Düşler Karmaşası…

Genç oğlan soyuyordu genç ve güzel kızı. Dolgun göğüslü,ince belli kızı… İnce belli bardağından çayı yudumluyordu,pala bıyıklı Osman. Osman’ın pala bıyıklarının altından hafiften gülümsüyordu… Gülümseyen bir kız çocuğu köşe başında duruyordu. Elinde elma şekeri. Bir yandan elma şekerini yiyordu. Bir yandan sokakta ip atlayan yaşça büyük ablalarına bakıyordu… Bakakaldı giden vapurun arkasından. El salladı usulca. Ama o görmedi. Zaten şimdiye kadar hiç görmemişti… Görmüyordu çocukluğundan bu yana. Çiçek hastalığı ondan renkleri almıştı. Ne de özlemişti deniz mavisini… Mavi deniz sessiz ve sakindi. Birde sigara yakmıştı ki yanına değme keyfine gitsin. Çayını yudumluyordu ince belli bardağından… İnce belli,dolgun göğüslü kız çırılçıplak kalmıştı. Genç oğlan da çıplaktı. Beline sarıldı kızın,iki ateşli beden şimdi birbirine kavuşmuştu. Bedenler ateşten… Ateş gibiydi bardak. Pala Osman’ın eli yandı. Pala Osman’ın pala bıyıklarının altındaki gülümseme yerini acıya bıraktı. Ana avrat sövdü… Anası çağırıyodu elma şekerli gülen yüzlü kızı. Annesinin sesine yanıt verdi,geliyorum diye… Gelemedi gitti,giden vapur. Bekledi bekledi ne gelen oldu,ne de el sallamasını gören… Görmüyordu belki renkleri. Ama hissedebiliyordu çok gören gözden fazlasını. Elleriyle bakıyordu dünyaya. Elleriyle görüyordu denizi… Denize fırlattı biten sigarasını. Anında söndü ateş… Ateşle denizin birleşmesi gibiydi iki çıplak bedenin kavuşması. İnce belli güzel kız ter içindeydi. Terleri söndürüyordu ateşlerini artık. Nefes nefese… Derin bir nefes çekti içine Pala Osman. Çayın ücretini ödeyip kalktı. Pala bıyıklarının altından gülümsüyordu… Elma şekerini bitirmişti,anası yemek yapmıştı küçük kıza. Acıkmıştı,önüne konan tabağı sıyırdı… Vapur kıyıya gelmişti yine. İnen insanların arasından sıyrılan yüzü gördü. Oydu. Sarıldılar… Sarılmıştı ellerinin duyusuna bir kere. Artık görmese de önemli değildi…

Hayatım karman çorman. Her bakımdan karışık. Garson sordu;”Abi ne istersiniz?” Menüye saatlerce bakınca bir şey istemek lazım diye düşündü galiba garson. Karar verememiştim. “Sen bana karışık balık ızgara getir, ortaya bir de karışık salata…” “Olur abi” dedi ve gitti. “Yanına rakımı da unutma…” “Tamam abi”

  • Share/Bookmark

5 Responses to “Düşler Karmaşası…”

  • ruki:

    yazdığın en güzel yazı olmuş bu ayhan, (yani bence)
    sigarandan rakına, çıplaklığından görmemene kadar seni anlatmış..
    eline sağlık.

  • Teşekkür ederim beğendiğin için…

  • ruki:

    geçenlerde bir arkadaş “kısık ateşte 15 dakika” yı getirmiş izleyelim diye.. neden sonra aklıma sen geldin ve bir de bu yazın.. çok beğendiğimden aklımda kalmış olacak.. ne çok benziyor yazın filmdeki karmaşaya.. belki seninki biraz daha acıklı olmuş ama benzetiverdim işte.. aklıma gelmişken de söyleyim istedim sana..
    neyse bana müsade,
    hadi kal sağlıcakla..

  • Hayatım bir film misali. Oldukça karışık. Sustuğuma bakma. Aslında neresinden başlayacağımı bilemediğim bir düğüm…

  • ruki:

    susmak bir sanattır ya ayhan, boşver..

Leave a Reply

Arşivler