<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nightologist.Net © Since 2006 &#187; Deniz</title>
	<atom:link href="http://www.nightologist.net/tag/deniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nightologist.net</link>
	<description>Gecenin Bilimi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 21:35:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kaptanın Ölümü&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/kaptanin-olumu/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/kaptanin-olumu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2009 22:29:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Elveda]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İmkansız]]></category>
		<category><![CDATA[Kaptan]]></category>
		<category><![CDATA[Ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[Sevda]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=710</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır limana demirlemişti. Arada sırada çıkıyordu limandan,deniz durgun olduğunda çok uzağa gitmeden geri dönüyordu. Seviyordu kaptan dalgalarla boğuşmayı. Onlara kafa tutmayı. Son açık deniz macerası halen aklındaydı. Çok tayfasını gömmüştü denizin karanlık topraklarına. Ama yılmamıştı. O adaya,o adanın limanına bir kez daha varmanın umudu okunuyordu gözlerinden. Olmadı başka adalar. Oldu ama hiç birinin toprağı o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllardır limana demirlemişti. Arada sırada çıkıyordu limandan,deniz durgun olduğunda çok uzağa gitmeden geri dönüyordu. Seviyordu kaptan dalgalarla boğuşmayı. Onlara kafa tutmayı. Son açık deniz macerası halen aklındaydı. Çok tayfasını gömmüştü denizin karanlık topraklarına. Ama yılmamıştı. O adaya,o adanın limanına bir kez daha varmanın umudu okunuyordu gözlerinden. Olmadı başka adalar. Oldu ama hiç birinin toprağı o ada gibi olmadı. Ne denizi o deniz gibiydi ne kumsalı o kumsal gibiydi. Kazık çakmış gibiydi bu yüzden aylardan beri,yıllardan beri bu limana. En sonunda karar verdi. İskartaya çıkaracaktı gemisini. Daha doğrusu haber gelmişti o adada istenmediğine dair. Martılar yoldaşıydı. Onlar söylemişti. İstenmiyorsun demişlerdi limanda hafiften salınan gemisinden simit atarken onlara&#8230; İçinde garip bir huzur oluştu. Çok üzülsede bir huzur vardı. Garip,bir şey hissetmiyordu. Son kez uyudu gemisi denizin üstündeyken. Gıcırdıyan tahtaların sesini duyuyordu ama kader böyleydi..</p>
<p>Ertesi gün gün doğarken uyandı. Bir çay demledi. Son kez gemisinde çay içiyordu,gemisi denizin üstünde. Liman bugün bir tuhaf geldi kaptanın gözüne. Sessizdi sakindi. Kimsecikler yoktu ortalıkta. Anlaşılan iskartaya kendi elleriyle çıkaracaktı gemiyi. Kızağa alacaktı yani. Halatları bağladı isteksiz. Ağır ağır çekti gemisini sudan. Çarklar gıcırdayarak çekti koca gemiyi sudan. Hava dingindi. Deniz dingindi. Dalgalar bile vurmuyordu taşlara. Bir kaç balık gördü,kıyıda oynaşan. Gün batmaya yakındı. Bir kaç damla su damlıyordu gemiden kuru betonun üstüne. Sanki ağlıyordu gemisi. Döndü baktı. Ne de çok sevmişti denizleri ve de gemisini. Ellerini dolaştırdı yosun tutmuş gövdesinde gemisinin. Kendi elleriyle öldürüyordu gemisini. Çünkü bir gemi suda yaşardı,balık gibi,karada ölürdü zamanla. Özür diledi. Güneş ufuktan bakıyordu gemiyle kaptana. Gözlerinden bir kaç damla yaş süzüldü bizim kaptanın. Böyle bitmemesi gerekliydi. Yani bitmemeliydi. Bir yol olmalıydı. Ama martılar yalan söylemezdiler. Şimdiye kadar söylememiştiler. Güneş son kez öptü kaptanı alnından. Deniz sessizdi,liman sessizdi. Bir cigara çıkardı kaptan göğsünün üzerindeki cebinden. Derin bir nefes çekti. Geminin üstünde kalan son bir kaç damla su düştü betona&#8230;</p>
<p>Sabah olduğunda liman yine doldu taştı. Ağzında bitmiş bir cigara ile buldular kaptanı. Ayaklarını deniz öpüyordu. Yüzünde huzur ifadesiyle bir eli gemisindeydi. Nefessiz yatıyordu. İskartaya almıştı gemisini. Ve de hayatını&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fkaptanin-olumu%2F&amp;title=Kaptan%C4%B1n%20%C3%96l%C3%BCm%C3%BC%26%238230%3B" id="wpa2a_2"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/kaptanin-olumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otobüs Yolculukları ve Tatil Dönüşleri</title>
		<link>http://www.nightologist.net/otobus-yolculuklari-ve-tatil-donusleri/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/otobus-yolculuklari-ve-tatil-donusleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 22:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Angut]]></category>
		<category><![CDATA[Bikini]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Duyarsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Esmer]]></category>
		<category><![CDATA[Gar]]></category>
		<category><![CDATA[Gitar]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Gurur]]></category>
		<category><![CDATA[Krem]]></category>
		<category><![CDATA[Otobüs]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Sahil]]></category>
		<category><![CDATA[Salak]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Terminal]]></category>
		<category><![CDATA[Yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=488</guid>
		<description><![CDATA[Biz garip bir milletiz. Ama çok garibiz. Garipliğimizin yanı sıra bir de angutluğumuz var ki o hepsinden beter. Neden anlatayım hemen. Biz millet olarak tatil dedik mi aklımıza sahil kıyıları,beachler gelir. Tamam eğlenceli mekanlardır sözümüz yok. Ancak bir insan evladı neden kendini fırında unutulmuş kek misali yakar güneşin alnında? Esmerleşme merakına sözüm yok herkes benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biz garip bir milletiz. Ama çok garibiz. Garipliğimizin yanı sıra bir de angutluğumuz var ki o hepsinden beter. Neden anlatayım hemen. Biz millet olarak tatil dedik mi aklımıza sahil kıyıları,beachler gelir. Tamam eğlenceli mekanlardır sözümüz yok. Ancak bir insan evladı neden kendini fırında unutulmuş kek misali yakar güneşin alnında? Esmerleşme merakına sözüm yok herkes benim gibi doğuştan esmer olamaz. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ancak kardeşim bunun bir ayarı yok mu insan gibi yansana. Tatil bir hafta ya ne kadar yansam kar mı diye düşünüyorlar acaba? Bir de özellikle bayanlarda olan bir durum bikinilerinin askıları otoyol gibi oluyor. Yahu abarttığı belli. El yüz somali yerlilerine dönmüş,sırtının arkasında gidiş-gelişli yol. Orjinal renk belli. Kaportaya pasta cila yapıldığı bariz. Hayır o değil bir aya kalmıyor orjinal boya geri geliyor. O zaman bu manyakça yanmak neden? Bir de bu tiplerde bir güneş kremi kokusu,bir deniz kokusu vardır ki yanına yaklaşılmaz. Hiç yıkanmıyorlar galiba&#8230;</p>
<p>Bu tatilcilerin otobüs yolculuklarındaki tipleri de çok komiktir. Yorgunluktan ölmüş,fırında unutulmuş kek misali yanmış olmanın haklı ama salak gururuyla,çevresindekileri dikkatle izleyerek ulan benden daha çok yanan var mı acaba bakışlarıyla,birazcıkta güneş kremi kokusuyla otobüsün kalkmasını beklerler. Otobüs kalkar kalmazda yorgunluktan yığılırlar&#8230;</p>
<p>Otobüs terminalleri özellikle yazları daha ilginç tiplerle doludur. Yaz tatili için sevgilisinin yanına gelmiş yanık tipler, tatile giden tipler. Ki bunlardan biri de benim. Evet tatilimi memleketimde sahil kıyısında geçirmeyi pek sevmem. Zira o denize yıl boyunca bakmış ve de girmiş olmanın verdiği bunaltıyla kendimi karasal bölgelere atarım. Artı tatil dediğin Karadeniz&#8217;in yaylalarıdır. Aklı olan adam soğuk tarafa geçer. Gecenin 12&#8242;sinde 47derece sıcaklıkta ancak balatayı sıyırmışlar tatil yapar. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Biraz önce otobüse binmeden önce otobüs insanlarını gözlemledim. Sevgilisiyle ayrılan iki tip vardı. Ellerinde neredeyse bitik bir su bidonunu ay aşkım sende kalsın nidalarıyla birbirlerine kakalamaya çalışıyorlardı. Bir de o hoşçakal seramonisi. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Herkes bilir o seramoniyi,son sarılma,son öpüşme vs. Bir de gençlik tayfası vardır. 3-5kişilik gruplar şeklinde tatile gelmişlerdir. O grupta ne hikmetse mutlaka bir gitar çalan vardı ki bu da klasik gitardır. Tabi bu şunu da gösterir. Biz relaxız,sahilde sabahlarız. Eller havaya,kop kop. Ve ne hikmetse bu grup ortam yapma grubudur. Zaten bu canına yandığımın klasik gitarı ortam aracıdır. 3-4senedir elektro gitar çalıyorum ama hiç sahilde çalıpta ortam yaptığımı hatırlamıyorum. Zaten elektrik bulmak sorun olur. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu tatilcilerin daha da ilginci vardır. Otobüse binmeden 15dk önce aşkısını arar,ya canım geliyorum,özledim der. Ne var bunda diyecekseniz söyleyeyim,o telefondan önce de arkadaşıyla konuşur,baba hatun iyiydi numarasını aldık görüştük&#8230; diye devam eden bir konuşma yapan aynı insandır. Ortam tatilcisi. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İlginç ve zevkli iştir tatilcileri dinlemek,onlarla konuşmak,onları izlemek. Bana tüm bunlar garip gelirken belki size normal gelebilir. Bunun da galiba nedeni sizin tatil diye koşturduğunuz sahil kıyılarının birinde yaşıyor olmam. O yüzdendir ki size tatil deyince sahil gelirken aklınıza,bana tatil denildiğinde yaylalar,balıkçı kasabaları,Doğu Anadolu geliyor. Hani bal yiyenin belki de baldan bıkma durumu olmuş olabilir. Ama yıllardır yaşadığım deniz kenarı hakkında size bir ip ucu vereyim. Bir halt yok o sahilde.Bir hafta tatilim var ne kadar yanarsam o kadar iyidir yapmayın bari gelecekseniz de. Bünyenizi yıprattığınıza değmez. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şİmdi gelelim şu otobüs yolculuklarına. Anam ya bende bir şanssızlık var ya da gerçekten millet olarak angutlaştık. Yahu tamam bu koltuklar yatıyor. Yatmıyor demiyoruz. Yatmasında demiyoruz. Ama güzel kardeşim bu yataş yaylı yatağı değil ki. Artı otobüste de aylarca kalacak halin yok. Az biraz dikkat etsen arkandakini rahatsız etmeyecek şekilde yatırsan şu koltuğu. Hadi onu da geçtim bu ne acele. Daha kahve servisi yaparken ne bok yemeye yatırıyorsun. Kahve bardağımı kafana mı koyayım bunu mu istiyorsun? El insaf! Bende yatırıyorum koltuğu ki genelde zorunlu kaldığım için oluyor bu. Çünkü önümdeki koltuğu yatırınca ayaklarım sığmıyor. Ama hiç bir zamanda arkamdakini rahatsız edecek kadar yatırmıyorum. Çünkü ayıp. Benim özgürlüğüm sınırsız değil. Başkasının özgürlüğüne müdahele edebilecek kadar sınırsız değil en azından. Artı neden kendi kıçımın keyfi için arkamdakini rahatsız edeyim. Uzun yıllardır otobüs yolculuğu yapıyorum. Ama özellikle son yıllarda insanlarda daha bir öküzlük baş gösterdi. Eskiden önündeki koltuğunu yatırmak istediğinde izin alırdı arkasındakinden. İzin almasının haricinde Rahatsız edecek kadar da yatırmazdı. Şimdi izin almayı geç,la kardeşim istersen kucağıma yat öyle rahat değilsen diyecek kadar koltuğu yatırmalarının haricinde birazcık koltuğu kaldırır mısın dediğinde adamın yüzüne çemkirmeler başladı. Verdiği taş çatlasın 100ytl paradır, sanki otobüsün tapusunu aldı pezevenk. Milletimiz gittikçe kabalaşmaya başladı. Bir başkasını rahatsız etmek eskiden ayıplanırken şimdilerde rahatsız etmeyen ayıplanıyor. Düşünmeyi zaten bıraktık ki bu hale geldik. Bunları anlatsam şimdi önümdeki bayana bana şu yanıtı vereceğinden şüphem yok: Sen kendini ne zannediyorsun? Bu laf bugünlerde moda. Ne de olsa magazin dünyası. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Benim kendimi bir bok zannetmiyorum ki bunu da inkar etmiyorum ancak bunu diyen kişi kendini bir bok zannettiği aşikar. Bu kişiye ne yapsan da o boşvermiş durumda. O kendi küçük beyninde nispeten büyük dünyasında yaşamaya alışmış.</p>
<p>Belki biraz fazla sosyal içerikli bir yazı oldu gibi. Ancak amacım biraz eğlenmekti. Eğlenirken de aklıma geldi yazdım. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Ama bu yazıyı okuyan kim varsa şunu unutmasın: Özgürlüklerimiz, bir başkasının özgürlüğünün sınırına kadardır.</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fotobus-yolculuklari-ve-tatil-donusleri%2F&amp;title=Otob%C3%BCs%20Yolculuklar%C4%B1%20ve%20Tatil%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fleri" id="wpa2a_4"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/otobus-yolculuklari-ve-tatil-donusleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşler Karmaşası&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/dusler-karmasasi/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/dusler-karmasasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jul 2008 21:29:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Düş]]></category>
		<category><![CDATA[Karmaşa]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[Genç oğlan soyuyordu genç ve güzel kızı. Dolgun göğüslü,ince belli kızı&#8230; İnce belli bardağından çayı yudumluyordu,pala bıyıklı Osman. Osman&#8217;ın pala bıyıklarının altından hafiften gülümsüyordu&#8230; Gülümseyen bir kız çocuğu köşe başında duruyordu. Elinde elma şekeri. Bir yandan elma şekerini yiyordu. Bir yandan sokakta ip atlayan yaşça büyük ablalarına bakıyordu&#8230; Bakakaldı giden vapurun arkasından. El salladı usulca. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Genç oğlan soyuyordu genç ve güzel kızı. Dolgun göğüslü,ince belli kızı&#8230; İnce belli bardağından çayı yudumluyordu,pala bıyıklı Osman. Osman&#8217;ın pala bıyıklarının altından hafiften gülümsüyordu&#8230; Gülümseyen bir kız çocuğu köşe başında duruyordu. Elinde elma şekeri. Bir yandan elma şekerini yiyordu. Bir yandan sokakta ip atlayan yaşça büyük ablalarına bakıyordu&#8230; Bakakaldı giden vapurun arkasından. El salladı usulca. Ama o görmedi. Zaten şimdiye kadar hiç görmemişti&#8230; Görmüyordu çocukluğundan bu yana. Çiçek hastalığı ondan renkleri almıştı. Ne de özlemişti deniz mavisini&#8230; Mavi deniz sessiz ve sakindi. Birde sigara yakmıştı ki yanına değme keyfine gitsin. Çayını yudumluyordu ince belli bardağından&#8230; İnce belli,dolgun göğüslü kız çırılçıplak kalmıştı. Genç oğlan da çıplaktı. Beline sarıldı kızın,iki ateşli beden şimdi birbirine kavuşmuştu. Bedenler ateşten&#8230; Ateş gibiydi bardak. Pala Osman&#8217;ın eli yandı. Pala Osman&#8217;ın pala bıyıklarının altındaki gülümseme yerini acıya bıraktı. Ana avrat sövdü&#8230; Anası çağırıyodu elma şekerli gülen yüzlü kızı. Annesinin sesine yanıt verdi,geliyorum diye&#8230; Gelemedi gitti,giden vapur. Bekledi bekledi ne gelen oldu,ne de el sallamasını gören&#8230; Görmüyordu belki renkleri. Ama hissedebiliyordu çok gören gözden fazlasını. Elleriyle bakıyordu dünyaya. Elleriyle görüyordu denizi&#8230; Denize fırlattı biten sigarasını. Anında söndü ateş&#8230; Ateşle denizin birleşmesi gibiydi iki çıplak bedenin kavuşması. İnce belli güzel kız ter içindeydi. Terleri söndürüyordu ateşlerini artık. Nefes nefese&#8230; Derin bir nefes çekti içine Pala Osman. Çayın ücretini ödeyip kalktı. Pala bıyıklarının altından gülümsüyordu&#8230; Elma şekerini bitirmişti,anası yemek yapmıştı küçük kıza. Acıkmıştı,önüne konan tabağı sıyırdı&#8230; Vapur kıyıya gelmişti yine. İnen insanların arasından sıyrılan yüzü gördü. Oydu. Sarıldılar&#8230; Sarılmıştı ellerinin duyusuna bir kere. Artık görmese de önemli değildi&#8230;</p>
<p>Hayatım karman çorman. Her bakımdan karışık. Garson sordu;&#8221;Abi ne istersiniz?&#8221; Menüye saatlerce bakınca bir şey istemek lazım diye düşündü galiba garson. Karar verememiştim. &#8220;Sen bana karışık balık ızgara getir, ortaya bir de karışık salata&#8230;&#8221; &#8220;Olur abi&#8221; dedi ve gitti. &#8220;Yanına rakımı da unutma&#8230;&#8221; &#8220;Tamam abi&#8221;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fdusler-karmasasi%2F&amp;title=D%C3%BC%C5%9Fler%20Karma%C5%9Fas%C4%B1%26%238230%3B" id="wpa2a_6"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/dusler-karmasasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

