyle de olacak. Ben henüz ölmedim. Ben ölünce umutlarım sönecek. Ama gün geldiğinde ya ben ben olmazsam. En büyük korkum bu işte. O bunu hiç anlamadı. Anlamayacakta. Ne verdiğim değeri anladı. Ne de anlayacak. Bu yüzden bıraktım artık herşeyi. Hesabım kalsın huzuru mahşere. O gün geldiğinde O&#8217;na sormayacaklar mı bu adama neden böyle davrandın üzdün diye. Bilmiyordum dediğinde sormayacaklar mı O&#8217;na; Sana söylemedi mi,anlatmadı mı yıllarca diye. Görmedim deyince sormayacaklar mı biz sana 2göz verdik bir de gönül gözü verdik diye. Düşünemedim deyince sana varlıklar arasında en gelişmiş beyni vermedik mi diye sormayacaklar mı. Soracaklar. Sorulacağına eminim. Ama o güne kadar bir şey olmazsa kimse benden af dilemesin. Çünkü o güne kadar ben mutlaka demişimdir,anlatmaya çalışmışımdır,göstermek için çabalamışımdır. Üzülmüşümdür. Yüreğim yanmıştır. O gün özür dilemesinler. Affetmeyeceğim. İki elim yakanda olsun denir ya,işte ondan&#8230;</p>
<p>Hep farklı yaşadım,farklı hissettim. Ama bir kez olsun çıkar peşinde koşmadım. Harama el uzatmadım. Baba parası yedim yeri geldi ama artık herşey değişti. Babamın aldığı arabanın ve yine onun doldurduğu depoyla hava atmadım. Herşeyi kendim yaptım. Kendi imkanım ve kendi özverimle yaptım. Ben hep farklı oldum. Farklı sevdim işte bu yüzden. Farklı aşık oldum bu yüzden. Elimi uzatamadım bile&#8230; Ama değerim&#8230; Bunun da hesabı kalsın huzuru mahşere&#8230; Bu saatten sonra umurumda değil&#8230; Yaptıklarım,yapamadıklarım,arzularım,isteklerim,hüzünlerim,kederlerim,sevdam,sevdiğim,umutlarım hepsi kalsın artık yerin 7kat altındaki hesaplaşmaya&#8230;</p>
<p>Fotoğrafın ismi <a href="http://www.fotoiz.com/index.php?bmFtZT1mb3RvbGFyJmZpbGU9aW5kZXgmYWx0YmFzbGlrPWdvc3RlciZmb3RvSUQ9NjcxMTMmaWQ9Mw==" target="_blank">Hazal</a>. Sevgili dostum Barış Kemal tarafından pozlandı. Hazal henüz 19yaşındaydı. Ve sürmezdi ellerine yumuşatıcı kremlerden. Zira hayat yumuşak değildi. Kremle de yumuşatılacak değildi. Elleri bu yüzden sertti kimisine göre. Kimisine göre by-pass&#8217;ta çıplak kalbe dokunmak gibi heyecanlıydı. Hazal,henüz 19yaşındaydı. Hayatı ıskalamaya lüksü yoktu. Ama çok kez ıskaladı kimine göre&#8230; O hep kötü oldu,doğruyu söylediği için. Yalanlar doğru,doğrular yalan olmuştu bu boktan hayatta. Bir gece aldı ellerini yüzüne. 2 damla yaşla süsledi yumuşatıcız ellerini&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Okudun mu? Yahut anladın mı?</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabır&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/sabir/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/sabir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 18:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Altan Erkekli]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Demet Akbağ]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İmkansız]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Pamukoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü]]></category>
		<category><![CDATA[Umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe yaramaz, biraz da yaşamaları gerekir benimle ki tam olarak neyi anlatmak istediğim anlaşılsın. Baştan söyleyeyim bu hikâyeden beni tanıyanların haricinde birilerinin bir şeyler anlayacağını beklemiyorum. Ama genel itibariyle bu hikâyede kaderi ve onun getirisini biraz hayat salatası, biraz da safsata ekleyerek anlatmayı planlıyorum. Takip edenler için söylemem gerekirse daha önce okuduklarınızdan farklı bir şey olmayacak. Müşteri velinimetimizdir mantığıyla, bizde yamuk mal bulunmaz laflarıyla devam ediyoruz işte yolumuza…</p>
<p>Geçtiğim birkaç seneyi irdelediğim zaman, ki bu zaman en az 3yıldan başlar, hiç bitip tükenmeyecek sandığım yıllardı. Ne zamana kadar derseniz geçen yılın bu ayları belki de birkaç ay sonrasına kadardır. Tanıştığım insanlardan tutunda bulunduğum ortamın farklılaşmasıyla başlayan bu süreçte bir şeyler değişti. Hani bir nevi ödül mü desek bu olaya tam olarak bilmiyorum ama sanırım o geçirdiğim buhran dolu 3-4yılın güzel hediyesi gibiydi. Aslında işin doğrusunu söylemek gerekirse mekânın değişiminde fayda varmış. Mekân değişince insanın düşüncesi de mekâna göre şekil alıyor galiba. O buhran dolu yıllarımda imkânsız denen olgunun olduğunu düşünürdüm. Neredeyse hayatımdaki her şey imkânsız gibiydi. Ancak işte mekân değişimiyle imkânsızın olmadığını gördüm. İnsanın maddi sıkıntısı olabilir, iş bulur atlatabilir. İnsanın evinde sıkıntısı vardır, komşusuyla ya da ev sahibiyle. Evini değiştirir daha iyi bir yer bulur huzura erer. Ancak insanın içinde bir sıkıntısı varsa, yani aklında ne yaparsa yapsın bazen o sıkıntıyı atamaz. Atalarımızda bu sözü sanırım bir nevi çıkış yolu olarak görmüşler; “Sıkı can iyidir kolay çıkmaz.” Tamamıyla saçma bir laftır. Daha doğrusu ben ona inanıyorum. Kolay çıkar. Çekersin bıçağı, atlarsın camdan aşağı bak nasıl kolay çıkıyor. Demek ki neymiş; atasözlerine güven olmaz. Bu bir kaçıştır kolay yoldur. Ama bu laf yerine her ne kadar bununla ilintili gibi görünmeyecek gibi olsa da şu lafı benimserim; “Doğru olan zoru başarmaktır.” İşte dayanma gücüm yok denen de bir laf vardır ağızlarda. Sıkıntıda olan insanların ağzında… Beni tanıyan tanır ben sağlam alkol kullanan bir insanımdır. Ateist değilimdir ancak nedense bu ülkede alkol alanların hepsi ateist olarak görüldüğü için belirtmek istedim. Bir şeyi çok iyi bilirim ki Allah (c.c) hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez. Ve yeri geldi mi kulunu sınar. Şimdi anladın mı neden dayanma gücüm yoktur lafına inanmadığımı? Ve asl’olanın zoru başarmak olduğunu? Her neyse ben paragrafın başına döneyim şu buhrandan çıkışıma. Çünkü ismini anmak istediğim birkaç kişi olacak. Ailemin haricinde. (Ailem= Annem, Babamdır gerisi yalandır) Hoş ismini anmak dedim ama burada Ali, Ayşe, Fatma, Hüseyin diye çetele çıkartmayacağım. Üstü kapalı geçeceğim…</p>
<p>Tüm bu olayların, yani buhran öncesinden bahsediyorum, tanıdığım birisi var hayatımda. Söz konusu olan bu kalbi güzel insan, her derdimi dinlemenin yanında, babasının oğlu olmasam da derdime ortak olabilecek ölçüde yardımcı oldu. Ben olsam şöyle yapardım diyerek en basiti. Eee diyeceksiniz ki ulan madem vardı böyle biri hayatında neden buhrana girdin. İşte bazen insan çevresindekilerin kıymetini bilemiyor, bilse de yeteri kadar önem veremiyor. Bir de bu tip insanların huyudur buhran öncesi gelir, sen zaten o yola girmişsindir. Fark edecek durumun yoktur. Ya da aman o çok biliyor, o bilgiç, o bunları yaşamadı ki diyecek konumda oluyorsun. Ben bu konumda o beni anlamıyor diyenler arasındaydım. Ancak anlıyormuş ama benim anlayış kabiliyetim düşmüş ben bunu anlayamamışım. <em>Not: Bu kişiye o kadar mesaj attım insan cevap verir değil mi, buradan huzurunuzda sesleniyorum. Sesime ses ver.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir diğer insan ise buhrandan çıkış dönemimde tanıştığım birisi. Moralim bozuk olduğundan dersi asıp limana içmeye gittiğimde; iyi misin Ayhan, geleyim mi, bak çok içme diye arayan birisi. Şu an arzu ettiği şehirde arzu ettiği bir bölümde mutlu mesut okuyor. Ki çevremde görüp tanıdığım, mutlu olmasını canı gönülden istediğim birisidir kendileri. <em>Kendime Not: Uzun süre oldu acilen bir arayıp hal hatır sormalıyım. </em>Evlerimiz birbirimize yakın olduğundan genelde beraber yürürdük, yürüyüş iyidir zekâ açar mantığıyla, uzun soluklu sohbetlerimiz oldu. Bir de sabahın köründe simit fırınından simit peynir alıp kahvaltı yapmalarımızı saymazsak. Hoş bir kere mi iki kere mi ne yaptık tam hatırlamıyorum ama şunu iyi biliyorum simitler soğudu. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Daha yeni tanışmamıza rağmen bana verdiği akıldan, bana yaptığı kıyaklardan dolayı; genelde açığımı kapatmak tarzında, yani kanka, belki bilmediği belki fark etmediği şekilde bana yardımı çok fazla dokundu. <em>Not: Teşekkürler, google huzurunda. Geleceğim tekrar İstanbul’a.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi bunların haricinde insanlar olmadı mı? Oldu ama hikâye bu değil. Aslında hikâye son cümlede yine bütünlüğünü bulacak. Biliyorum uzun, kafa karıştırıcı bir hikâye oldu. Ama ismi geçmeyen tüm herkese teşekkür etmek görevimizdir. Teşekkürler. Ancak burada birisinden daha söz edeceğim bir diğer paragrafta. Ancak onu anlatmak yerine bir olguyu anlatacağım. O zaten kendisi anlayacaktır. <em>Not: Bu ne biçim bir hikaye oldu. 3kişi haricinde kimse anlamıyor gibi bir durum.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tüm bu süre zarfında tek bir şey öğrendim, çok şey öğrendim de bu en önemlisidir, ki daha öncesinde öğrenmeyi beceremediğim, bildiğim ama uygulayamadığım bir durumdu, o da sabırdır. Şimdi geriye dönüp baktığımda bayağı bir sabırsızmışım. Ve bu yüzden sürekli olarak yeri gelmiş dibe batmışım. Bugünde yaşadıklarımdan sonra insanın eğer kalbi temizse her şeyin istediği gibi olacağını bir kez daha anladım. Her bayramda, her yılbaşında çok gülerek ama az düşünerek izlediğimiz bir tiyatro oyunu vardır. Sen hiç ateşböceği gördün mü adlı tiyatro oyunu. O oyunda Demet Akbağ işe başlamak için başvurduğu müdüre, ki burada o kişi Altan Erkekli’dir, şu cümleyi söyler: “Zoru hemen başarırım, imkansız biraz zaman alır.” Aslında gülünür geçilir ama tam adam akıllı bir cümledir bana göre. Sabretmeyi, Umut etmeyi bilen bir insanın tek diyeceği cümledir. Bir de kalbini temiz tutanın. Bir de Osman Pamukoğlu’nun bir sözü vardır; “Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur” diye. Tüm bu umutsal yaklaşımlar bir araya geldiğinde, bir insanda toplandığında o insanın yapamayacağı şey yoktur. Sabır, Umut, İmkânsız demek saçmadır ve Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur laflarına inanan, yürekten inanan insan için keder, hüzün ve mutsuzluk gelip geçicidir. İşte o zaman boğulmakta olan imam gibi olursun; ancak sana gönderilen kurtarma ekiplerini kimin işi olduğunu anlarsın.<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Yeter ki yürekten iste; o mutlaka olur. </em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/sabir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prömiyer&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/promiyer/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/promiyer/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Oct 2008 21:46:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Başlangıç]]></category>
		<category><![CDATA[go]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kahve]]></category>
		<category><![CDATA[must]]></category>
		<category><![CDATA[on]]></category>
		<category><![CDATA[Perde]]></category>
		<category><![CDATA[Polarize]]></category>
		<category><![CDATA[Prömiyer]]></category>
		<category><![CDATA[Senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[Seyirci]]></category>
		<category><![CDATA[Show]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[VIP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[5 Mayıs 2008&#8242;de şu şekilde bir yazı yazmıştım. Perde adı altında. Eylül 2008de açılış olacak demiştim. Ancak tam olarak yetişmedi ne yazık ki. Aslında Ağustos ayında seyirciler salonu doldurmaya başladı. Yetişmediğinden ötürüdür ki,bu aya kadar beklediler. Sıkılmadınız umarım. Bir de VIP koltuğundaki kişiyi bekledik ama o gelmedi. Biraz naza çekti kendini. Halen daha da çekmekte. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>5 Mayıs 2008&#8242;de şu şekilde bir yazı yazmıştım. <a href="http://www.nightologist.net/?cat=10&amp;paged=3">Perde</a> adı altında. Eylül 2008de açılış olacak demiştim. Ancak tam olarak yetişmedi ne yazık ki. Aslında Ağustos ayında seyirciler salonu doldurmaya başladı. Yetişmediğinden ötürüdür ki,bu aya kadar beklediler. Sıkılmadınız umarım. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir de VIP koltuğundaki kişiyi bekledik ama o gelmedi. Biraz naza çekti kendini. Halen daha da çekmekte. Ancak zaman doldu. Gösteri başlamalı. &#8220;Show must go on&#8221; durumu da değil aslında. Aslında zamana ayak uydurmak. Emir büyük yerden olunca;zamana uymak zorunda kaldım. Hoş benim için güzel bir zaman. Tam zamanı. Tam mekanı. Gönül isterdi ki,VIP koltuğu boş olmasın o da gelsin. Ancak o,daha önceki çok sayıda yazımda dediğim gibi zor olan kısım&#8230;</p>
<p>Senaryo zorladı. Uykusuz gecelerim oldu. Hatta ve hatta gündüzlerime geceleri katık ettim. Hüzünbaz satırlardan biraz da kurtuluşumun bir senaryosu oldu. Çünkü daha önceki yazımda dediğim gibi bir ışık doğacak perdenin arkasından. Bu büyük bir hazırlıktı sizin anlayacağınız. Düşe kalka gidilen bir yoldu. Dizlerden kan akarken,acıyı umursamadan gidilen bir yoldu. Lütfen herkes otursun koltuğuna. Uyarıdır; içerideki yüksek ışık kaynağı gözleri kör edebilir. Polarize güneş gözükleri tercihimizdir.</p>
<p>Hayat her zaman için bir oyundu. Yeter ki kozları iyi oynansın. Sonuçta hep insan denen varlık kaybedecektir ama olsun;iyi bir oyun çıkartmaktan güzel ne olabilir ki? Biliyorum bu oyunun sonunda perde inecek ama salonu dolduranları eğlendirebilirsem ne mutlu bana. Ne mutlu bu salona giren insanların çoğunu mutlu edebilsem. Ama asl&#8217;olan o VIP koltuğundakidir. Çünkü O&#8217;nun mutluluğu bana şevk verecektir. Ama o gelmedi halen&#8230; Gelir belki&#8230;</p>
<p>Şimdi lütfen herkes yerini alsın. Bu oyun başlıyor. İlk gösterim zamanı geldi. Bayanlar ve baylar lütfen devam edin beni izlemeye. Bu oyun gerçek hayattan bir parça. Bu oyun Anka Kuşu&#8217;nu anlatmakta&#8230; Küllerinden doğuşu&#8230; Gözlüklerinizi takın. Sessizlik&#8230; Işıklar lütfen&#8230;</p>
<p></br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: VIP koltuğunun biletini vermeye çalıştığım insan&#8230; Lütfen gel ve bir kere izle. Pişman olursan zamanın sana geri iade&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/promiyer/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Arası Atıştırma&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/kitap-arasi-atistirma/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/kitap-arasi-atistirma/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jun 2008 23:10:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Can Sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=63</guid>
		<description><![CDATA[Olmayacak duaya amin demekle bir şey olmaz. O yine olmaz. O yine gerçekleşmez&#8230; Şelaleye karşı kürek çekilmez. Mutlak yorgunluk çıka gelir. Kürek düşer,kayık düşer şelaleden&#8230; Bazı imkansızlar vardır. Olmaz,olamaz. Eninde sonunde gerçekleşir&#8230; Bazende bazı imkansızlar zaman alır. Güç alır,emek alır. Var olan gücü,var olan emeği olabildiğince emer. Olmasının tek şartıdır. Ama her zaman güç sarfedemezsin. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Olmayacak duaya amin demekle bir şey olmaz. O yine olmaz. O yine gerçekleşmez&#8230;<br />
Şelaleye karşı kürek çekilmez. Mutlak yorgunluk çıka gelir. Kürek düşer,kayık düşer şelaleden&#8230;<br />
Bazı imkansızlar vardır. Olmaz,olamaz. Eninde sonunde gerçekleşir&#8230;</p>
<p>Bazende bazı imkansızlar zaman alır. Güç alır,emek alır. Var olan gücü,var olan emeği olabildiğince emer. Olmasının tek şartıdır. Ama her zaman güç sarfedemezsin. Bazen gücün tükenir. Canın sıkılır. Bittiğini hissedersin. Bir kaleye saldırmak gibidir. Kale feth edilemez her zaman. Askerleri gücün tükenir. İnatla olacak iş değildir. Bir adım geriye atarsın. Bir adım geriye atmalısın ki zıplamak adına. Gücünü toplayıp tekrar saldırmak adına. Gücünü toplayıp imkansızı başarmak adına.<br />
İşte öyle bir andayım. Bir adım geri atmalıyım. İnadın çare olmadığı anlardan kurtulmak için. Sonra tekrar gelirim. Tekrar imkansızı başarmaya çabalarım. Bu işte yalnızım. Kimseden yardım almıyorum,kimseden güç almıyorum. İster istemez betona çarptığımda bir süre afallıyorum. Buna benzer bir anı yaşadım bir kaç gün önce. Kendimi yenilemek,kendime çeki düzen vermek,güç toplayabilmek adına bir süreliği kayboluyorum yine,yeniden. Biraz uzun olacak gibi bu sefer. Canım fazlaca sıkıldı. Çok sıkıldı&#8230;</p>
<p><span style="font-style: italic;">Kalem arkası: Yol nereye giderse oraya gitmek üzere&#8230;Uzunca bir süre&#8230;Şimdilik hoşçakal&#8230;</span></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/kitap-arasi-atistirma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Sıra Tatilde&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/simdi-sira-tatilde/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/simdi-sira-tatilde/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 00:42:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışmak]]></category>
		<category><![CDATA[Değişmek]]></category>
		<category><![CDATA[Fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sevmek]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=61</guid>
		<description><![CDATA[Vay be ne çabuk geçiyor koca bir sene. Göz açıp kapatmak da ne kelime. Işık hızında&#8230; 1 sene boyunca dur durak dinlemeden çalışıyorsun. Ardından ufacık bir tatil seni bekliyor. Ama o tatilin tadı hiç bir şeyde de olmuyor. Çünkü bir yıl boyunca hep o tatili gözlüyorsun. Bir asker misali şafak sayıyorsun,bir mahkum gibi duvara çentik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vay be ne çabuk geçiyor koca bir sene. Göz açıp kapatmak da ne kelime. Işık hızında&#8230; 1 sene boyunca dur durak dinlemeden çalışıyorsun. Ardından ufacık bir tatil seni bekliyor. Ama o tatilin tadı hiç bir şeyde de olmuyor. Çünkü bir yıl boyunca hep o tatili gözlüyorsun. Bir asker misali şafak sayıyorsun,bir mahkum gibi duvara çentik atıyorsun. Ve geliyor sonunda tatil. İşte o beklenen tatil. Plan kusursuz,herşey yolunda giderse aylardır hayalinde planladığın tatil seni bekliyor oluyor&#8230;</p>
<p>Kalkıpta size anlatmayacağım ne kadar çok çalıştığımı. Size başka açıdan bir seneyi anlatacağım. Bu koca bir yıl boyunce ne yaptığıma dönüp baktığımda gülümseyebiliyorum. Çünkü hep istediğim şekilde yaşadım hayatım boyunca. Ama ister istemez ertelediğim çok şey de oldu. Onları yaptım bu bir sene boyunca. Kendini geliştirmek adına yapabileceğimin bir kısmını yaptım. Ama bu kısım kendi içinde çetrefilli kısımdı. Çünkü bir tek bana bağlı değildi. Çok fazla etkeni vardı ve bu etkenlerden en büyüğü ise zamandı. Zaman üzerinde kontrolüm yoktu. Bu yüzden o etken ne şekilde işliyorsa ona ayak uydurmak zorunda kaldım. Bu da sabrımı güçlendirdi. Daha sakin bir tip oldum çıktım. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  1 yıl öncesinde aceleciydim.</p>
<p>Fedakarlığı öğrendim. Kendim için kendimden fedakarlık yapmayı öğrendim. Başkaları için fedakarlık yapmayı da öğrendim aynı zamanda. Bunları yaparken,her koyun kendi bacağından asılır sözünü bir kez daha doğrulayıp,bir insanın kendine ettiğini bir başkası edemez lafını ise büyük puntalarla kazıdım aklıma. Kimsenin kimseye yararının dokunmadığı bir garip seneydi. Herkes kendiyle ilgiliydi çoğu zaman. Ama yeri geldi dert ortakları boldu. Zira herkesin derdi hemen hemen aynıydı&#8230;</p>
<p>Güzel bir yol aldım kendim için söylemek gerekirse. Ama en çokta duygular konusunda iki yakamı toplayabildim. En çokta şu aşk olayında kendimi topladım ya o en çok sevindiğim nokta oldu. Zira popüler kültür misali yaşadığım aşkların aşk olmadığını anladım. Aslında onlar sadece magazin kısmıymış aşk gazetesinin. Ağır kısmı köşe yazıları olduğunu farkettim. Onları anlayabilmek içinde biraz birikim olması gerektiğini öğrendim. İyi ki tekrar öğrenebildim&#8230;</p>
<p>Kendimi farkettim. Tekrar bir keşfe çıktım kendimde. Yeni yeni şeyler farkettim. Eski unuttuğum o güzellikleri yeniden keşfettim. Yeniden öğrendim. Zevkli bir yıldı işin özü. Keşifleri bol,tekrarları bol. Eğitici ve öğretici bir yıl oldu benim için. Daha anlatmadığım o kadar çok şey var ki. Ama bir şeyden daha bahsetmek istiyorum. Yeni insanlar tanıdım. Yürekleri kocaman insanlardı onlar. Gözlerinden ışık saçıyorlardı her birisi. Henüz saf ve temizdiler. Daha henüz hayat,o kara ellerini uzatmamıştı hiç birisine. Bu sevindirici bir durumdu onlar için. Ama henüz onlar belki bunun farkında bile değiller. Umarım hiç birisine o kara eller dokunmaz. O kocaman yürekleri hep kocaman olur. Gözlerindeki ışıklar hiç bir zaman sönmez&#8230;</p>
<p>Tüm bu sıkıntı,tüm bu değişimin ardında ise bana güç veren birisi oldu. Ailemin haricinde biriydi o kişi. Akıl danıştım,danışmakla kalmadım. Düşüncelerine de önem verdim. Söz dinledim. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İsmi bende gizli şimdilik. Ama sonra bir gün olacak. İsmi bu sayfalarda geçecek. Ama henüz gün o gün değildir. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  (Sen inanma. İnanç,emekle birleştiğinde karşı koyulamaz bir güç ortaya çıkar&#8230; <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )) )</p>
<p>Bu 1yıl bana çok zor geldi. Değişimler,çalkantılar,yıkılmalar ve yeniden yapılanmalar&#8230; Tüm bunlar güç istedi,emek istedi,çalışma istedi. Hepsi kendisine göre önemli şeylerdi. Ve hepsinin üstünde önemle durmak gerekirdi. Hiç birini es geçemedim bu yüzden. Ve bu yüzden,bugün,ardıma baktığımda çok yol katettiğimi görüyorum. Acısıyla,tatlısıyla. Acıları bıraktım oldukları yerde,güzel anları aldım yanıma&#8230;Ve çok yoruldum. Dinlenmek istiyorum. Benide en çok dinlendiren,yollardır. Yeni yüzler görmek,yeni insanlar tanımak her gittiğim yeni yerde. Yani benim tatilim başkalarına biraz yorucu gelir. Şimdi yola çıkma zamanı artık. Yol nereye giderse bende oraya gideceğim&#8230; Herkese iyi tatiller diliyorum yazımın sonuna geldiğim şu anda&#8230;</p>
<p>Değiştim dedim&#8230;<br />
Değiştim&#8230;<br />
Ama&#8230;</p>
<div style="text-align: center;"><span style="font-style: italic;">Bir tek gözlerim değişmedi yine&#8230;</span><br />
<span style="font-style: italic;">Bir tek gözlerim&#8230;</p>
<p></span></p>
<div style="text-align: left;">
<span style="font-style: italic;">Kalem arkası: Sordum neredeydin bunca zamandır diye ilham perime&#8230; Yanıtladı yine o bilgiç tavırlarıyla&#8230;<br />
&#8220;Yıllardır çalıştım senin için&#8230; Ufak bir tatil verdim kendime&#8230;&#8221; diye&#8230;<br />
</span></div>
</div>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/simdi-sira-tatilde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Perde&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/perde/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/perde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 19:52:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Başrol oyuncusu]]></category>
		<category><![CDATA[Kader]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Perde]]></category>
		<category><![CDATA[Senaryo]]></category>
		<category><![CDATA[Tiyatro]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Hayat tek kişilik bir tiyatro. Her gün yeniden sahnelenen bir oyun. Oyuncu sen,senarist sen,yönetmen kader,oyunun ismi Hayat&#8230; Yönetmen biraz huysuz. Biraz sinirli. Ne yapacağı belli olmayan bir yönetmen. Ne yapacağı önceden kestirilemeyen&#8230; Ve tek oyuncu sensin. Başrol oyuncusu sen,yardımcı oyuncu sen&#8230; Kılıktan kılığa,rolden role;bir hengame bir koşuşturmaca&#8230; Ve sırf bu yüzden oyunun tadını alamıyorsun. Ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayat tek kişilik bir tiyatro. Her gün yeniden sahnelenen bir oyun. Oyuncu sen,senarist sen,yönetmen kader,oyunun ismi Hayat&#8230; Yönetmen biraz huysuz. Biraz sinirli. Ne yapacağı belli olmayan bir yönetmen. Ne yapacağı önceden kestirilemeyen&#8230; Ve tek oyuncu sensin. Başrol oyuncusu sen,yardımcı oyuncu sen&#8230; Kılıktan kılığa,rolden role;bir hengame bir koşuşturmaca&#8230; Ve sırf bu yüzden oyunun tadını alamıyorsun. Ya da yeterince keyfine varamıyorsun&#8230;</p>
<p>Senaryon&#8230; Yazmak için çaba gösterdiğin,o en güzel senaryoyu yazmak için emeklerini düşünmeden harcadığın senaryo sadece bir taslak yönetmenin için. Bu yüzden de oyunun doğal. Doğaçlamalarla süslenmiş bir oyun. Repliklerin bile o anda aklına gelenler. Kaderin yönetmenliği altında doğaçlama bir oyun. Ve bu yüzden her oyun bir önceki oyundan çok farklı değil. Birebir kopyası da değil. Nüans farkı&#8230; Yani her oyun bir öncekinin tekrarı ve her oyun, yeni bir oyun&#8230;</p>
<p>Her oyun gibi,bu oyunda seyircisiz olur mu hiç? Her gün o izleyiciler artıyor. Bazen de azalıyorlar. Ama senin için o salonda tek bir kişi var. O oyunu sahneleme nedenin. Yani salonun ne kadar kalabalıkta olsa protokol koltuğunda bir kişilik yer var. Çünkü o senin sahneye çıkarıp tek kişilik oyununu iki kişilik bir oyuna çevirmek istediğin konuk oyuncun. Eğer dostum,becerebilirsen,o da seninle sahne alacak. Beceremezsen,izleyecek bir süre. Belki bir gün,belki bir ay belki de bir yıl. Sonra sıkılıp gidecek. Ve yerine yeni bir kişi gelecek. Bu yüzden senaryon iyi olmalı. Çünkü yönetmenin asabi. O gittiğinde senaryondaki eksiklikleri farkedersin. Onun gidişi yeni bir oyunun sahnelenecek olması. Biraz farklılık. Senaryonda bir takım değişiklikler,yanlış yazılmış kelimeler de değişmeler&#8230; Ardından bir daha açılan bir perde. Ve öyle bir gün gelecek sevgili dostum; o gün sahne aldığında o şimdiye kadar yazdığın en iyi senaryo olacak elinde. O protokoldaki oyununa,oyunculuğuna hayran kalacak. Ve seninle sahne almaya başlayacak. İşte o zaman herşey daha güzel olacak. Seninle beraber yazacak senaryoyu. Sahnede repliğini unuttuğunda fısıldayacak kulağına. Senaryon daha kusursuz olacak. Ama yönetmen değişmeyecek. O yine aynı asabi,aynı huysuz yönetmen olacak&#8230; Ve bu oyun ikinizden birisi sahneden ayrılıncaya kadar devam edecek. İşte o zaman tüm seyircilerin seni ayakta alkışlayacak. Sizi alkışlayacaklar. Sahneden her kim ilk ayrılırsa onu omuzlarında taşıyacaklar. Tabi tüm bunlar en azından bir kez olsun iyi bir oyun sahnelediysen olacak. Ama bunu yapamamışsan,sessizce terkedeceksin tiyatroyu. Ve unutulacaksın. Ama bir kez dahi olsa iyi bir oyun çıkarmışsan bir kişi bile olsa adını yazacak tiyatronun duvarına. Bir kişi dahi olsa zaman geçtiğinde seni anacak&#8230;</p>
<p>Nereden mi biliyorum dostum bunları? Ya da bunlardan bu kadar eminim. Çünkü şimdiye kadar bu senaryoyu 20&#8242;ye yakın değiştirdim. Hatta öyle zamanlar oldu ki,tüm sayfalarını tek tek yakıp yeniden yazdım. Sıfırdan&#8230; O kadar çok hatayla dolu senaryolar yazdım ki,düzeltmek imkansızdı. Uzun zaman önce tekrar yaktım senaryomu. Şimdi yeniden yazıyorum. Bir kelime üzerinde saatlerce düşünerek yazıyorum senaryomu. Bu yüzdendir 10dk molanın bu kadar uzaması. Perdelerin bu kadar uzun süredir kapalı kalması. Yardım alıyorum tüm bunları yaparken. Dostlarımdan,arkadaşlarımdan,akıl danıştığım ustalarımdan. Yardımlarıyla yazıyorum bu senaryoyu. Çünkü,gün geldiğinde,perdeler açıldığında,o protokol koltuğundaki en önemli seyircime en güzel oyunumu oynayacağım. Aşkla,sevgiyle,sevdayla. Ve gün geldiğinde benimle sahne alacak&#8230;</p>
<p>Biliyorum dostum uzun oldu bu ara. Biraz da sıkıntılı oldu. Duydum ki kahve bitmiş kantinde. Ama biraz daha sabır dostum. Birazcık daha sıkıntı. Ve perde sesini duyacaksın. Açılacak perde,son kez açılacak hemde. Çünkü o en güzel oyun olacak. Sana müjdeyi vereyim. En geç Eylül 2008&#8242;de perde açılacak. Ön gösterisi,provaları başlayacak Eylül 2008&#8242;de&#8230; Ve protokol şimdiden belli&#8230; Ama birazcık daha sabır&#8230; Bu bekleyiş,en güzel olanı bekleyiş olacak&#8230;</p>
<p>Hayat oyunu ağlayarak başladı. Ama gülümseyerek bitecek. Sana bir sır olsun dostum gelecek oyunla ilgili.O oyun öyle olacak ki,gelen bir daha gelecek,bir daha görmek isteyecek. Gidenlerse bir daha içeri alınmayacak. Ve görmeyenler pişman olacaklar. Çünkü bu oyun özel gösterim olacak. Söyle şimdi hissedebiliyor musun perdenin arkasındaki hazırlıkları. O sıcaklığı&#8230; O ateşi&#8230; Ve o ışığı&#8230; Perdeler açıldığında bir güneş kadar parlak olacak sahne. Ve bir güneş kadar sıcak&#8230; Sana söz veriyorum&#8230;</p>
<p><em>Kalem arkası: Yönetmene inat&#8230; Kadere inat&#8230; Gülümseyebilmek&#8230; </em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/perde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gonca Gül&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/gonca-gul/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/gonca-gul/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Sep 2007 18:05:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşka Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Gonca]]></category>
		<category><![CDATA[Gül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Tomurcuk olmadan açabilir misin? Emeklemeden yürüyebilir misin? Aşk acısı çekmeden aşkın kıymetini anlayabilir misin? Hüzünlenmeden mutluluğu bilebilir misin? Açtığından solmaz mısın peki? Ya da yürürken düşmez misin? Hayat aceleye gelmez. Herşeyin bir sırası vardır. Sırayla yaşarsın. Önce tomurcuklanırsın,sonra açarsın. Sonra solarsın. Tek tek dökülür o güzel renkli yaprakların yerini alan sarı matem yaprakların. Sonra bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bp1.blogger.com/_2xSPIqZLrUI/RubZzaMwLsI/AAAAAAAAABE/CVuZRwesMfs/s1600-h/G%C3%BCl-2.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109010304527773378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" src="http://bp1.blogger.com/_2xSPIqZLrUI/RubZzaMwLsI/AAAAAAAAABE/CVuZRwesMfs/s400/G%C3%BCl-2.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<div>Tomurcuk olmadan açabilir misin?</div>
<div>Emeklemeden yürüyebilir misin?</div>
<div>Aşk acısı çekmeden aşkın kıymetini anlayabilir misin?</div>
<div>Hüzünlenmeden mutluluğu bilebilir misin?</div>
<div>Açtığından solmaz mısın peki? Ya da yürürken düşmez misin?</div>
<div>Hayat aceleye gelmez. Herşeyin bir sırası vardır. Sırayla yaşarsın. Önce tomurcuklanırsın,sonra açarsın. Sonra solarsın. Tek tek dökülür o güzel renkli yaprakların yerini alan sarı matem yaprakların. Sonra bu devir daim devam eder&#8230;</div>
<div>Düştüğün zaman kalkmak için ellerini kullanırsın.Emeklediğin zamanlar gibi. Yeri gelir tutunursun,ilk adımlarında ki gibi&#8230; Hızlı koşmak için bir adım geri atarsın&#8230;</div>
<div>Bazen düşmek gerekir. Bazen solmak gerekir. Bazense bir adım geri gitmek gerekir. Ama acele etmemek gerekir. Solmalısın ki daha renkli açasın. Düşmelisin ki kalkmayı bilesin. Acı da çekmelisin. Mutluluğun kıymetini unutmaman için.Bir adım geri atmalısın ki,daha hızlı koşabilesin. Herşey sırayla,aceleye gerek yok&#8230;</div>
<div>Sıra sana geldiğinde hazır olmalısın. Koşmak için,düşmek için,keder için,acı için,mutluluk için&#8230;</div>
<div></div>
<div>Ve yeniden doğmak için&#8230; Yeniden açabilmek için&#8230;</div>
<div></div>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/gonca-gul/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
