Önemsiz Önemliler…

Eurovision zımbırtısı bitti. Ohh çok şükür. Yatıyoruz kalkıyoruz Eurovision… Ve her Eurovision sonrasında ki geyikler şu şekilde özetlenebilir:

A)Sonuçlardan sonraki ilk 1-2saat içindeki tepkiler:
1.Şerefsiz bilmem kimler bize puan vermediler…
2.Yazıklar olsun…
3.Hakkımız yendi…
4.Bak gördün mü biz onlara 10puan verdik onlar bize 2vermişler…Seneye sorarım ben…
5.Ulan en güzel şarkı da bizimkisiydi…
6.Bu Eurovision zaten siyasi bir şey. Öyle müzik falan hikaye. Komşunla iyi geçin al oyları…
7.Ulan Osmanlı sınırları gibi sınırlarımız olacaktı,her sene 1.olurduk…
8.Bize puan vermeyenlere nota gönderelim…

B)İlk bir kaç gün ve sonrasındaki tepkiler:
1.Kardeşim 1.olan ülkenin şarkısı da iyi de yine de biz bu sırayı haketmemiştik…
2.Zaten böyle sanatçıyla katılırsan olacağı budur…
3.Aman Eurovision ne ben dinliyorum o benim gönlümün 1.si…

Millet çıldırıyor yolu yok… Sertap Erener’den önce Eurovision’a bu kadar önem verdiğimizi hatırlamıyorum. Sertap Erener ben ingilizce söyleyeceğim dediğinde neredeyse dilini kesip falakaya yatıracaktık. 1.oldu üstüne üstelik. Falakacılar ayakta alkışladı bu sefer. Ondan sonra da iş çığrından çıktı. Puan vermeyen ülkelere neredeyse savaş ilan edeceğiz… Düşük oy verenlere nota vermek caizdir mantığıyla bakmaya başladık. Kardeşim,bu yarışma. Delirmeyin. Delirip bu kadar ciddiye almayın. 1.olsak kaç yazar olmasak kaç yazar. 1.olunca karnımız mı doyacak? Sana ne? 1.oldunuz hadi bakalım sizi AB’ye alalım mı diyecekler? Yok öyle bir şey. 1.olunca hiç bir şey değişmeyecek. Sonuncu olunca da hiçbir şey değişmeyecek. Yani senin benim hayatımda. Sanatçının hayatında değişir de bundan sana ne?Akşam evine ekmeği o mu getirecek?

Bana kimse kalkıpta işte gururlanıyoruz demesin. Götü boktan bir yarışmada 1.olman inan kimsenin bilmem neresinde değil. Biz var ya Eurovision’da 1.olduk desen,karşındaki adam bana ne der. Helal olsun nasıl oldunuz anlat demez… Gurur istiyorsan bunu siyaset sahnesinde yapacaksın. Haksızlıkmış vs. deme bir yarışma için bana. Yıllardır AB hakkını yiyor,onlara bu kadar sesin çıkmıyor. Çıkartsana…

Yarın görürüz gazetelerde sür manşetten Hadise bilmem kaçıncı diye. Sür manşet çok önemli olayların yeridir. Hayatınız ne kadar önemli anlayın işte. Ekmeğe gelen zam sür manşete düşmez. Neden çünkü sen her akşam yemekte Hadise’ni banarsın çorbana… Ya da ismi kimse işte. Eurovision 2009′dan yola çıkarak konuştuğumdan örnek veriyorum Hadise’yi…

Bizim millet çıldırdı. Artık önemsiz konulara öyle fazla önem veriyorlar ki aklım almıyor. Önemli konuları ise sallamıyorlar. Dünyada ekonomik kriz mi varmış,kuraklık kapıda mıymış,ülke batıyor muymuş bunlar önemsiz kısmına giriyor. Bu yarışma bitti. Hadi kendinizi 1ay oyalayın. Sizi bir ay oyalasın gazeteler,dergiler,tvlar… 1 ay sonra bakın siz oyalanırken hayat 1ay önceki gibi mi? Biraz olsun gözünüzü açın. Magazini hayatınız yapmayın. Hayatınızı dizi,dizileri hayatınız olarak görmekten vazgeçin… Hakkınızı her zaman arayın sorun. Ama önce önemlilerden başlayın. Önemli noktalarda hakkınızı alırsanız kimse o önemsiz noktalarda hakkınızı yemeye cesaret edemez… Akarsuyun başında işeyen olun ama denize döküldüğü yerde yüzünü yıkayan olmayın… Önemli olan suyun denize döküldüğü yeri tutmak değil,kaynağını tutabilmektir…

Anlayanlara saygılarımla… Kalemini bu tip konularda kırmaktan çekinmeyen dostlarıma hediye ediyorum. Bir kalemde onlar kırsın… Hadi bakalım Fersiz hanım,Vladimir ve Emrah beyler… Kalemlerinizi bir de böyle kırın…

Share

One Response to “Önemsiz Önemliler…”

Leave a Reply

Arşivler
Haberler