<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nightologist.Net © Since 2006 &#187; İnsan</title>
	<atom:link href="http://www.nightologist.net/tag/insan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.nightologist.net</link>
	<description>Gecenin Bilimi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Feb 2012 21:35:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kendime Notlar-8</title>
		<link>http://www.nightologist.net/kendime-notlar-8/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/kendime-notlar-8/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 09:56:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Affetmek]]></category>
		<category><![CDATA[Çıkarcı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünceli]]></category>
		<category><![CDATA[Haram]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İntikam]]></category>
		<category><![CDATA[Kınama]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1234</guid>
		<description><![CDATA[1. Daima düşünceli ol. Düşüncesizce yapılan hareketler ve sözler önce seni kırarlar&#8230; 2. Çok konuşma ama çok dinle. Çok konuşmak kelimelerini değersizleştirir&#8230; 3. Kötü söz söyleme. Kötü söz önce yüreğini kirletir&#8230; 4. Affetmemezlik yapma. İntikamın seni zehirleyeceğini unutma&#8230; 5. Kimseyi hor görme,küçümseme. Düşmanın bile olsa yüceltmeyi bil&#8230; 6. Boş işlerle uğraşma. Boş işler seni tembelleştirir&#8230; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/ambiance-copyresize1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-391" title="Ambiance" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/ambiance-copyresize1.jpg" alt="" width="315" height="419" /></a></p>
<div>
<div>
<p>1. Daima düşünceli ol. Düşüncesizce yapılan hareketler ve sözler önce seni kırarlar&#8230;</p>
<p>2. Çok konuşma ama çok dinle. Çok konuşmak kelimelerini değersizleştirir&#8230;</p>
<p>3. Kötü söz söyleme. Kötü söz önce yüreğini kirletir&#8230;</p>
<p>4. Affetmemezlik yapma. İntikamın seni zehirleyeceğini unutma&#8230;</p>
<p>5. Kimseyi hor görme,küçümseme. Düşmanın bile olsa yüceltmeyi bil&#8230;</p>
<p>6. Boş işlerle uğraşma. Boş işler seni tembelleştirir&#8230;</p>
<p>7. Umutsuzluk yaratma. Umutları yoketmek en büyük kötülüktür&#8230;</p>
<p>8. Birşeyden hoşlanmasanda dile getirme. Susmayı tercih et&#8230;</p>
<p>9. Kimseyi kınama,ayıplama,varsa kusurlarını örtbas et. Ve kimse hakkında kötü konuşma&#8230;</p>
<p>10. Hiçbir zaman kabalaşma,bağırma. Sana hiçbir şey kazandırmaz&#8230;</p>
<p>11. Gösterişten uzak dur. Gösteriş için kendini kaybedenlerden olma&#8230;</p>
<p>12. Övgülerle ayağının yerden kesilmesine izin verme. Yeteri kadarını kabul et&#8230;</p>
<p>13. Açlığı bil ve tanı. Ona göre yemek ye. Aç gözlü olma&#8230;</p>
<p>14. Daima kendini geliştir. Öğrenmekten vazgeçme&#8230;</p>
<p>15. Kendini daima tanı,bil. İnsanlar seni senin bildiğin kadarıyla tanıyabilirler&#8230;</p>
<p>16. Önyargılı olma. Kimseye,hiçbir şeye. Önyargı sana hata yaptırır&#8230;</p>
<p>17. Aşırı kıskanç olma. Aşırı kıskançlık seni yiyip bitirebileceğini asla unutma&#8230;</p>
<p>18. Çıkarcı olma. Yaptığın her işten bir beklentin olmasın&#8230;</p>
<p>19. Paraya tamah etme. Paraya tamah etmek haram yemeyi kolaylaştırır. Uzak dur&#8230;</p>
<p>20. İnsanları sev. Çünkü sende insansın&#8230;</p>
</div>
</div>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fkendime-notlar-8%2F&amp;title=Kendime%20Notlar-8" id="wpa2a_2"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/kendime-notlar-8/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acaba?</title>
		<link>http://www.nightologist.net/acaba-2/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/acaba-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Mar 2011 00:13:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sadomazoşist]]></category>
		<category><![CDATA[Şükür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1224</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İnsanların mutlu olmak için binlerce nedenleri varken,onları mutsuz eden tek bir şeye böyle saplanıp kalarak kendilerini mutsuz etmelerinin nedeni her insanın aslında sadomazoşist oluşundan mı yoksa &#8220;Şükür&#8221; demeyi unuttukları için doyumsuzluklarından mı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><a href="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/which.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1225" title="which" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/which.jpg" alt="" width="500" height="180" /></a></center></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İnsanların mutlu olmak için binlerce nedenleri varken,onları mutsuz eden tek bir şeye böyle saplanıp kalarak kendilerini mutsuz etmelerinin nedeni her insanın aslında sadomazoşist oluşundan mı yoksa &#8220;Şükür&#8221; demeyi unuttukları için doyumsuzluklarından mı?</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Facaba-2%2F&amp;title=Acaba%3F" id="wpa2a_4"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/acaba-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Hayvanım&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/ben-hayvanim/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/ben-hayvanim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 23:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gecenin Çığlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdal]]></category>
		<category><![CDATA[Allah]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Çıkarcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Derviş]]></category>
		<category><![CDATA[İkiyüzlü]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Para]]></category>
		<category><![CDATA[Riyakar]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=1212</guid>
		<description><![CDATA[İnsan müsvettelerinden bıktım.  Yani hakikaten bıktım. İnsanım diye geziyorlar ya, kabul ediyorum ben hayvanım. Eğer onlar insansa ben seve seve hayvan olurum. İyice tuhaflaştık… Çıkarcı olmayan kalmadı mı şu dünyada? İlla yüze gülmek için bir çıkar olması mı gerekli? İlla birine bir yardım etmek için bir beklenti olması mı şart? Bu mu oldu insan olmanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan müsvettelerinden bıktım.  Yani hakikaten bıktım. İnsanım diye geziyorlar ya, kabul ediyorum ben hayvanım. Eğer onlar insansa ben seve seve hayvan olurum. İyice tuhaflaştık…</p>
<p>Çıkarcı olmayan kalmadı mı şu dünyada? İlla yüze gülmek için bir çıkar olması mı gerekli? İlla birine bir yardım etmek için bir beklenti olması mı şart? Bu mu oldu insan olmanın ön koşulu?</p>
<p>Bazen düşünüyorum çıkar ilişkilerini. Çok hacı hoca var bir de bu devirde. Bir yandan ahkâm kesiyor hacılıkta, çaktırmadan vaazı veriyorlar, bu dünyada bunu düşünmeyen öte dünyada nasıl cevap verebilecek diye, bir yanda da çıkarcı. İşte o zaman beyin hücrelerim ısınıyorlar. Çıkarcı ve Müslüman&#8230; Var mı böyle bir dünya? Olur diyene de bir çift sözüm var: “Cennet vaat edilmeseydi sen Allah’ı (c.c.) sever miydin acaba bu çıkarcılıkla?”</p>
<p>Ya da para… Herkesin işi gücü para olmuş. Artık sevgiler, aşklar bile maddiyata dayanmış. Bir de utanmadan kalkıp boşanmalar arttı, ben evlenmeyeceğim diyorlar.  Sen parayla alamayacağın “huzur” denen mefhumu daha işin başındayken paraya endekslemişsin. Kimisi ileriye gidiyor, eski devirde sevgilerde farklıydı diyor. Ulan ben mi sıçtım bunun içine? Tavırlarından belli ne olduğun… Sen ve senin gibiler sıçtı sevginin içine. Bırak evlenme, mümkünse bu zihniyet üremesin. Ama nerde? Yat, kat, araba… Demek ki insan olmak için para şartmış. Bu yüzden Dervişleri ve Abdalları da hayvan ettiniz ya ne diyeyim… Ulan en büyük aşk Yaradan’adır. Bari aşkı kirletme…</p>
<p>Daha diyeceklerim var. Bu her şeyi maddiyata dayandıranlar var ya. Esas onlar hedefimde. Arkadaşım ne kadarsın? Yani tamam geçenlerde hesaplanmış. 42.5trilyon lira mıymış neymiş. Ama bizim oralarda senin gibilere birkaç laf söylenir. Ciğeri beş para etmez, dalaksız… vs. Yani uçma o kadar senin ederin o değil. Senin benim gözümdeki değerin bin lirayı bulmaz… Bakma sana kıymet verdiğime. Sana ben ne kıymet vereceğim. Verdiğim kıymet Yaradan’ından ötürü…</p>
<p>Paraya taktım çünkü maşallahı var herkesin işi gücü para oldu. Hep bana hep bana mantığı son sürat. Son sürat harcama. Son sürat yaşam… Ne ala ne ala. Yahu halen anlamadınız değil mi? Para ve onun satın alabildiği tek şey bu dünya ürünleridir. Kefen dediğin birkaç metre kumaş ve cepsiz… Ve işin garip yanı sadece bana demen. Her yerde birileri yardıma muhtaç… Görüyorsun, hava atayım diye “Üzülmüş” ayağına yatıyorsun. İcraat yok ama. Ekmek elden ördek gölden misali yaşıyorsun, para kazanıyorsun ya da kazanmıyorsun harçlık alıyorsun. (Rahatın yerinde merak etme, bilgisayarın var internetin var bu yazıyı okuyorsun.) Ama dışarıda aç yatan var. Gördün mü onları, yanlarından veremli görmüş gibi kaçıyorsun. Kısacası sen ikiyüzlüsün… Evinde çeşit çeşit giysin var, ayakkabın var. Karda kışta ayakkabısız, üşüyerek sokaklarda gezeni görüyorsun ilk lafın şarapçı oluyor. Ama Mehmet Akif Ersoy’un paltosunu hediye ettiği hikâyeyi ballandırarak anlatıyorsun. Bahane üretme boşuna 5lirayla 10lirayla kimse aç kalmıyor bu devirde kimse de karnını doyurmuyor. Ama bir ekmeği aylar önce yiyen var. Sıkıp yalamaktan parmakların gangren oluyor…</p>
<p>Kusura bakmasın kimse, bir yerine dokunduklarım bağırabilirler. Eleştirip laf sokma gayretine gönül rahatlıyla girebilirler. Bu da haklı olduğumu gösterecek. Kimse de bana sen ne yaptın da konuşuyorsun diyemez. Yaptığımı bilen biliyor. Birader bilen biliyor diyorsun bak sen bizi ne biliyorsun diyenler de haklı olduğumu gösterir. Bir şeyleri doğru yapanlar hiç alınmaz, okur geçer bilemedin altına imzasını atar…</p>
<p>Evet, kabul ediyorum. Ben hayvanım, eğer insan müsvetteleri insan ise. Eğer paraya tamah etmek, çıkarcı olmak, riyâkar ve ikiyüzlü davranmak insanlık ise ben hayvanım. Benimle beraber Dervişler ve Abdallar da hayvan olduğu için bizim tarafta bilgi iyi. Huzur var en azından. Ey büyük Allah’ım (c.c.) şu dünyadan insan müsvettesi olmadan, kimseye dokunmadan geçmeyi sen nasip et bana…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fben-hayvanim%2F&amp;title=Ben%20Hayvan%C4%B1m%26%238230%3B" id="wpa2a_6"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/ben-hayvanim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsanlar ve Hayalleri&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/insanlar-ve-hayalleri/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/insanlar-ve-hayalleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 20:28:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hayal]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=998</guid>
		<description><![CDATA[Önce hayal nedir ona bir bakmalıyız. Hayal insan beyninin sınırlarını zorlayabilen ender düşüncelerden birisidir. Hiç bir engeli olmadan,hiç bir kısıtlama olmadan düşünebildiği,düşleyebildiği düşüncelerdir. Bazen umut verirler,bazen güç,bazense kırıklıklar&#8230; Dikkatli kullanılmadığında ise bela&#8230; İnsanlar ve hayalleri 2&#8242;ye ayrılırlar. Birisi olacak hayaller birisi olmayacak hayaller. Şimdi bir bakış atalım bu hayallere&#8230; Olmayacak hayaller nedir? Yorulupta yatağa yattığınızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önce hayal nedir ona bir bakmalıyız. Hayal insan beyninin sınırlarını zorlayabilen ender düşüncelerden birisidir. Hiç bir engeli olmadan,hiç bir kısıtlama olmadan düşünebildiği,düşleyebildiği düşüncelerdir. Bazen umut verirler,bazen güç,bazense kırıklıklar&#8230; Dikkatli kullanılmadığında ise bela&#8230;</p>
<p>İnsanlar ve hayalleri 2&#8242;ye ayrılırlar. Birisi olacak hayaller birisi olmayacak hayaller. Şimdi bir bakış atalım bu hayallere&#8230;</p>
<p>Olmayacak hayaller nedir? Yorulupta yatağa yattığınızda ya da beynen yorulduğunuzda bir süre beyninizi dinlendirmek için kurduğumuz hayallerdir. Kimimiz Spiderman olduğumuzu düşünür,kimimiz uçtuğumuzu. Olabildikçe ütopiklerdir. İnsan doğasına aykırıdırlar. Bir insanın yapamayacağı şeyleri yaparsınız bu hayallerde. Misal ben kendimi Last Air Bender Avatar olarak düşlerim. Uçarım kaçarım ateş su bükerim falan filan. Kimimiz Pikachu&#8217;yu bile düşleyebilir. Ama bu hayallerin en kötü yanı gerçekle karıştırmanızdır. Yani adam Pikachu&#8217;yu düşünüpte öyle yaşamaya kalkarsa camdan atlayabilir bana bir şey olmaz diye. Ya da ben Spiderman&#8217;im diye karşı evin balkonuna ip atıpta zıplamaya çalışırsa toprakla bütünleşebilir. Ya da güncel düşünürsek ben uçtum diyen bey amcanın akıbetini yaşar. Aman dikkat. Beynen huzura kavuşun ama o huzur orada kalsın. Hayat sanmadığınız kadar gerçek..</p>
<p>Olacak hayaller nedir peki? Onlarda gerçekle bağdaşan geleceğe yönelik umutlar,beklentilerdir. Ama bu hayallerin diğerlerinden tek farkı gerçek hayatla uyumludur. Ama emek ister. Örneğin bir elma ağacının en tepesindeki güzel elmaya kavuşmanın hayalini kurmak yetmez. Onun için o ağaca tırmanmak,çeşitli riskler almak gerekir. Yok işte hayali kurdum o elmaya sahip olacağım diye ağacın dibinde ona bakarsanız kafanıza düşecek şey elma değil sadece daldaki kuşun götünden çıkacak olan boktur. Yani bu tarz hayaller zordur. Onları gerçekleştirmek özellikle. Eğer tabi idealiniz ağacın en alt dalındaki elma değilse. Yok en tepedeki o sulu,o güzel elmaysa idealiniz işte o zaman onu önce hak edeceksiniz. Onu haketmek için gerekirse yere bir kaç defa düşeceksiniz. Üstünüzü silip yere düşmenizi sağlayan o çürük dalı değil yanındaki sağlam dalı tutacaksınız. Ama her zaman ulaşır mısınız? Hayır! Bunu baştan kabul edeceksiniz eğer idealiniz o en tepedeki sulu elmaysa. Eee ulaşamadıktan sonra hayalin ne anlamı var diye soruyorsanız bu olacak hayaller sanmayın ki daima ulaşacağınız hayallerdir. Burada önemli olan nokta o en tepedeki elma için ne kadar yükseğe tırmandığınızdır. Yani&#8230;</p>
<p>Yani diyorum ki daha açık bir ifadeyle eğer hayatınızda en iyisi olmaksa hedefiniz önce onu hak edeceksiniz. Örneğin bir doktor,dünyanın en iyi doktoru olmak istiyorsa önce onu hak edecek. Nasıl hak edecek? Kaba tarifiyle öküz gibi çalışacak. Gerekirse gecesini gündüzüne katacak. Yemeyecek içmeyecek. Eğlenmeyecek. Çünkü o hedefe ulaşmak onun için en büyük hediye,en büyük eğlence olduğunu bilecek. Yahu Night ne yaptın robot yaptın bizi diyorsanız size tek bir cümlem var. Hayat sandığınızdan daha gerçek. Bu hayatta idealini en tepeye koyanlar önce onu hak edecekler. Hak etmiyorlarsa önce hak etmeyi öğrenecekler. Sonra bilecekler ki bu yolda iki çıkış var. Ya olur ya olmaz. Olacak diye bir kesinlik yok. İdeali en tepeye koyduğunuzda bileceksiniz ki siz dağın ardında sevgilisi olan karıncasınız. Ulaşamazsanız da o uğurda yola düşeceksiniz. Ya da demin ki örnekteki gibi o elmaya ulaşamasanız da siz zaten ağacın kimsenin çıkamadığı yerdesinizdir. Ama gerçekten hak edip,uğrunda uğraştıysanız. Yoksa aç tavuğun kendini kuş beyniyle buğday ambarında sandığı yerdesinizdir.O yüzden boşuna ağlamayın,çevrenize çemkirmeyin. Önce kendinize dürüstçe sorun. Siz o elmanın hak ettiğini verdiniz mi? Yok eğer yapacak gücünüz yoksa yine de gözünüz o elmadaysa merak etmeyin sizin yerinize birisi onun tadına bakacaktır. Siz aşağıda eğlenirken ya da eğlendiğinizi sanarken o elmayı yiyen kişi gerçekten eğleniyor olacak. Night acı konuştun bunlar beni aştı,idealizm olayı gözümü korkuttu diyorsanız merak etmeyin o ağacın alt dallarında da elmalar var. Kurtlu murtlu ama olsun. O da elma değil mi sonuçta?</p>
<p></br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Bahaneler basit ideallerin kaçış yollarıdır&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Finsanlar-ve-hayalleri%2F&amp;title=%C4%B0nsanlar%20ve%20Hayalleri%26%238230%3B" id="wpa2a_8"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/insanlar-ve-hayalleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19:05 Treni</title>
		<link>http://www.nightologist.net/1905-treni/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/1905-treni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jan 2009 19:28:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzünbaz Satırlar]]></category>
		<category><![CDATA[Acı]]></category>
		<category><![CDATA[Dizel]]></category>
		<category><![CDATA[Gar]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Motor]]></category>
		<category><![CDATA[Mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[Peron]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD]]></category>
		<category><![CDATA[Tren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=673</guid>
		<description><![CDATA[Her saat bir tren kalkar peronlardan. Bir bilinmezliğe,ağır ağır.Dizel motorunun gürültüsünde bırakır garı.  İçinde yüzlerce umut taşır. Yüzlerce acı,yüzlerce hüzün. Bir yüzün arkasına saklanmış duygular. Bilinmeze yolculuktur her tren yolculuğu. Ne bekler varılacak yerde? Ya da bu tren yapar mı rötar? Kimse bilmez. Kalkışları dakiktir trenlerin varışları ise sembolik. Ama taşıdıkları insanlar gerçektir,bu hayatın bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><center><img class="aligncenter size-medium wp-image-674" title="19:05" src="http://www.nightologist.net/wp-content/uploads/new_as1-400x266.jpg" alt="19:05" width="400" height="266" /></center></p>
<p>Her saat bir tren kalkar peronlardan. Bir bilinmezliğe,ağır ağır.Dizel motorunun gürültüsünde bırakır garı.  İçinde yüzlerce umut taşır. Yüzlerce acı,yüzlerce hüzün. Bir yüzün arkasına saklanmış duygular. Bilinmeze yolculuktur her tren yolculuğu. Ne bekler varılacak yerde? Ya da bu tren yapar mı rötar? Kimse bilmez. Kalkışları dakiktir trenlerin varışları ise sembolik. Ama taşıdıkları insanlar gerçektir,bu hayatın bir parçasıdırlar. Acılarıyla,hüzünleriyle,mutluluklarıyla,sevinçleriyle. Kısaca her insani duygularıyla gerçektirler&#8230;</p>
<p>Bilmem bu tren nereden gelir nereye gider. Binmek isterim. Sorarım kaptana gider mi buralardan uzaklara,evet diyerek yanıtlar yılların verdiği,tren yollarının verdiği dinginlikle. Tren yolları sessizdir,sakindir. Geçtiği yerlerde belki çocuklar koşarlar arkasından. Belki kimse koşmaz. Usuldan bakan inekleri saymazsak bakanı da yoktur trenlere. Trenler yalnızlık taşırlar. Bir o şehirden bir bu şehire. Yalnızlıklar bavullar dolusudur. Her yolcunun yüreğinin bir yanı doludur yalnızlıkla. Ama özlemse yalnızlığın doldurduğu bardak işte o zaman varış yerinde sevinçler vardır. Sevinçlerin göz yaşları. Ama yoksa o bardak, yani özlenene kavuşma yoksa bir bavulluk yer de onun için açılır. Onun yeri sabittir artık. Nereye giderse gitsin hep o bavulun sahibi mutlak bakar ufka. Bir gün doğumunda yakalar mıyım o sevinci diye. Bir anlık olsa da yakalar bazen. Bir anlık güneşin ilk ışıklarının içini ısıttığını hisseder. Ve sonra yine kara ayaz başlar yürekte&#8230;</p>
<p>Tren yolculukları güzeldir. Bir yerden bir yere en yavaş şekilde ulaştırır. Ama en çok insan ve en çok insani duygunun olduğu yolculuklardır. Sabah kahvesini içerken hiç tanımadığın biriyle &#8220;Hemşerim nerelisin&#8221; sorusuyla başlayan sohbetin keyfi yoktur hiç bir yolculukta. Ve hiç bir yolculuk ikilem yaşatmaz. Hem gitmek hem gitmemek ikilemini. Ağır ağır titretirken rayları tren bir yandan kanatlanıp uçmak ister insan. Bir an önce varayım diye&#8230; Bir yandansa ilk garda ineyim geri döneyim der insan&#8230; Hele de yalnızlığı doldurmuyorsa özlemin bardağını. Yani yalnızlığı en yakın dostu olanlar içindir bu&#8230;</p>
<p>Sordum kaptana gider mi bu tren;beni benden alıp bambaşka biri yapabilir mi diye. Sormaya devam ettim. Peki kaptan,bu tren giderken acılarımı,hüzünlerimi burada bıraktırır mı diye. Sordum hemen ardından. Peki kaptan bu tren gider mi;mutluluğun sahte olmadığı o yerlere doğru&#8230; Kaptan çattı kaşlarını. Yak bir sigara dedi. Senin çaren ne bende ne de sende&#8230; Bir sigara sonra düdük çaldı yola koyulmuştuk&#8230;<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Tren düdük çaldıktan sonra yetişemedin mi trene,sadece arkasından bakanlardan olursun. Ve hiç bir tren geri dönmez hayatının raylarında. Gitti mi gider&#8230;Kıymet bilmeyi bilenlere armağanımdır&#8230;Bilmeyenlere ise,garın soğuk bankları armağan olsun&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2F1905-treni%2F&amp;title=19%3A05%20Treni" id="wpa2a_10"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/1905-treni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sabır&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/sabir/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/sabir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2008 18:59:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Umutsal Yaklaşımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Altan Erkekli]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Demet Akbağ]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün]]></category>
		<category><![CDATA[İmkansız]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Mutsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Osman Pamukoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sabır]]></category>
		<category><![CDATA[Sen Hiç Ateş Böceği Gördün Mü]]></category>
		<category><![CDATA[Umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=548</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süreden beri ilk defa bu kadar sık geldim Ankara’ya. Hatta bu kadar uzun süre kalacağım. Yani en azından plan o şekilde. Ya da görünen mi diyelim. Kaderin insanın önüne ne çıkaracağı bilinmez denir ya işte benim hikâyem de tam burada başlıyor. Az ya da çok beni tanıyanlar hikâyemi bilirler. Hoş tanımakları da çok işe yaramaz, biraz da yaşamaları gerekir benimle ki tam olarak neyi anlatmak istediğim anlaşılsın. Baştan söyleyeyim bu hikâyeden beni tanıyanların haricinde birilerinin bir şeyler anlayacağını beklemiyorum. Ama genel itibariyle bu hikâyede kaderi ve onun getirisini biraz hayat salatası, biraz da safsata ekleyerek anlatmayı planlıyorum. Takip edenler için söylemem gerekirse daha önce okuduklarınızdan farklı bir şey olmayacak. Müşteri velinimetimizdir mantığıyla, bizde yamuk mal bulunmaz laflarıyla devam ediyoruz işte yolumuza…</p>
<p>Geçtiğim birkaç seneyi irdelediğim zaman, ki bu zaman en az 3yıldan başlar, hiç bitip tükenmeyecek sandığım yıllardı. Ne zamana kadar derseniz geçen yılın bu ayları belki de birkaç ay sonrasına kadardır. Tanıştığım insanlardan tutunda bulunduğum ortamın farklılaşmasıyla başlayan bu süreçte bir şeyler değişti. Hani bir nevi ödül mü desek bu olaya tam olarak bilmiyorum ama sanırım o geçirdiğim buhran dolu 3-4yılın güzel hediyesi gibiydi. Aslında işin doğrusunu söylemek gerekirse mekânın değişiminde fayda varmış. Mekân değişince insanın düşüncesi de mekâna göre şekil alıyor galiba. O buhran dolu yıllarımda imkânsız denen olgunun olduğunu düşünürdüm. Neredeyse hayatımdaki her şey imkânsız gibiydi. Ancak işte mekân değişimiyle imkânsızın olmadığını gördüm. İnsanın maddi sıkıntısı olabilir, iş bulur atlatabilir. İnsanın evinde sıkıntısı vardır, komşusuyla ya da ev sahibiyle. Evini değiştirir daha iyi bir yer bulur huzura erer. Ancak insanın içinde bir sıkıntısı varsa, yani aklında ne yaparsa yapsın bazen o sıkıntıyı atamaz. Atalarımızda bu sözü sanırım bir nevi çıkış yolu olarak görmüşler; “Sıkı can iyidir kolay çıkmaz.” Tamamıyla saçma bir laftır. Daha doğrusu ben ona inanıyorum. Kolay çıkar. Çekersin bıçağı, atlarsın camdan aşağı bak nasıl kolay çıkıyor. Demek ki neymiş; atasözlerine güven olmaz. Bu bir kaçıştır kolay yoldur. Ama bu laf yerine her ne kadar bununla ilintili gibi görünmeyecek gibi olsa da şu lafı benimserim; “Doğru olan zoru başarmaktır.” İşte dayanma gücüm yok denen de bir laf vardır ağızlarda. Sıkıntıda olan insanların ağzında… Beni tanıyan tanır ben sağlam alkol kullanan bir insanımdır. Ateist değilimdir ancak nedense bu ülkede alkol alanların hepsi ateist olarak görüldüğü için belirtmek istedim. Bir şeyi çok iyi bilirim ki Allah (c.c) hiçbir kuluna taşıyamayacağı yük yüklemez. Ve yeri geldi mi kulunu sınar. Şimdi anladın mı neden dayanma gücüm yoktur lafına inanmadığımı? Ve asl’olanın zoru başarmak olduğunu? Her neyse ben paragrafın başına döneyim şu buhrandan çıkışıma. Çünkü ismini anmak istediğim birkaç kişi olacak. Ailemin haricinde. (Ailem= Annem, Babamdır gerisi yalandır) Hoş ismini anmak dedim ama burada Ali, Ayşe, Fatma, Hüseyin diye çetele çıkartmayacağım. Üstü kapalı geçeceğim…</p>
<p>Tüm bu olayların, yani buhran öncesinden bahsediyorum, tanıdığım birisi var hayatımda. Söz konusu olan bu kalbi güzel insan, her derdimi dinlemenin yanında, babasının oğlu olmasam da derdime ortak olabilecek ölçüde yardımcı oldu. Ben olsam şöyle yapardım diyerek en basiti. Eee diyeceksiniz ki ulan madem vardı böyle biri hayatında neden buhrana girdin. İşte bazen insan çevresindekilerin kıymetini bilemiyor, bilse de yeteri kadar önem veremiyor. Bir de bu tip insanların huyudur buhran öncesi gelir, sen zaten o yola girmişsindir. Fark edecek durumun yoktur. Ya da aman o çok biliyor, o bilgiç, o bunları yaşamadı ki diyecek konumda oluyorsun. Ben bu konumda o beni anlamıyor diyenler arasındaydım. Ancak anlıyormuş ama benim anlayış kabiliyetim düşmüş ben bunu anlayamamışım. <em>Not: Bu kişiye o kadar mesaj attım insan cevap verir değil mi, buradan huzurunuzda sesleniyorum. Sesime ses ver.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bir diğer insan ise buhrandan çıkış dönemimde tanıştığım birisi. Moralim bozuk olduğundan dersi asıp limana içmeye gittiğimde; iyi misin Ayhan, geleyim mi, bak çok içme diye arayan birisi. Şu an arzu ettiği şehirde arzu ettiği bir bölümde mutlu mesut okuyor. Ki çevremde görüp tanıdığım, mutlu olmasını canı gönülden istediğim birisidir kendileri. <em>Kendime Not: Uzun süre oldu acilen bir arayıp hal hatır sormalıyım. </em>Evlerimiz birbirimize yakın olduğundan genelde beraber yürürdük, yürüyüş iyidir zekâ açar mantığıyla, uzun soluklu sohbetlerimiz oldu. Bir de sabahın köründe simit fırınından simit peynir alıp kahvaltı yapmalarımızı saymazsak. Hoş bir kere mi iki kere mi ne yaptık tam hatırlamıyorum ama şunu iyi biliyorum simitler soğudu. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Daha yeni tanışmamıza rağmen bana verdiği akıldan, bana yaptığı kıyaklardan dolayı; genelde açığımı kapatmak tarzında, yani kanka, belki bilmediği belki fark etmediği şekilde bana yardımı çok fazla dokundu. <em>Not: Teşekkürler, google huzurunda. Geleceğim tekrar İstanbul’a.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tabi bunların haricinde insanlar olmadı mı? Oldu ama hikâye bu değil. Aslında hikâye son cümlede yine bütünlüğünü bulacak. Biliyorum uzun, kafa karıştırıcı bir hikâye oldu. Ama ismi geçmeyen tüm herkese teşekkür etmek görevimizdir. Teşekkürler. Ancak burada birisinden daha söz edeceğim bir diğer paragrafta. Ancak onu anlatmak yerine bir olguyu anlatacağım. O zaten kendisi anlayacaktır. <em>Not: Bu ne biçim bir hikaye oldu. 3kişi haricinde kimse anlamıyor gibi bir durum.</em> <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Tüm bu süre zarfında tek bir şey öğrendim, çok şey öğrendim de bu en önemlisidir, ki daha öncesinde öğrenmeyi beceremediğim, bildiğim ama uygulayamadığım bir durumdu, o da sabırdır. Şimdi geriye dönüp baktığımda bayağı bir sabırsızmışım. Ve bu yüzden sürekli olarak yeri gelmiş dibe batmışım. Bugünde yaşadıklarımdan sonra insanın eğer kalbi temizse her şeyin istediği gibi olacağını bir kez daha anladım. Her bayramda, her yılbaşında çok gülerek ama az düşünerek izlediğimiz bir tiyatro oyunu vardır. Sen hiç ateşböceği gördün mü adlı tiyatro oyunu. O oyunda Demet Akbağ işe başlamak için başvurduğu müdüre, ki burada o kişi Altan Erkekli’dir, şu cümleyi söyler: “Zoru hemen başarırım, imkansız biraz zaman alır.” Aslında gülünür geçilir ama tam adam akıllı bir cümledir bana göre. Sabretmeyi, Umut etmeyi bilen bir insanın tek diyeceği cümledir. Bir de kalbini temiz tutanın. Bir de Osman Pamukoğlu’nun bir sözü vardır; “Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur” diye. Tüm bu umutsal yaklaşımlar bir araya geldiğinde, bir insanda toplandığında o insanın yapamayacağı şey yoktur. Sabır, Umut, İmkânsız demek saçmadır ve Bir iyileşmeden önce her şey kötü olur laflarına inanan, yürekten inanan insan için keder, hüzün ve mutsuzluk gelip geçicidir. İşte o zaman boğulmakta olan imam gibi olursun; ancak sana gönderilen kurtarma ekiplerini kimin işi olduğunu anlarsın.<br />
</br><br />
</br><br />
</br><br />
<em>Kalem arkası: Yeter ki yürekten iste; o mutlaka olur. </em></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fsabir%2F&amp;title=Sab%C4%B1r%26%238230%3B" id="wpa2a_12"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/sabir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsan İlişkilerine Dair&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/insan-iliskilerine-dair/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/insan-iliskilerine-dair/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Sep 2008 10:26:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karalamalar]]></category>
		<category><![CDATA[Anlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Anlaşmak]]></category>
		<category><![CDATA[Anlatmak]]></category>
		<category><![CDATA[Dinlemek]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğrafik]]></category>
		<category><![CDATA[Hafıza]]></category>
		<category><![CDATA[İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Özür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=511</guid>
		<description><![CDATA[İnsan ilişkileri her ne kadar kendi aralarında kırılmaz sütunlarla desteklense de aslında bir bıçak sırtına benzerler. Dikkat edilmediği taktirde bıçağın keskin kenarı o kırılmaz tüm sütunları tereyağı gibi rahatlıkla keser. Ve bunun için hoş görülmeyen bir davranışa da ihtiyaç duymaz kimi zaman. Bir kelime bile yeter. Ancak o sütunlar ne kadar çoksa tamiri de o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan ilişkileri her ne kadar kendi aralarında kırılmaz sütunlarla desteklense de aslında bir bıçak sırtına benzerler. Dikkat edilmediği taktirde bıçağın keskin kenarı o kırılmaz tüm sütunları tereyağı gibi rahatlıkla keser. Ve bunun için hoş görülmeyen bir davranışa da ihtiyaç duymaz kimi zaman. Bir kelime bile yeter. Ancak o sütunlar ne kadar çoksa tamiri de o kadar kolay olur. Davranışın yettiği gibi bir özür bile kesilen tüm sütunları yeniden onarır ya da yerine yenilerini koyar&#8230;</p>
<p>İletişim insan ilişkilerinin temelidir. Konuşmak, anlaşmak, anlamak, dinlemek&#8230; vs. Kısacası ideal diye nitelendirilen bir ilişkide ağız ve kulak ikilisini etkin şekilde kullanarak yapılan tüm olayların adam gibi yapılmasıdır. Konuşmak ve sözcükler yeri geldiğinde yılanı deliğinden çıkarırken yeri geldiğinde dağları bile rahatlıkla devirebilir. Hem çok zarif hem de çok kaba bir silahtır konuşmak. Karşınızdaki kim olursa olsun konuşmanın gücüne inandığınız zaman aranızda halledilemeyecek bir sorun olamaz. Eğer bu şartlar altında bile tüm yukarıda sayılı olanları yapıyor ve bir sonuca varılamıyorsa,aradaki sorunlar halledilemiyorsa bunun başka nedenleri olabileceği gibi -Örneğin sevmeden birlikte olan çiftler gibi- ana nedeni bu soğanın baş çevirmeyeceği,arada sağlıklı bir ilişki kurulamayacağı gerçeğidir. İletişim denen bu güçlü silah önyargıları yıkmayı başarıyla sağlayabilir. Tabi tüm burada dediklerim sağlıklı iletişim kurabilenler için geçerlidir. Sağlıklı iletişim kuramayanlar bunların safsata olduğunu düşünmekte haklıdırlar.</p>
<p>İnsan ilişkilerinde önemli olan bir diğer nokta ise insanın davranışıdır. Ki bu ilk tanışmalarda büyük önem taşır. Burada bahsetmeye çalıştığım şey kılık kıyafet değil,zira eşeğe altın semer vursalarda eşek eşek olarak baki kalacaktır. Burada bahsetmeye çalıştığım şey davranışlar. Yani sizi hiç tanımayan insanların ya da ilk kez tanıyan insanların aklında bırakacağınız imgelerdir. Tabi sadece bununla sınırlı değil,sizi aylardır yıllardır tanıyan bilen insanlar içinde geçerlidir. Çünkü insanlar konuşmalardan daha çok olaylarda beyinlerine fotoğrafları kaydetmeye eğilimlilerdir. Buna da çok doğru olmasa bile burada fotoğrafik hafıza olarak adlandıracağım. Ve bu imgeler o kadar baskın olabilirler ki yeri geldiğinde iletişimin önüne geçer. Yani bir insan kendisini karşısındaki insana iki türlü tanıtır. Birincisi ve ilk olarak aktif olan davranışlar ikincisi ise iletişimdir. Çekilen fotoğraflar imgeler halinde karşı tarafın beyninde sabitlenirken bazen yanlış davranışlar sonucunda kişi kendini yanlış tanıtmış olabilir. Bunu da iletişimle silmeye çalışır ki kendimden örnek verirsem kötü olarak tanıttığım insanların imgelerini 2-3senedir neredeyse tam olarak silemedim. Çünkü en ufak hata o imgelerin doğruluğunu kanıtlar ki sil baştan olur herşey. Başıma geldi oradan biliyorum. <img src='http://www.nightologist.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İmgelerin gücü bu yüzden inanılmazdır. Uzun süredir. İletişim ise o imgeleri silmeye ya da destekleme çalışır sürekli olarak. Ve bu süre zarfındaki davranışlar ise yine aynı şekilde imgeleri destekler veya siler. Biraz karmaşık ama hangi insan ilişkisi karmaşık değildir ki. Ama size şöyle bir örnek vermek istiyorum. Hatta ufak bir test&#8230;</p>
<p>Bir kız ve bir oğlan bir arkadaş topluluğu vasıtasıyla tanışıyorlar. Kız aslında düzgün bir ilişki ile evlenilebilecek türden bir kız. Oğlan ise biraz daha eğlence düşkünü. Ancak kız gerek arkadaş ortamının verdiği rahatlıkla gerekse kendisinin cana yakın olmasından kaynaklı kendisini ilk defa izleyen gözlere eğlence düşkünü olduğunun fotoğrafını çekmesine izin veriyor. Oğlan bu imgeleri kaydediyor. Uzun bir süre ise aynı ortamı paylaşıyorlar. Ve her çapkın erkek gibi bizim as oğlan aşık rolüne bürünüyor. Ne de olsa amaçlara ulaşmak için araçların legalliği tartışılmaz. Tabi bu süre içinde kız imgelerin farkında olmadığından davranış ya da iletişim açısından imgeleri düzeltme girişimde bulunmuyor. Ta ki bizim oğlan bir ilişki kurmak istediğini söyleyinceye kadar. İlişkileri başlıyor ancak arada sevgililer arasındaki iletişimden mahrum bir şekilde. Tabi oğlan kızı sevgili olarak tanıdıkça aklındaki imgelerin tam zıttı birisi çıktığı için ilişkiye ısınamama bahanesiyle ve kalbini kırmayacak şekilde hafifte gönlünü alarak ilişkiye son noktayı koyuyor.</p>
<p>Şimdi sıra soruda. Kızı ve oğlanı tahlil edin bakalım&#8230; Yorum kısmına da karalarsınız artık cevaplarınızı&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Finsan-iliskilerine-dair%2F&amp;title=%C4%B0nsan%20%C4%B0li%C5%9Fkilerine%20Dair%26%238230%3B" id="wpa2a_14"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/insan-iliskilerine-dair/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hadi ya&#8230;</title>
		<link>http://www.nightologist.net/hadi-ya/</link>
		<comments>http://www.nightologist.net/hadi-ya/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jun 2007 21:24:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nightologist</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraflara]]></category>
		<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Kader]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.nightologist.net/?p=413</guid>
		<description><![CDATA[Hayatmış üzüntülermiş.Kederlermiş.İnançlarmış.İnsanlarmış. Hepsi bir yalanmış.Aslolanın gelip geçici olduğunu anlayabilmekmiş.Anlayınca zaten işin bitermiş.Yerin yedi kalt altında olurmuşsun.Sorgu melekleri olurmuş. Geçelim hayatın uzunluğunu,kısalığını.Nasıl yaşarsan öyle anılırmışsın.Hadi ya&#8230;Ben ölmüşüm nasıl anarsanız anın.Umrumda mı? Kalem arkası:Hiç bir şey umrumda değil&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bp3.blogger.com/_H9W-N4TuvjI/RmMxwNBa8HI/AAAAAAAAAAU/IKkVD379OMk/s1600-h/Ya%C5%9Fam-2.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5071952309548413042" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" src="http://bp3.blogger.com/_H9W-N4TuvjI/RmMxwNBa8HI/AAAAAAAAAAU/IKkVD379OMk/s400/Ya%C5%9Fam-2.jpg" border="0" alt="" /></a>Hayatmış üzüntülermiş.Kederlermiş.İnançlarmış.İnsanlarmış.<br />
Hepsi bir yalanmış.Aslolanın gelip geçici olduğunu anlayabilmekmiş.Anlayınca zaten işin bitermiş.Yerin yedi kalt altında olurmuşsun.Sorgu melekleri olurmuş.<br />
Geçelim hayatın uzunluğunu,kısalığını.Nasıl yaşarsan öyle anılırmışsın.Hadi ya&#8230;Ben ölmüşüm nasıl anarsanız anın.Umrumda mı?</p>
<p><em>Kalem arkası:Hiç bir şey umrumda değil&#8230;</em></p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.nightologist.net%2Fhadi-ya%2F&amp;title=Hadi%20ya%26%238230%3B" id="wpa2a_16"><img src="http://www.nightologist.net/wp-content/plugins/add-to-any/share_save_120_16.png" width="120" height="16" alt="Share"/></a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.nightologist.net/hadi-ya/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

