<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nightologist © Since 2006 &#187; Hüzün</title>
	<atom:link href="http://www.nightologist.net/tag/huzun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nightologist.net</link>
	<description>Gecenin Bilimi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 09:57:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Keep Walking&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/keep-walking/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/keep-walking/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 20:21:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Keep Walking]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Yürümeye devam etmelisin hayatın boyunca. Hiç yılmadan,yorulmadan. Sürekli ve sürekli. Evet adaletsiz bir sistem bu hayat. Ama bu senin hayatta kalma koşulun. Düşsende,yılsanda hatta düşürülsende,yıldırılsan da&#8230; Yeri gelir en kıymet verdiğin insan ya da insanlardan kazık yersin,tekme yersin. Yapayalnız kalırsın. Hatta o kadar yalnız kalırsın ki kendi sesin bile sana çok gelmeye başlar. Ama yılmamalısın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1054" title="35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/35363_405897517809_701607809_4584719_2622798_n-400x266.jpg" alt="" width="400" height="266" /></a></center></p>
<p>Yürümeye devam etmelisin hayatın boyunca. Hiç yılmadan,yorulmadan. Sürekli ve sürekli. Evet adaletsiz bir sistem bu hayat. Ama bu senin hayatta kalma koşulun. Düşsende,yılsanda hatta düşürülsende,yıldırılsan da&#8230; Yeri gelir en kıymet verdiğin insan ya da insanlardan kazık yersin,tekme yersin. Yapayalnız kalırsın. Hatta o kadar yalnız kalırsın ki kendi sesin bile sana çok gelmeye başlar. Ama yılmamalısın asla. Düşmene inat,düşürülmene inat,kazıklara inat yeniden yürümelisin. Durmadan. Hayatında alacağın son nefese kadar.</p>
<p>Ama işta insansın sonuçta. Aklının oyunları ise senin işte en büyük düşmanın. Eskiler,maziler,anılar&#8230; İnsanı en çok yoranlar&#8230; Aklına gelince hüzünlenirsin. İçinde bir yerler yanar. Tüter,kavrulur. Zaman dersin. Ama o zaman herşeyi güzelleştirmez. Bir yer mutlaka bir zaman kanar&#8230; Ama yine de yılmamak zorundasındır. Ne dedik,Keep Walking&#8230; Yürümeye devam&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Yoruldum&#8230; Fotoğraf Barış Kemal Kirik&#8217;tendir&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/keep-walking/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bırakta Ağlayayım&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/birakta-aglayayim/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/birakta-aglayayim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Jul 2010 21:47:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşka Dair]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=970</guid>
		<description><![CDATA[Bırakta ağlayayım bu gece. Belki başını yasladığın omzumun sıcaklığını yitirmesindendir. Kirpiklerimin gereksiz tuzlanmasındandır belki de içimdeki bu sıkıntı&#8230; Ama bırakta ağlayayım. Sadece ağlamak istediğimden olsun bu sefer&#8230; Kendime ve kaderime isyanımdan&#8230; Sen anlama nedenimi ama ben yine de ağlayayım&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/37111267157321.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-989" title="37111267157321" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/37111267157321-183x300.jpg" alt="" width="183" height="300" /></a></center></p>
<p>Bırakta ağlayayım bu gece. Belki başını yasladığın omzumun sıcaklığını yitirmesindendir. Kirpiklerimin gereksiz tuzlanmasındandır belki de içimdeki bu sıkıntı&#8230; Ama bırakta ağlayayım. Sadece ağlamak istediğimden olsun bu sefer&#8230; Kendime ve kaderime isyanımdan&#8230; Sen anlama nedenimi ama ben yine de ağlayayım&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/birakta-aglayayim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatın&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/hayatin/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/hayatin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2010 21:17:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1041</guid>
		<description><![CDATA[Ben böyle işin içine sıçayım mı diyeyim ne diyeyim bilmiyorum. Yani müneccimlikten midir nedir bilmiyorum daha önce yazdığım bir yazı tek tek gerçekleşiyor. (Bknz: Kendime Alışmam Lazım)Ulan var ya ben bu hayatın&#8230; noktasındayım. Dostum gitti uzaklara. Gidelim mi derken adam bastı gitti. 3ay yok. Kardeşim dediğim insansa bugün yarın evlenir. Kendi ilişkimse tam anlamıyla çıkmaza [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ben böyle işin içine sıçayım mı diyeyim ne diyeyim bilmiyorum. Yani müneccimlikten midir nedir bilmiyorum daha önce yazdığım bir yazı tek tek gerçekleşiyor. (Bknz: <a href="http://www.nightologist.net/kendime-alismam-lazim/" target="_blank">Kendime Alışmam Lazım</a>)Ulan var ya ben bu hayatın&#8230; noktasındayım.</p>
<p>Dostum gitti uzaklara. Gidelim mi derken adam bastı gitti. 3ay yok. Kardeşim dediğim insansa bugün yarın evlenir. Kendi ilişkimse tam anlamıyla çıkmaza girdi. Topluyorum,çarpıyorum,çıkarıyorum,bölüyorum olmuyor. Olmuyor usta. Ne desem olmuyor. Ne yapsam olmuyor. Bir adım ileriye gidemiyorum. Bin adım geriye gidiyorum. Hangisi koyuyor tam olarak bilmiyorum ama üçü birden koyuyor bana. Ne zırh kaldı,ne kalkan. Yuh artık&#8230;</p>
<p>O değilde bilerek yaşamak. Gün saymak. İster istemez insan sayıyor. İster istemez insan biliyor sonucunu. Sonucunu bilmek değil gününü biliyor. Hani insan öleceğini bilir yaşar. Bir de hangi gün öleceğini bilerek yaşamak. Kesin tarih vermek. Ne kadar mutlu olabilir,ne kadar hevesli olabilir. Ya da ne kadar istekli olabilir. Olabilir mi? Her uğraşının sonucunun olmadığını bilmek. Sevk kalır mı insanda?</p>
<p>Bilmiyorum iyice kitlendim. Söylesem tesiri yok,sussam gönül razı değil. Ama istemiyorum. İkinci yolu istiyorum. Başka bir şey istemiyorum. Bugün son olmasın istemiyorum&#8230;</p>
<p>Kısacası korkuyorum. Gittikçe yalnızlaşıyorum&#8230;Ve bu beklediğimden hızlı olacak. 19günde olacak şey. 1ayda tamamlanacak bir şey&#8230; Böyle mi oluyor yaşlanmak?</p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/hayatin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dip Notlarıma Gömün Beni&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/dip-notlarima-gomun-beni/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/dip-notlarima-gomun-beni/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 20:27:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Dip not]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=988</guid>
		<description><![CDATA[Dip notlarıma gömün beni. Zira o notlardır açıklamalarım. Hüzünlerden daha ziyade belki mutluluklarımdır. Belki kendimce isyanlarımdır. Ama beni onlara gömün. Beni anlatırlar her bir kelimesinde. Beni tasvir ederler. Duygularımın en saf halleridir&#8230; Kalem arkası: Suskunum ve üzgünüm&#8230; Special thanks for photo; Photographer: Barış Kemal Kirik Photo name: !]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></center><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/37111267157321.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-989" title="37111267157321" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/37111267157321-183x300.jpg" alt="" width="183" height="300" /></a></p>
<p>Dip notlarıma gömün beni. Zira o notlardır açıklamalarım. Hüzünlerden daha ziyade belki mutluluklarımdır. Belki kendimce isyanlarımdır. Ama beni onlara gömün. Beni anlatırlar her bir kelimesinde. Beni tasvir ederler. Duygularımın en saf halleridir&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Suskunum ve üzgünüm&#8230;</em></p>
<p></br><br />
</br><br />
<em><br />
Special thanks for photo;<br />
Photographer: Barış Kemal Kirik<br />
Photo name: <a href="http://www.fotoiz.com/index.php?bmFtZT1mb3RvbGFyJmZpbGU9aW5kZXgmYWx0YmFzbGlrPWdvc3RlciZmb3RvSUQ9MjEzMzIzJmlkPTM=" target="_blank">!</a><br />
</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/dip-notlarima-gomun-beni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Git&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/git/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/git/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2009 19:27:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Git]]></category>
		<category><![CDATA[Gitme]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Kal]]></category>
		<category><![CDATA[Keder]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgili]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[Git bakalım gidesin geldi yine. Gelesinin geldiği gibi gidesin de geldi. Ve her geliş-gidişlerinde cebinde kısmî mutluluklar ardına gizlenmiş mutsuzluklar getirdin. Ve yine kısmî mutluluklarının ardına sakladın mutsuzlukları. Yine cebinden çıkan elma şekerinin elması bozuk çıktı. Halbuki ne tatlıydı kırmızı şekeri. Yine mide bulandırıcı,yine ağız tadını bozucu. Ama en çokta yürekte dinmeyen bir sızı. Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-medium wp-image-817" title="Amca" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/new_barr3a-193x300.jpg" alt="Amca" width="193" height="300" /></center></p>
<p>Git bakalım gidesin geldi yine. Gelesinin geldiği gibi gidesin de geldi. Ve her geliş-gidişlerinde cebinde kısmî mutluluklar ardına gizlenmiş mutsuzluklar getirdin. Ve yine kısmî mutluluklarının ardına sakladın mutsuzlukları. Yine cebinden çıkan elma şekerinin elması bozuk çıktı. Halbuki ne tatlıydı kırmızı şekeri. Yine mide bulandırıcı,yine ağız tadını bozucu. Ama en çokta yürekte dinmeyen bir sızı. Yine istediğin olsun. Yine git bakalım&#8230;</p>
<p>Mutlu olacağını düşündün giderken. Benimle mutlu olduğun zamanları tek kalemde sildin. O zamanların ne bir kıymetini ne de bir değerini düşünmeden,gözlerinin yaşına bakmadan o anların katili olmaya karar verdin giderken&#8230; Huzurlu olacağını düşündün giderken. Belediyenin çevreye verdiği gibi bir rahatsızlık değildi ki özür dileyeyim. Su borusu döşemiyordum ki caddelerine. Eskavatörleri çalıştırmadım ki. İyi bir şeyler yapmak rahatsızlık veriyorsa eğer çevreye verdiğim rahatsızlıktan dolayı dilemiyorum özür. Tüm bunlara rağmen dertleştiğin anların da katili oldun&#8230;</p>
<p>Öyle ya da böyle gittin. Bir şekilde,bir bahaneyle,bin bir nedenle. İyi dileklerin senin olsun,sen gittikten sonra dileklerin de kalmasın bana. Madem gidiyorsun umurunu al da git. Umursama artık ne beni ne de halimi. Boşver git işte&#8230; Madem gidiyorsun&#8230; Gitme demeyeceğim&#8230;</p>
<p>Git&#8230;<br />
</br><br />
&#8230;&#8230;&#8230;.<br />
</br><br />
me&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Thanks for Photo;</em><br />
<em>Photographer: Barış Kemal Kirik</em><br />
<em>Edited: Ayhan Baltacıoğlu</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/git/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Kralın Düşüsü&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/bir-kralin-dususu/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/bir-kralin-dususu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 21:49:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Aslan]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Keder]]></category>
		<category><![CDATA[Kral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=788</guid>
		<description><![CDATA[Dünyayı kılıçtan geçirir. Kükredi mi herkes dize gelir&#8230; Kendi yüreği hariç&#8230; Yüreğinden vurma yeter ki&#8230; Öldür daha iyi&#8230; Allah&#8217;ım&#8230; Affet beni&#8230; Taşıyamıyorum bu yükü&#8230; Al canımı,yeter ki çektirme bu çileyi&#8230; Yalvarıyorum&#8230; Special thanks for photo; Photographer: Mertkan Seçkin Photo Name: Bir Kralın Çaresizliği]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-medium wp-image-787" title="Bir Kralın çaresizliği..." src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/bae6f5e3b6c6cb019116e1d538de3c3a-300x300.jpg" alt="Bir Kralın çaresizliği..." width="300" height="300" /></center></p>
<p>Dünyayı kılıçtan geçirir. Kükredi mi herkes dize gelir&#8230; Kendi yüreği hariç&#8230; Yüreğinden vurma yeter ki&#8230; Öldür daha iyi&#8230;</p>
<p>Allah&#8217;ım&#8230; Affet beni&#8230; Taşıyamıyorum bu yükü&#8230; Al canımı,yeter ki çektirme bu çileyi&#8230; Yalvarıyorum&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Special thanks for photo;</em><br />
<em>Photographer: Mertkan Seçkin</em><br />
<em>Photo Name: <a href="http://www.fotokritik.com/205500" target="_blank">Bir Kralın Çaresizliği</a></em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/bir-kralin-dususu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Huzuru Mahşere Kalsın Hesabım&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2009 20:04:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Gecenin Çığlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şiirsel]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan]]></category>
		<category><![CDATA[Dert]]></category>
		<category><![CDATA[Doğmamış Çocuğa Mektup]]></category>
		<category><![CDATA[Hazal]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Keder]]></category>
		<category><![CDATA[Mahşer]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Soru]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Mumcu]]></category>
		<category><![CDATA[Zeki Müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[26 yaşındayım. Bir çok okuyucum için çocuk sayılacak bir yaştayım. Çoğu okuyucumla aynı yaştayım ya da onlardan büyük sayılırım. Matematiksel olarak durum bu şekilde&#8230;Metamatikten haz etmem,edeni de sevmem. Giriş paragrafından sonra büyük ihtimal yazı inanılmaz bir şekilde uzun,karmaşık ve sıkıcı olacak. Ama bunu bu sefer bilerek yapıyorum. Okumasını istediğim kişi okuyacak mı diye merak ediyorum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-medium wp-image-774" title="Hazal" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/new_resim-6367-copy-400x266.jpg" alt="Hazan" width="400" height="266" /></p>
<p></center></p>
<p>26 yaşındayım. Bir çok okuyucum için çocuk sayılacak bir yaştayım. Çoğu okuyucumla aynı yaştayım ya da onlardan büyük sayılırım. Matematiksel olarak durum bu şekilde&#8230;Metamatikten haz etmem,edeni de sevmem. Giriş paragrafından sonra büyük ihtimal yazı inanılmaz bir şekilde uzun,karmaşık ve sıkıcı olacak. Ama bunu bu sefer bilerek yapıyorum. Okumasını istediğim kişi okuyacak mı diye merak ediyorum çünkü. O sevmez uzun ve sıkıcı bunalım yazılarını. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Son 1 haftayı geçkin süre boyunca hayatımı inceledim. İlk sorularım ne yaptım oldu 26yıldır. Ne mi yaptım bu koca 26yılda? Basit şekilde anlatmak gerekirse bu hayatın kıçına parmak atanlardan birisi oldum. İlk okulda ali topu at derken sıra arkadaşım ben Uğur Mumcu&#8217;nun kitaplarını okuyordum. Hatırlarsınız 15tatil ödevleri vardı o zamanlar. Kitap okuyun,özetini çıkarın gelin derlerdi öğretmenlerimiz. Bende okudum. Sonra sevgili öğretmenim telefon açtı aileme; &#8220;Bu özet iyi olmuşta biraz yaşına uygun olsa&#8221; dedi. Okuduğum kitapta dün gibi hatırlarım Uğur Mumcu&#8217;nun ölmeden önce yazmakta olduğu &#8220;Kürt Dosyası&#8221; adlı kitaptı. Sonrasında &#8220;Uygun&#8221; olan bir kitabın özetini çıkardım. İsmi de &#8220;Doğmamış Çocuğa Mektuplar&#8221; idi. Zora ki eğitimin zora ki kitplarından birisi idi.</p>
<p>Eh benim çocukluğum parmak hesabı ile 90&#8242;lı yıllara denk gelir. Tv&#8217;larda TRT harici bir kanal yoktu o zamanlar. Ama bir de Türkiye&#8217;nin ilk özel kanalı ON açıldı sonradan. O zamanlar kaliteli programlar vardı. Kim kiminle düzüşüyor,Yemek yaptım beğenmezsen zıkkımın kökünü ye tarzında programlar yoktu. Hatta magazin bile yoktu. Kısacası medya tarafından tecavüze uğramamış bir çocukluğum oldu bu sayede. O zamanlar CD&#8217;lerde yoktu. Varsa yoksa kaset çalarlar. Bizim aile benim hayatımın içine etmeye karar verdiklerinden olsa gerek o kaset çalarda sabahtan akşama kadar Zeki Müren çalardı. Şimdilerde bakıyorum da kaliteymiş usta bu müzik. Halen daha kulağımda anam ütü yaparken Zeki&#8217;ye eşlik edişinin sesi vardır.</p>
<p>Diyorum ya çoğuna garip gelecek bir hayat yaşadım bu zamana kadar. Öyle Türk filmlerine de kanmadım. Ama okudum pembe romanları,kırmızı romanları. O zamanlar inanılmaz derecede okurdum. Şimdilerde anatomi atlası okuduğuma bakmayın siz. Aşkı ve sevgiyi o romanlardan okudum. O romanları yazanların Allah cezasını versin. Hep safsataymış. Ama hamurum yoğrulurken okuduğum için içine işlemiş o duygular. Halbuki şimdi öyle mi?</p>
<p>Değil. İnsanlar iyice garipleştiler. Biz çıkar gütmeyen insanlar yalan olan kesime girdik. Çıkarcılar ise doğru olan kesime girdiler. Yani sen ne yaparsan yap göt olmaktan başka sonucun yok. Sen ne kadar iyi olursan ol,seni nasıl görmek istiyorlarsa öyle görüyorlar lafı doğrulandığı kadar,üstüne bir de sen iyi niyetli olduğun için kötüler ve yalancılar kesimine giriyorsun. Yani gerçek olanlar yalan, yalan olanlar gerçek oldu. Bunları görecek yüreklere mühür vuruldu. Bir garipleşti insanlar. Hemde çok garipleşti&#8230;</p>
<p>Dönüp baktım bir kez daha hayatıma bunları yazarken. Ne çok vadireler atlatmışım ve halen daha atlatmaktayım. Büyüdüm mü hemde çok büyüdüm. Hayatın kıçına parmak atmışım bir kere. Bir dans pistinde oynuyoruz hayat ile ben. Her adımını görüyorum önceden. Bu konuda mutlu muyum derseniz evet mutluyum. Ancak bir konu var ki bu kadar görüp hissederken dinlenmemek ve adam yerine konmamak işte o koyuyor adama. Görüyorsun,hissediyorsun üstüne yetmiyor söylüyorsun ama insan yerine konmuyorsun işte adama bu koyuyor. Yahu ne var bir başkasının tecrübelerinden yola çıkarak temkinli olmakta? Yani aptal insan kategorisine girmesen ya. Çünkü başkalarının tecrübelerini yaşayarak tasdiklemek aptallıktan başka bir bok değildir. Ama gel anlat. Anlatmaya kalktın mı senden kötüsü olmaz&#8230;</p>
<p>Ne var yani bir insandan nefret etmek kadar doğal bir şey var da,sevmek anormal oluyor? Anemnezimi anlatmıyorum. Okumasını arzuladığım insan anlayacaktır. Söyler misin bana O kişi bundan daha doğal bir şey var mı? Senden nefret etmek doğalken sevmek neden bu kadar anormal? Ben insan değil miyim? Ufak bir soru? Davranışlarından yaptığım çıkarımlar benim dünyanın en kötü insan olduğum yönünde. Peki o zaman neden bu insanla görüşmektesin? Öyle ya da böyle? Boşversene&#8230; Dikkatini çekerim bu adam hayatın kıçına parmak attı. İnsanları 1saatlik muhabbetle tanıyor ve hiç yanılmıyor tahminlerinde. Neden bu ayak oyunları ve de bu dans?</p>
<p>İşin anlaşılmayan noktası bu galiba. Çıkarcı bir insan olmamam. Yani insanların çoğu çıkar ilişkilerindeyken benim kel aynak misali olmamdan kaynaklı. Kimisi para,kimisi gönül eğlencesi,kimisi sex ararken,ben bu ilişkiye ısınamadım diye inceden çekip giderken laf arasında ah çıplak bedeninde gezdiremedim ellerimi istekleri yatarken bir kez olsun düşünemeyenin söylemlerinin yalancı olması zaten kaçınılmazdır. Yani düşünsenize bir kere patronun götünü yalarsınız iyi bir mevkiye gelmek için. Sevgilinizin götünü yalarsınız ayrılmamak için ya da sevişmek için. Olmadı mı kibar bir şekilde siktiri basarsınız. Hayat budur. Çevrenize iyice bakın. Sizin başarısız saydığınız insanların bir çoğu dilini birilerinin götünü yalamak için kullanmamışlardır. Onlar onurlarıyla yaşarlar. Alınları aktır. Peki siz neredesiniz? Kendinize bunu sorun. Hocanızın,patronunuzun yahut sevgilinizin kıçını yalayarak geçici mevzularda mutlu oldunuz yahut başarılı oldunuz ne yazar&#8230; Siz insanoğluna bahşedilmiş en büyük ve en ağır sorumluluğu anlık zevk için bir kenara bırakmışsınız. Siz insan mı oldunuz bu sayede? Ya da mutlu mu? Size ufak bir hikaye&#8230; (Ben aptal olduğum için anca basıyor kafa, bakın daha önce bu hikayeye giriş yapmışım ama anamnez size yine yok&#8230; <a href="http://www.nightologist.net/insan-iliskilerine-dair/" target="_blank">Tıkla da bir zahmet bakıver&#8230;</a> )</p>
<p>Benim hayatımda çok önemli olan bir kaç kişiden birisinin hikayesini anlatacağım size. Hani ıssız adaya düşsen 3şey al deseler 3şeyden birisi olur. Ya da ölürken elini tutan insanın kim olmasını istersin diye sorsalar O diyeceğim birisi. Ya da yine ölürken film şeridi geçerken gözümün önünden son olarak O&#8217;nun gülüşünü görmek isteyeceğim birisinin hikayesi&#8230; Gel zaman git zaman O kişi birisiyle kurdu ilişkisini. Sevmedi,sevilmedi. 1-2 aya kalmadan ısınılmadı ilişkiye bahanesi sürüldü karşısına. Bitti gitti. Bariz çıkardı ilişkisi. Dedim ya çıplak bedeninde dolaşamamıştı elleri O&#8217;nun sözde sevgilisinin elleri. Bu hikayede 3kahraman vardı. Birisi bu ikisi 3. kişi ise bendim. Anlatmak bir çare. İnsanlara bir şeyi anlatmak zor zanaat. Hayatı kitapların arasında geçmiş,O&#8217;nun yaşı kadar sevgilisi olmuş, ufak bir hesapla 5bini geçkin insanı tanımış birisi olsam da yeteneksiz olduğum bir konu bir şeyi anlatmaktır. Bunu O&#8217;na ilk kez anlatıyorum burada. Ama adımın Ayhan olduğundan emin olduğum kadar iyi biliyorum ki yine anlamayacak. Yine kötü ben olacağım. Ve anlamadığı bir nokta ise gün gelecek haklı olduğumu sonuna kadar görecek. Şimdi bana bok atıyor diyecek. Varsın desin. Daha önceki yazılarımda dediğim gibi bok atmak için önce kendi elini boka sokacaksın. Ve aslında kendisi de iyi bilir pek boşa konuşmam. Dediklerim çıkıyorsa bunun tek sebebi var o da bir şeyler bildiğimdir&#8230; Ama O&#8217;na göre fal baktırmaktır&#8230; Neyse&#8230;</p>
<p>Gün gelecek bir gün gelecek. Hani o mutluluğun sahte olmadığı günler. İşin üzücü yanı hep O&#8217;nunla gelsin isterdim o günün. Hep dualarım o yönde oldu ve öyle de olacak. Ben henüz ölmedim. Ben ölünce umutlarım sönecek. Ama gün geldiğinde ya ben ben olmazsam. En büyük korkum bu işte. O bunu hiç anlamadı. Anlamayacakta. Ne verdiğim değeri anladı. Ne de anlayacak. Bu yüzden bıraktım artık herşeyi. Hesabım kalsın huzuru mahşere. O gün geldiğinde O&#8217;na sormayacaklar mı bu adama neden böyle davrandın üzdün diye. Bilmiyordum dediğinde sormayacaklar mı O&#8217;na; Sana söylemedi mi,anlatmadı mı yıllarca diye. Görmedim deyince sormayacaklar mı biz sana 2göz verdik bir de gönül gözü verdik diye. Düşünemedim deyince sana varlıklar arasında en gelişmiş beyni vermedik mi diye sormayacaklar mı. Soracaklar. Sorulacağına eminim. Ama o güne kadar bir şey olmazsa kimse benden af dilemesin. Çünkü o güne kadar ben mutlaka demişimdir,anlatmaya çalışmışımdır,göstermek için çabalamışımdır. Üzülmüşümdür. Yüreğim yanmıştır. O gün özür dilemesinler. Affetmeyeceğim. İki elim yakanda olsun denir ya,işte ondan&#8230;</p>
<p>Hep farklı yaşadım,farklı hissettim. Ama bir kez olsun çıkar peşinde koşmadım. Harama el uzatmadım. Baba parası yedim yeri geldi ama artık herşey değişti. Babamın aldığı arabanın ve yine onun doldurduğu depoyla hava atmadım. Herşeyi kendim yaptım. Kendi imkanım ve kendi özverimle yaptım. Ben hep farklı oldum. Farklı sevdim işte bu yüzden. Farklı aşık oldum bu yüzden. Elimi uzatamadım bile&#8230; Ama değerim&#8230; Bunun da hesabı kalsın huzuru mahşere&#8230; Bu saatten sonra umurumda değil&#8230; Yaptıklarım,yapamadıklarım,arzularım,isteklerim,hüzünlerim,kederlerim,sevdam,sevdiğim,umutlarım hepsi kalsın artık yerin 7kat altındaki hesaplaşmaya&#8230;</p>
<p>Fotoğrafın ismi <a href="http://www.fotoiz.com/index.php?bmFtZT1mb3RvbGFyJmZpbGU9aW5kZXgmYWx0YmFzbGlrPWdvc3RlciZmb3RvSUQ9NjcxMTMmaWQ9Mw==" target="_blank">Hazal</a>. Sevgili dostum Barış Kemal tarafından pozlandı. Hazal henüz 19yaşındaydı. Ve sürmezdi ellerine yumuşatıcı kremlerden. Zira hayat yumuşak değildi. Kremle de yumuşatılacak değildi. Elleri bu yüzden sertti kimisine göre. Kimisine göre by-pass&#8217;ta çıplak kalbe dokunmak gibi heyecanlıydı. Hazal,henüz 19yaşındaydı. Hayatı ıskalamaya lüksü yoktu. Ama çok kez ıskaladı kimine göre&#8230; O hep kötü oldu,doğruyu söylediği için. Yalanlar doğru,doğrular yalan olmuştu bu boktan hayatta. Bir gece aldı ellerini yüzüne. 2 damla yaşla süsledi yumuşatıcız ellerini&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Okudun mu? Yahut anladın mı?</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/huzuru-mahsere-kalsin-hesabim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ruh Kanseri ve Tedavisi&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/ruh-kanseri-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/ruh-kanseri-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2009 21:07:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Depresif]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh.Kanser]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=766</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 3yıl önce ruh kanseri oldum. Ama bu bildiğiniz kanserlerden değil ne yazık ki. Tedavisi kanserin sebebi olandır. İlk belirtileri arasında mutsuzluk yatar. Kronik şekilde mutsuz olursunuz. Bir dakika önce gülerken bir dakika sonra ağlıyor olursunuz. Ki depresyon artık arkadaşınız,hüzün meyiniz olmuştur. Gecelerin daha karanlık geldiği anları yaşarsınız. Seconder belirtiler arasında alışma durumu görülür. Mutsuz,hüzünlü,depresif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 3yıl önce ruh kanseri oldum. Ama bu bildiğiniz kanserlerden değil ne yazık ki. Tedavisi kanserin sebebi olandır. İlk belirtileri arasında mutsuzluk yatar. Kronik şekilde mutsuz olursunuz. Bir dakika önce gülerken bir dakika sonra ağlıyor olursunuz. Ki depresyon artık arkadaşınız,hüzün meyiniz olmuştur. Gecelerin daha karanlık geldiği anları yaşarsınız. Seconder belirtiler arasında alışma durumu görülür. Mutsuz,hüzünlü,depresif olmaya alışırsınız. Gündüzlerden nefret edip geceleri sevmeye başlarsınız. Tüm şehir uyuduğunda uyanık olmayı,gün doğduğunda yatmayı alışkanlık haline getirirsiniz. Sizi daha önceden tanıyanlar bu halinize sitem edebilirler amasiz vurdum duymaz olduğunuzdan sallamazsınız bile. Tersiyer döneminde kısa süreli asilikle baş gösteren soğukkanlılık ve bir nebze umut belirir. Bu evrede aşırı derecede vurdum duymaz olursunuz ki,hani derler ya kesseler acımaz. İşte o haldedir. Asiliğin gösterildiği yer ise kanserinizi yenecek olan,aynı zamanda sebebi olan ilacın verilmemesine karşı yapılandır. Umudunuz ise belki bir şekilde o ilaçtan bir nebze olsun verilirdir. Tüm bu evrelerde kanser geri dönebilir. Ruhunuz yaşayabilir. İlaç verilirse tabi ki. Verilmezse en kötü evreye geçer&#8230;</p>
<p>4. evrede diğer 3evrenin toplamındaki duyguların yanında ölümden korkmamak hatta mümkünse hemen gelsin duyguları hakimdir. İş işten geçmiştir. Ruhunuz son nefesini vermek üzeredir. Siz,ruhunuz değişmiştir. Irreverseble değişimler olmuştur. Altın tepsi de bile sunulsa çok geç kaldın denilecek bir durumdasınızdır. Artık hayattan tek beklentiniz ölümü hediye etmesidir&#8230; Ve geldiğinde yüzünüzde bir gülümseme,gözleriniz açık son bulur&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: 3.evredeyim. İlacı veren çıktı işin içinden imkansız diye ama hiç inanmadı ki imkansızın olmadığına&#8230; Ya da bana&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/ruh-kanseri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19:05 Treni</title>
		<link>http://www.nightologist.net/1905-treni/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/1905-treni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 19:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Dizel]]></category>
		<category><![CDATA[Gar]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Motor]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Peron]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD]]></category>
		<category><![CDATA[Tren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Her saat bir tren kalkar peronlardan. Bir bilinmezliğe,ağır ağır.Dizel motorunun gürültüsünde bırakır garı.  İçinde yüzlerce umut taşır. Yüzlerce acı,yüzlerce hüzün. Bir yüzün arkasına saklanmış duygular. Bilinmeze yolculuktur her tren yolculuğu. Ne bekler varılacak yerde? Ya da bu tren yapar mı rötar? Kimse bilmez. Kalkışları dakiktir trenlerin varışları ise sembolik. Ama taşıdıkları insanlar gerçektir,bu hayatın bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-medium wp-image-674" title="19:05" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/new_as1-400x266.jpg" alt="19:05" width="400" height="266" /></center></p>
<p>Her saat bir tren kalkar peronlardan. Bir bilinmezliğe,ağır ağır.Dizel motorunun gürültüsünde bırakır garı.  İçinde yüzlerce umut taşır. Yüzlerce acı,yüzlerce hüzün. Bir yüzün arkasına saklanmış duygular. Bilinmeze yolculuktur her tren yolculuğu. Ne bekler varılacak yerde? Ya da bu tren yapar mı rötar? Kimse bilmez. Kalkışları dakiktir trenlerin varışları ise sembolik. Ama taşıdıkları insanlar gerçektir,bu hayatın bir parçasıdırlar. Acılarıyla,hüzünleriyle,mutluluklarıyla,sevinçleriyle. Kısaca her insani duygularıyla gerçektirler&#8230;</p>
<p>Bilmem bu tren nereden gelir nereye gider. Binmek isterim. Sorarım kaptana gider mi buralardan uzaklara,evet diyerek yanıtlar yılların verdiği,tren yollarının verdiği dinginlikle. Tren yolları sessizdir,sakindir. Geçtiği yerlerde belki çocuklar koşarlar arkasından. Belki kimse koşmaz. Usuldan bakan inekleri saymazsak bakanı da yoktur trenlere. Trenler yalnızlık taşırlar. Bir o şehirden bir bu şehire. Yalnızlıklar bavullar dolusudur. Her yolcunun yüreğinin bir yanı doludur yalnızlıkla. Ama özlemse yalnızlığın doldurduğu bardak işte o zaman varış yerinde sevinçler vardır. Sevinçlerin göz yaşları. Ama yoksa o bardak, yani özlenene kavuşma yoksa bir bavulluk yer de onun için açılır. Onun yeri sabittir artık. Nereye giderse gitsin hep o bavulun sahibi mutlak bakar ufka. Bir gün doğumunda yakalar mıyım o sevinci diye. Bir anlık olsa da yakalar bazen. Bir anlık güneşin ilk ışıklarının içini ısıttığını hisseder. Ve sonra yine kara ayaz başlar yürekte&#8230;</p>
<p>Tren yolculukları güzeldir. Bir yerden bir yere en yavaş şekilde ulaştırır. Ama en çok insan ve en çok insani duygunun olduğu yolculuklardır. Sabah kahvesini içerken hiç tanımadığın biriyle &#8220;Hemşerim nerelisin&#8221; sorusuyla başlayan sohbetin keyfi yoktur hiç bir yolculukta. Ve hiç bir yolculuk ikilem yaşatmaz. Hem gitmek hem gitmemek ikilemini. Ağır ağır titretirken rayları tren bir yandan kanatlanıp uçmak ister insan. Bir an önce varayım diye&#8230; Bir yandansa ilk garda ineyim geri döneyim der insan&#8230; Hele de yalnızlığı doldurmuyorsa özlemin bardağını. Yani yalnızlığı en yakın dostu olanlar içindir bu&#8230;</p>
<p>Sordum kaptana gider mi bu tren;beni benden alıp bambaşka biri yapabilir mi diye. Sormaya devam ettim. Peki kaptan,bu tren giderken acılarımı,hüzünlerimi burada bıraktırır mı diye. Sordum hemen ardından. Peki kaptan bu tren gider mi;mutluluğun sahte olmadığı o yerlere doğru&#8230; Kaptan çattı kaşlarını. Yak bir sigara dedi. Senin çaren ne bende ne de sende&#8230; Bir sigara sonra düdük çaldı yola koyulmuştuk&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Tren düdük çaldıktan sonra yetişemedin mi trene,sadece arkasından bakanlardan olursun. Ve hiç bir tren geri dönmez hayatının raylarında. Gitti mi gider&#8230;Kıymet bilmeyi bilenlere armağanımdır&#8230;Bilmeyenlere ise,garın soğuk bankları armağan olsun&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/1905-treni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabır&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/sabir/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/sabir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 18:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Altan Erkekli]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Demet Akbağ]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İmkansız]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Pamukoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü]]></category>
		<category><![CDATA[Umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe yaramaz, biraz da yaşamaları gerekir benimle ki tam olarak neyi anlatmak istediğim anlaşılsın. Baştan söyleyeyim bu hikâyeden beni tanıyanların haricinde birilerinin bir şeyler anlayacağını beklemiyorum. Ama genel itibariyle bu hikâyede kaderi ve onun getirisini biraz hayat salatası, biraz da safsata ekleyerek anlatmayı planlıyorum. Takip edenler için söylemem gerekirse daha önce okuduklarınızdan farklı bir şey olmayacak. Müşteri velinimetimizdir mantığıyla, bizde yamuk mal bulunmaz laflarıyla devam ediyoruz işte yolumuza…</p>
<p>Geçtiğim birkaç seneyi irdelediğim zaman, ki bu zaman en az 3yıldan başlar, hiç bitip tükenmeyecek sandığım yıllardı. Ne zamana kadar derseniz geçen yılın bu ayları belki de birkaç ay sonrasına kadardır. Tanıştığım insanlardan tutunda bulunduğum ortamın farklılaşmasıyla başlayan bu süreçte bir şeyler değişti. Hani bir nevi ödül mü desek bu olaya tam olarak bilmiyorum ama sanırım o geçirdiğim buhran dolu 3-4yılın güzel hediyesi gibiydi. Aslında işin doğrusunu söylemek gerekirse mekânın değişiminde fayda varmış. Mekân değişince insanın düşüncesi de mekâna göre şekil alıyor galiba. O buhran dolu yıllarımda imkânsız denen olgunun olduğunu düşünürdüm. Neredeyse hayatımdaki her şey imkânsız gibiydi. Ancak işte mekân değişimiyle imkânsızın olmadığını gördüm. İnsanın maddi sıkıntısı olabilir, iş bulur atlatabilir. İnsanın evinde sıkıntısı vardır, komşusuyla ya da ev sahibiyle. Evini değiştirir daha iyi bir yer bulur huzura erer. Ancak insanın içinde bir sıkıntısı varsa, yani aklında ne yaparsa yapsın bazen o sıkıntıyı atamaz. Atalarımızda bu sözü sanırım bir nevi çıkış yolu olarak görmüşler; “Sıkı can iyidir kolay çıkmaz.” Tamamıyla saçma bir laftır. Daha doğrusu ben ona inanıyorum. Kolay çıkar. Çekersin bıçağı, atlarsın camdan aşağı bak nasıl kolay çıkıyor. Demek ki neymiş; atasözlerine güven olmaz. Bu bir kaçıştır kolay yoldur. Ama bu laf yerine her ne kadar bununla ilintili gibi görünmeyecek gibi olsa da şu lafı benimserim; “Doğru olan zoru başarmaktır.” İşte dayanma gücüm yok denen de bir laf vardır ağızlarda. Sıkıntıda olan insanların ağzında… Beni tanıyan tanır ben sağlam alkol kullanan bir insanımdır. Ateist değilimdir ancak nedense bu ülkede alkol alanların hepsi ateist olarak görüldüğü için belirtmek istedim. Bir şeyi çok iyi bilirim ki Allah (c.c) hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez. Ve yeri geldi mi kulunu sınar. Şimdi anladın mı neden dayanma gücüm yoktur lafına inanmadığımı? Ve asl’olanın zoru başarmak olduğunu? Her neyse ben paragrafın başına döneyim şu buhrandan çıkışıma. Çünkü ismini anmak istediğim birkaç kişi olacak. Ailemin haricinde. (Ailem= Annem, Babamdır gerisi yalandır) Hoş ismini anmak dedim ama burada Ali, Ayşe, Fatma, Hüseyin diye çetele çıkartmayacağım. Üstü kapalı geçeceğim…</p>
<p>Tüm bu olayların, yani buhran öncesinden bahsediyorum, tanıdığım birisi var hayatımda. Söz konusu olan bu kalbi güzel insan, her derdimi dinlemenin yanında, babasının oğlu olmasam da derdime ortak olabilecek ölçüde yardımcı oldu. Ben olsam şöyle yapardım diyerek en basiti. Eee diyeceksiniz ki ulan madem vardı böyle biri hayatında neden buhrana girdin. İşte bazen insan çevresindekilerin kıymetini bilemiyor, bilse de yeteri kadar önem veremiyor. Bir de bu tip insanların huyudur buhran öncesi gelir, sen zaten o yola girmişsindir. Fark edecek durumun yoktur. Ya da aman o çok biliyor, o bilgiç, o bunları yaşamadı ki diyecek konumda oluyorsun. Ben bu konumda o beni anlamıyor diyenler arasındaydım. Ancak anlıyormuş ama benim anlayış kabiliyetim düşmüş ben bunu anlayamamışım. <em>Not: Bu kişiye o kadar mesaj attım insan cevap verir değil mi, buradan huzurunuzda sesleniyorum. Sesime ses ver.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir diğer insan ise buhrandan çıkış dönemimde tanıştığım birisi. Moralim bozuk olduğundan dersi asıp limana içmeye gittiğimde; iyi misin Ayhan, geleyim mi, bak çok içme diye arayan birisi. Şu an arzu ettiği şehirde arzu ettiği bir bölümde mutlu mesut okuyor. Ki çevremde görüp tanıdığım, mutlu olmasını canı gönülden istediğim birisidir kendileri. <em>Kendime Not: Uzun süre oldu acilen bir arayıp hal hatır sormalıyım. </em>Evlerimiz birbirimize yakın olduğundan genelde beraber yürürdük, yürüyüş iyidir zekâ açar mantığıyla, uzun soluklu sohbetlerimiz oldu. Bir de sabahın köründe simit fırınından simit peynir alıp kahvaltı yapmalarımızı saymazsak. Hoş bir kere mi iki kere mi ne yaptık tam hatırlamıyorum ama şunu iyi biliyorum simitler soğudu. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Daha yeni tanışmamıza rağmen bana verdiği akıldan, bana yaptığı kıyaklardan dolayı; genelde açığımı kapatmak tarzında, yani kanka, belki bilmediği belki fark etmediği şekilde bana yardımı çok fazla dokundu. <em>Not: Teşekkürler, google huzurunda. Geleceğim tekrar İstanbul’a.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi bunların haricinde insanlar olmadı mı? Oldu ama hikâye bu değil. Aslında hikâye son cümlede yine bütünlüğünü bulacak. Biliyorum uzun, kafa karıştırıcı bir hikâye oldu. Ama ismi geçmeyen tüm herkese teşekkür etmek görevimizdir. Teşekkürler. Ancak burada birisinden daha söz edeceğim bir diğer paragrafta. Ancak onu anlatmak yerine bir olguyu anlatacağım. O zaten kendisi anlayacaktır. <em>Not: Bu ne biçim bir hikaye oldu. 3kişi haricinde kimse anlamıyor gibi bir durum.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tüm bu süre zarfında tek bir şey öğrendim, çok şey öğrendim de bu en önemlisidir, ki daha öncesinde öğrenmeyi beceremediğim, bildiğim ama uygulayamadığım bir durumdu, o da sabırdır. Şimdi geriye dönüp baktığımda bayağı bir sabırsızmışım. Ve bu yüzden sürekli olarak yeri gelmiş dibe batmışım. Bugünde yaşadıklarımdan sonra insanın eğer kalbi temizse her şeyin istediği gibi olacağını bir kez daha anladım. Her bayramda, her yılbaşında çok gülerek ama az düşünerek izlediğimiz bir tiyatro oyunu vardır. Sen hiç ateşböceği gördün mü adlı tiyatro oyunu. O oyunda Demet Akbağ işe başlamak için başvurduğu müdüre, ki burada o kişi Altan Erkekli’dir, şu cümleyi söyler: “Zoru hemen başarırım, imkansız biraz zaman alır.” Aslında gülünür geçilir ama tam adam akıllı bir cümledir bana göre. Sabretmeyi, Umut etmeyi bilen bir insanın tek diyeceği cümledir. Bir de kalbini temiz tutanın. Bir de Osman Pamukoğlu’nun bir sözü vardır; “Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur” diye. Tüm bu umutsal yaklaşımlar bir araya geldiğinde, bir insanda toplandığında o insanın yapamayacağı şey yoktur. Sabır, Umut, İmkânsız demek saçmadır ve Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur laflarına inanan, yürekten inanan insan için keder, hüzün ve mutsuzluk gelip geçicidir. İşte o zaman boğulmakta olan imam gibi olursun; ancak sana gönderilen kurtarma ekiplerini kimin işi olduğunu anlarsın.<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Yeter ki yürekten iste; o mutlaka olur. </em></p>
<p><a class="a2a_dd addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share/Bookmark"/></a> </p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/sabir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
