Posts Tagged ‘Kalp’
Bir Zamanlar…
Bir zamanlar bende çok konuşan bir insandım. Çok konuşup çok gülen bir insandım. Ve bir zamanlar bende sevgiye,aşka inanırdım. Hemde belki bir insanın karşılaşabileceği en romantik insandım. Bir umut uğruna katettiğim yolların haddi hesabını tutmadım. Sadece bir kez gülümsemesi için kılı kırk yararaktan yaptığım işler… Burada bahsetmeye çalıştığım şey beni tanıyanların bilebileceği bir şeydir. Eşsiz olana olan takıntım. Karşımdaki insana ya da kendime ne alıyorsam o eşsiz olmalı. Yeri geldi daha yeni Türkiye sınırlarına giren bir şey elimde 2000l’i yıllarda vardı. O derece bir takıntıdan bahsediyorum. Şimdi hoş. E-Bay’den gir al gelir mutlaka.
Bir zamanlar bende aşık olmuştum. Birine. Her gün onun mesajınla uyanmak hoşuma gidiyordu. Ve her gece en son ondan mesajlaşmak. Zira başkası mesaj atsa bile yanıt vermezdim çünkü onun mesajından sonra telefonumu kapatmış sayardım. Ve gözümü açtığımda şimdiki gibi elimin ilk uzandığı şey sigara paketim değil,telefonum olurdu. O zamanlar da hep düşünürdüm aşk böyle bir şey mi? İnsan yaşarken anlayamıyor. Ya da gerçekten acısını çekmeden. Böyle bir şeymiş sanırım aşk.
Aşk dediğin melet hastalıktan başka bir şey değil. Halen bu fikirdeyim. Ama sanırım bu hastalık yaşarken iyi de acısını çekerken pek bir zıkkım gibi. Düşün en son aşık olduğun zamanı. Onu görmek için beklediğin geçmek bilmeyen günleri,haftaları,saatleri. Ondan gelecek bir telefonu beklediğin anları. Ya da mesajına 5dakika geç cevap vermesinin en sıkıntılı anların olduğunu düşündüğün zamanı. Ya da cebinde ciddi ciddi otobüs paran bile yokken birilerinden bir şekilde para ayarlayıp ona hediyeler aldığın,gittiğin sinemanın,kafede yediklerini çektiğin günleri. Bir de kışın ortasında,Ankara’nın ayazında kar üstüne çizdiğin kelebekler… Montsuz üstelik hasta olmadan…
Ama aşkın en güzel yanıdır. Hiç bir karşılık beklemeden,ay dönümü,yıl dönümü,sevgililer günü,yılbaşı,bayram,doğum günü,seyran günü demeden sadece onun gözlerindeki gülüşü görmek için aldığın hediyeler… O yeter ki sana en güzel bakışıyla baksın diye yaptığın tüm emeklerin. Sonunda o bakışı görebilmek. En kavgalı,en küskün hatta ve hatta aşkın bitişinin anlarında bunu yapman. Yeter ki o benle geçirdiği her dakikada mutlu olsun diye çabalaman… Yeri geldiğinde o daha fazla üzülmesin diye atar damarını kesmen… Mecazi ya da gerçek artık siz ne anlarsanız… Ha bir de unutmadan söyleyeyim. Her aşık olanın başına gelendir. Onu düşündüğün anda telefonunun çalması ve arayanın o olması. Kalp kalbe karşıdır sözünü yaşaman…
………
Bir zamanlar bende aşıktım. Birini sevmiştim. Ona her sabah mesaj atmak,ondan her sabah ben uyurken attığı mesajı okumak ve son mesajımın ondan olması ve diğer tipik aşık davranışları sergilemem. Sonra her aşkta olan oldu. Bitti. Bitenin ardı sıra ağladım,terk-i diyar eyledim. Sandım ki kaçış kurtuluştu. Ama değilmiş.
………
Zaman çabuk ilerler bazen yavaşladığını hissetse de. Bugünlerde ne zaman düşünsem telefonum yine çalıyor,yine arayan o oluyor. Bazı şeylere artık inanasım gelmiyor. Ve her sabah elim uzanıyor. Dün gece içinde 3dal bıraktığım paketime bir de Zippo çakmağıma…
………
Kalem arkası:O çakmak bende bir sigara. O hep yakıyor ve ben hep yanıyorum…