Sol yanım…

sana yazdım hikayelerimi…siirlerimi…hic farketmedin…tıpkı cem karaca’nın sarkısındaki gibi…ben bir ceviz agacıydım gulhane parkında,ne sen bunun farkındaydın ne de polis…sol yanım agrıyor artık…
hayallerim vardı…ama hic gerceklesmeyeceklerini bilmeden kurdugum…ufak bir mum alevinde yazdıgım koca koca umut sayfalarım vardı…ama nerden bilebilirdim ki…hic bir zaman gerceklesmeyecegini…
istanbul’u seyretmek isterdim…o yedi tepeli sehrin…ısıklarının arasından vuran ay ısıgı duvardaki golgelerimizi sevistirirken…omzuma yaslanıp uyumanı isterdim…ya da kız kulesini seyretmekti..gece sahilden..o yedi tepeli sehrin ısıkları altında…ama olmadı…sol yanım cok agrıyor…
baslangıcı olan herseyin bir sonu vardı…kotu birinin sonu da kose basında olurdu…artık oyle de olacak…karamsarım…ama renklerim yok…
artık agrımıyor sol yanım…ya da hissetmiyorum…bilmiyorum…tek bildigim…artık gidiyorum buralardan…ne agrı kalıyor artık…ne de…dusunceler…gozlerine saklıyorum…istanbulun gecelerini…birlikte izleyemedigimiz o geceleri…yangın gozlerine saklıyorum…giderken…sana olan sevdamı…
artık sol yanım agrımıyor…
artık sol yanın ağrımıyor ama ağlıyor.. gitmek çözüm müdür, onu da yanında götürüyorsan?
gittigim yerde ne akıl kalır ne de dusunce…tek bir yerdir gittigim yer…varlıgın anlamsız oldugu…
hiçbir yere gidemezsin…..
aklımdan uçup gitmiş, senin de sol yanından şikayetçi olduğun.. garipsedim şimdi..