Geçmiş günlerde ufak bir tartışma yaşadım bir arkadaşımla. Senin işin gücün geyik dedi. Biraz fazla eğlenmeyi sevdiğim doğrudur. Keyif almayı severim yaptığım her işten. Keyif adamıyım yani uzun lafın kısası. Ama ismi üzerinde hayattayım. Ve bu melet bana hediye olarak verilmiş durumda. Hediyemi neden karalara boyayım. Neden ondan keyif almayayım. Ve bir hediye ne kadar ciddi ise bende o kadar ciddi olurum. Hep mi böyleydim derseniz değildim…
Yılmaz Erdoğan’ın bir şiirinde dediği gibi İlk okulun silgi kokan tebeşir tozlu sıralarında’yken bende yaşıtlarım gibi,sınıfımdaki çoğu arkadaşımdan farklı sorumluluklar yüklenmişti omuzlarıma. Evin tek erkeği olarak üniversite yıllarına kadar geldim. Ondan sonrasında kendi evimi çekip çevirmeye başladım. Bu benim hayatımdaki çok az kişinin bildiği bir şeydi. Ve bu sadece bir tanesi idir. Tabi çocuğun sırtına böyle bir yükü yüklemek sadece kaderin işiydi. Bu yüzden kimseyi suçlamıyorum. Ama böyle bir yük yüklenince insana ister istemez çocukluğun getirdiği çocukluk anıları,çocukluk eğlenceleri az oluyor. O zaman ne yaptım ben de;o sıralar revaçta olan bir kitap vardı. (Belki o sıralar olmayabilir. Kitabın çıkış tarihini hatırlamıyorum,burada önemli olan kitabın ismi) İçinizdeki çocuk diye. İçimdeki çocuğu korumaya devam etmeye karar verdim. Bu yüzden belki geyik olmakla itham ediliyorum.
Geyik olmakla itham edilmek bende neyi değiştirir peki? Hiç bir şeyi. Değiştirmez,değişmesine izin dahi vermem. Neden? Bu hayat madem ki bir hediye,madem ki ondan keyif alacağız,ölürken geçmişimiz gözümüzün önünden geçerken neden sürekli ciddi bir sıfatla karşılaşalım ki? Artı bu hayat ne kadar ciddi ki sen bu kadar ciddi olasın? Elbette işini yaparken ciddi olacaksın. Elbette gerektiği yerde ciddiyetini muhafaza edeceksin. Ama ya bunun haricinde. Yaşarken ciddi niye olasın? Bırak beyninin kıvrımlarından geyik fışkırsın. Dozunu ayarlamadıkça geyiklikte ciddiyette bünyeye zarardır. Aşırı geyik lakayıtsızlık,aşırı ciddiyet kansere yol açar.
Artı aç bakalım şimdi haberleri. İç açıcı güzel bir haber duyabilecek misin? 70yaşındaki kadın 350ytl emekli maaşı ile 300ytlilik kirasının ödedikten sonra 1ay geçiniyor. Afrika’da çocuklar hastalıktan ve açlıktan ölürken ülkelerinde yıllardır süre gelen iç savaşa ve onun katliam aletlerine paralar harcanıyorken söylesene benim tüm dünya ciddi olsa bunu değiştirebilir mi? Oturduğun yerden hayata karşı ciddi tavır almak,mandanın göle sıçmasından başka bir şey ifade etmez. Bir şey mi değiştirmek istiyorsun ciddi tavırla,git o zaman yardım et. Bu çocuk geyiktir meyiktir ama bir şekilde birilerine yardım eder.
İşin özünde yatan gerçekler bazen çok farklı olmaktadır. Ne ciddi adamlar gördüm sadece hava. Ne geyik insanlar gördüm ardlarında sakladıkları senden benden faydalı insanlardı bunlar. Yani görünen ile görünenin ardındaki gerçek farklıdır.
Şimdi ben geyik biri miyim değil miyim bilmiyorum. Ama bir şeyi çok iyi biliyorum ki,oturup dünya sorunlarından dert yanmaktansa,dünya düzenini nasıl daha iyi hale getiririz sorusuna sürekli yanıt aramaktansa,geyik yaparım ama öte yandan elimden geleni fiili olarak yerine getiririm. Herkes konuşmak yerine benim yaptığım gibi eyleme geçse bu dünya değişir…Ama konuşmak daima daha kolay olandır. Hiç bir şey meydanlarda ya da sokaklarda çözülmez,bireylerde çözülür.
Son Yorumlar