Hiçbir şeyin gerçeği…

hicbir seyin gercegi hayalinden guzel olmazmıs dediler…ne yazık ki…gercekmis…ne yazık ki…
ne hayallerdi…ne de umitlerdi…umitler denizde yuzmeyi basardılar…ama yitti gitti hayaller karanlık ve soguk sularına bogazın…ardları sıra kalan…bir kac baloncuktu…onlarda havaya karıstı gitti…
anlam veremedim…
karar veremedim…
sordum kendime…
cevap veremedim…
3bilinmeyenli denklemin…4.bilinmeyeneni ekleyendim…hic bir zaman esitleyemedim…x+y=z+t’yi birbirlerine…
hüzünbaz yazarın ölümünü kutladım…sonunda deyip…bir derin nefes cektim…bir nefes bir nefes daha…son nefeslermis…hamurunda hüzün olan kisinin yuzunun guldugu andaki icine cektigi nefes…mutluluk ısıgına dogru cektigi kureklerin kırılma sesini farkedememistim…attıgım kahkahaların yanında…
yazık oldu…kureklere…nefese…
karalar vurulmus gozlerimin icine…
ne oldugunu anlamadan….
ne oldu…
ne oluyor…
ne oluyor…
anlam veremedim…
karar veremedim…
sordum kendime…
cevap veremedim…
olayın özeti…hayat bizi ne hale getirdi…;)
ne oldum degil…ne olacagım…
hayat bazılarına hep hüzün getiriyor inatla nedense..
ya adresler karışmış yukarıda bir yerlerde, ya gönderilen paketlerde bir sorun var..
ve biz her açtığımızda hüzün buluyoruz karşımızda..
hayat hep yeni paketler bulup çocouklar gibi sevinip, içinde ne var diye heyecanlanmakla; açıp içinden çıkan hüzünü görünce üzülmek arasında gidip geliyor..
alışana dek..
alışabilene dek..
Zaman gösterecek…Bir merhaba’yla başlar herşey…Hangi denklemdi çözülmeyen…Hangi limandı uğranılmayan…Madem hayat denizindeyiz…Zaman gösterecek…Bazen karayel bazen ılık bir ilk bahar meltemi…