Posts Tagged ‘Kalp’

Henüz O Çocuk Ölmedi…

Ölmedi o çocuk. Hikayenin sonunu söyleyeyim. Tıpkı izlemediğin filmin sonunu söyleyenler gibi olmak istedim bu gece…

Ambulansın sedyesinde;kendisinden büyük sedyede yatan bir çocuktu geldiğinde acile. Ufacık bir bedendi kocaman sedyede yatan. Vurulmuştu,kim kıymıştı bilmiyorum ama birisi acımadan çekmişti soğuk tabancanın tetiğini. Ve sıcak kurşun saplanmıştı o ufak bedene. Belki de dumanı tüterken namlunun,düşüvermişti bedeni yere. Kim bilir. Belki de oturduğu yerden vurulmuştu. Hatırlayamıyorum hikayenin bu kısmını. Tam ciğerinden vurulmuştu. Çok kan kaybetmiş ama direniyordu. Sanki bir kaplanın ava yapışması gibi yapışmıştı bir kere hayata. Bırakmaya niyeti de yoktu. İyi ki de yoktu. Serumlar,iğneler,neşter,ameliyat derken sonunda ufak bedeni direnmişti bu kurşundan yapılma can alıcı soğuk metale. İnadına der gibi. Uzun zaman önceydi tüm bunlar. O çocuk ölmedi. Ölmedi ama izi kaldı ciğerinde. Göğüs kafesinin üzerinde. Bir deliğin kapanmayacak olan iziydi.

Daha çocuktu. Ne kabahati vardı? Kim bilir. Ufacık bedeninin bu eziyeti çekmesi için ne yapmıştı da başına bunlar gelmişti kim bilir. Ama gelmişti bir şekilde. Belki de büyümenin getirisi buydu. Büyümek değil miydi öğrenmenin eş anlamlısı? Bilmek değil miydi acının sebebi? Belki de büyüdüğünün bir ispatıydı.

…..

Bir kalbin başka bir kalbe açtığı yara mıdır kapanmayacak,izi sonsuza kadar kalacak yara? Yoksa soğuk namludan çıkan sıcak bir metalin yarası mıdır sonsuza kadar kalacak? Hangisi en kötüsüdür,kim bilir?Vurulan mı yoksa sağ kalan mı?

Kalem arkası: Her nefes sigarasında ya da bir yudum çayında bir tarafları acımasızca acıyanlara armağanımdır…

  • Share/Bookmark
Arşivler