İnsan İlişkilerine Dair…
İnsan ilişkileri her ne kadar kendi aralarında kırılmaz sütunlarla desteklense de aslında bir bıçak sırtına benzerler. Dikkat edilmediği taktirde bıçağın keskin kenarı o kırılmaz tüm sütunları tereyağı gibi rahatlıkla keser. Ve bunun için hoş görülmeyen bir davranışa da ihtiyaç duymaz kimi zaman. Bir kelime bile yeter. Ancak o sütunlar ne kadar çoksa tamiri de o kadar kolay olur. Davranışın yettiği gibi bir özür bile kesilen tüm sütunları yeniden onarır ya da yerine yenilerini koyar…
İletişim insan ilişkilerinin temelidir. Konuşmak, anlaşmak, anlamak, dinlemek… vs. Kısacası ideal diye nitelendirilen bir ilişkide ağız ve kulak ikilisini etkin şekilde kullanarak yapılan tüm olayların adam gibi yapılmasıdır. Konuşmak ve sözcükler yeri geldiğinde yılanı deliğinden çıkarırken yeri geldiğinde dağları bile rahatlıkla devirebilir. Hem çok zarif hem de çok kaba bir silahtır konuşmak. Karşınızdaki kim olursa olsun konuşmanın gücüne inandığınız zaman aranızda halledilemeyecek bir sorun olamaz. Eğer bu şartlar altında bile tüm yukarıda sayılı olanları yapıyor ve bir sonuca varılamıyorsa,aradaki sorunlar halledilemiyorsa bunun başka nedenleri olabileceği gibi -Örneğin sevmeden birlikte olan çiftler gibi- ana nedeni bu soğanın baş çevirmeyeceği,arada sağlıklı bir ilişki kurulamayacağı gerçeğidir. İletişim denen bu güçlü silah önyargıları yıkmayı başarıyla sağlayabilir. Tabi tüm burada dediklerim sağlıklı iletişim kurabilenler için geçerlidir. Sağlıklı iletişim kuramayanlar bunların safsata olduğunu düşünmekte haklıdırlar.
İnsan ilişkilerinde önemli olan bir diğer nokta ise insanın davranışıdır. Ki bu ilk tanışmalarda büyük önem taşır. Burada bahsetmeye çalıştığım şey kılık kıyafet değil,zira eşeğe altın semer vursalarda eşek eşek olarak baki kalacaktır. Burada bahsetmeye çalıştığım şey davranışlar. Yani sizi hiç tanımayan insanların ya da ilk kez tanıyan insanların aklında bırakacağınız imgelerdir. Tabi sadece bununla sınırlı değil,sizi aylardır yıllardır tanıyan bilen insanlar içinde geçerlidir. Çünkü insanlar konuşmalardan daha çok olaylarda beyinlerine fotoğrafları kaydetmeye eğilimlilerdir. Buna da çok doğru olmasa bile burada fotoğrafik hafıza olarak adlandıracağım. Ve bu imgeler o kadar baskın olabilirler ki yeri geldiğinde iletişimin önüne geçer. Yani bir insan kendisini karşısındaki insana iki türlü tanıtır. Birincisi ve ilk olarak aktif olan davranışlar ikincisi ise iletişimdir. Çekilen fotoğraflar imgeler halinde karşı tarafın beyninde sabitlenirken bazen yanlış davranışlar sonucunda kişi kendini yanlış tanıtmış olabilir. Bunu da iletişimle silmeye çalışır ki kendimden örnek verirsem kötü olarak tanıttığım insanların imgelerini 2-3senedir neredeyse tam olarak silemedim. Çünkü en ufak hata o imgelerin doğruluğunu kanıtlar ki sil baştan olur herşey. Başıma geldi oradan biliyorum.
İmgelerin gücü bu yüzden inanılmazdır. Uzun süredir. İletişim ise o imgeleri silmeye ya da destekleme çalışır sürekli olarak. Ve bu süre zarfındaki davranışlar ise yine aynı şekilde imgeleri destekler veya siler. Biraz karmaşık ama hangi insan ilişkisi karmaşık değildir ki. Ama size şöyle bir örnek vermek istiyorum. Hatta ufak bir test…
Bir kız ve bir oğlan bir arkadaş topluluğu vasıtasıyla tanışıyorlar. Kız aslında düzgün bir ilişki ile evlenilebilecek türden bir kız. Oğlan ise biraz daha eğlence düşkünü. Ancak kız gerek arkadaş ortamının verdiği rahatlıkla gerekse kendisinin cana yakın olmasından kaynaklı kendisini ilk defa izleyen gözlere eğlence düşkünü olduğunun fotoğrafını çekmesine izin veriyor. Oğlan bu imgeleri kaydediyor. Uzun bir süre ise aynı ortamı paylaşıyorlar. Ve her çapkın erkek gibi bizim as oğlan aşık rolüne bürünüyor. Ne de olsa amaçlara ulaşmak için araçların legalliği tartışılmaz. Tabi bu süre içinde kız imgelerin farkında olmadığından davranış ya da iletişim açısından imgeleri düzeltme girişimde bulunmuyor. Ta ki bizim oğlan bir ilişki kurmak istediğini söyleyinceye kadar. İlişkileri başlıyor ancak arada sevgililer arasındaki iletişimden mahrum bir şekilde. Tabi oğlan kızı sevgili olarak tanıdıkça aklındaki imgelerin tam zıttı birisi çıktığı için ilişkiye ısınamama bahanesiyle ve kalbini kırmayacak şekilde hafifte gönlünü alarak ilişkiye son noktayı koyuyor.
Şimdi sıra soruda. Kızı ve oğlanı tahlil edin bakalım… Yorum kısmına da karalarsınız artık cevaplarınızı…
Bence oğlan dürüst bir karaktere sahip.Yani gönül eğlendirici olarak tanımlanamaz tam olarak.Çünkü anlaşılan oğlan bu zamana kadar hep gönül eğlendirici tiplerle oldugundan böle görünmüştür.Gönül eglendirici bir tip kızın dürüst oldugunu anladıktan sonra bile kızı bırakmaz.OTTOMAN.46
Peki bununla uğraşacağıma daha kolayla uğraşabilirim diye düşünmüş olamaz mı?
Tabi olabilir ama kızla zaten bir ilişkiye başlamış.Oğlan zaten çok şeyler yaşamış da gelmiş gibi yani tecrübelidir bu konuda.Kızı istediği gibi kullanabilir..
gönül eğlendiren ve bunun için uğraşmayı bile sevmeyn bir tip… ama işin ilgnç kısmı kızın gönülünü alarak ayrılan yanı kızı da olsa biraz düşünen bir tip olması… özünde iyi ama şartlara ya da ne bilim ortama o da olmadı zevklerının kurbanı olmuş biri dieblirm:).bilmem anlatabldım mı
…elifcann
Çok safsın be elifcan…
)))
ya ne alaka:D ben olsam gönlunu almaya bile uğraşmadan ayrılırdım:D
Eee normal olarak sen kız olarak düşünüyorsun bende erkek olarak…
Aslında oğlan hayatı boyunca kolayla ugrastıgından yine kolaya yönelmek için de kızı bırakmıs olabilir.Bu kıza ayıracağım zamanla birden çok kızla beraber olabilirim diye düşünmüştür büyük ihtimalle.Anlaşılan oğlan için kızların pek bir değeri yok..
neyse tamam sustum:(
olayı çok anlamlandıramadım
o da benim saksımın gafleti olsa gerek…bu çık ayrıl ,ayrıl ve de çık zaten baştan mantıklı bir yorumu bozuyor…bence aşk kelimesinin bu tür ilişkilerde yeri yok…oğlan eğlence düşkünüyse eğlenmeye devam etsin…ama mümkünse kendi gibi insanlarla:D kıza da diyecek bir şeyim yok hemcinsim garibim diyorum sadece
daşlayın oğlanı…tizz başı kesile…
Hastur!!! Emir geldi büyük padişahtan…
)) Kısa ama açıklayıcı bir düşünce…
)
tanımadığım br insan hakkında yorum yapmak ne derece doğru bilmiyorum ama yazar okuyucudan böyle bir şey temenni etmiş..yazarın verdiği profil üstünden bir şeyler söylemek gerekirse bahsi geçen er kişinin kendine olan güvensizliği dikkati çekiyor… nasıl bir güvensizlik derseniz bırakıp gitme sürecinde dürüst olamamasını buna bağlayabiliriz(bknz gönül kırmama ayakları)kim bilir bu süreçte nasıl cümleler kurdu…klasik cümledir sen çok iyi bir insansın ama olmayacak…sen aslında çok iyisin sorun bende tarzından…bu er kişi açıkca istemediğini söylemek yerine bu tarz bir kaçışta bulunmuş bu konuda gerçekleri dile getirmek anlamında güvensiz davranmış…ciddi bir durumdan adeta kaçmış gözüküyor zaten böyle bir insan henüz aşkı haketmemiştir…kaçın uzaklaşın yavrum birbirinzden hadi çocuklarım…aslına bakılırsa er kişiyi bir an evvel çekip gitmesi açısından tebrik ediyor bıraksın bu işleri diyoruz ailecek
Güzin ablayı saygı ve sevgiyle karşılıyoruz.