Sevmek Zor Zanaat…
Sevmek zor zanaat. Hele de karşılık beklemeden sevmek. Belki bir gün sever ümidini taşımak hele de omuzlarında… İşte o en zor zanaat. Ama ödülü büyük. Ama mutluluğu büyük. O hep özlemle beklenene kavuşmanın mutluluğu. Tadı… Geriye dönüp bakıldığında o acı dolu özlemli günler bile tatlı gelir.
Sevmek birini sevmek. Sevebilmek. Karşılık beklemeden. Onu o olduğu için sevebilmek. O seni sevmese de. İşte en güzel duygu. Sevginin en saf hali. Hep onun mutluluğu için didinebilmek. Kendini bir köşeye atıp o mutlu olsun yeter ki diyebilmek. İşte sevebilmek. Bazen yüreğine taşı basmak. Ama o ağladığında ağlamak,o güldüğünde gülümseyebilmek…
Ve aradaki kilometrelere inat yanında olabilmek.
Ama en çokta anlayabilmek…
Sevmek zor zanaat… Karşılık beklemeden,sadece sevmek… Sevebilmek… Aylarca… Yıllarca…
“…Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili…”
-attila ilhan-
Ya ben bugünlerde hep şiir okuyorum da o yüzden bunca alıntı yapmam:)
Ama okunmayacak gibi mi Allah aşkına şu mısralar?
Attila İlhan’dan olunca okunmaz mı?