Posts Tagged ‘Kondüktör’
Gezi Rehberi-Kondüktörle Kankalık
Rehberimin ikinci kısmında birinci kısmında bahsetmiş olduğum kondüktörle kankalık durumuna eğileceğim. Ama kişisel değil genel bir bakış olacak bu.
Ne yazık ki huyum bu insanlarla iletişime çok önem veriyorum. Çıkar amaçlı da olmadığı için bu iletişim “kanka” değimine denk düşüyor bu durum. Bugün tren yolculuğunun başlangıcında günaydın dediğim adını bile bilmediğim kondüktör amcayla bu uzun 25saatlik yolda 1saat muhabbetim sayesinde sıcak su oldu mu, çay kaynadı mı çay içer misiniz diye gençler diye kapımı çalan bir yol arkadaşım daha oldu. Tanımayanlar şunu diyebilirler içlerinden: “Adama bak çıkar için muhabbet kurmuş” Tanıyan insanlar “Yahu her zaman ki Night işte. 2dakikada muhabbeti kurdu kanka oldu.” İnsanları küçük görüp muhabbetten kaçan insanları her zaman yadırgamışımdır. Yalakalık yaparcasına muhabbet kuranları yadırgadığım gibi. Servis şoförümüzle, ya da kantindeki adamla yalakalık düzeyinde muhabbet kuran insanlar oldu çevremde ya da aynı insanları küçük gören selam haricinde başka cümle kurmayan insanlarda. Ama bugün dönüp baktığımda yolda gördüklerinde durdukları kişi ben oluyorum genelde. Nereye gideceksen götürelim Night diyorlar. Bu çok basit bir örnek… Bugün yanımdaki arkadaşın biraz garipsemesi, zira onunla ilk defa böyle uzun bir yola düşüyoruz, bana da garip geldi. Yani bir insanın halini hatırını sormak, odasının önünden geçerken selam vermek, yaptığı bir iş varken kolay gelsin demek zor mu acaba?
Ben Türk milletinin eşsiz olduğuna inanlardanım. Kimse kusura bakmasın. Kolay gelsin dediğin adam iki dakika sonra sana belki yardımcı olur. Havadan sudan bir muhabbet kurmanın, bazen bir adım daha ileriye giderek karşındaki hiç tanımadığın insanın derdini dinlemek belki o adamın hayatını kurtaracaktır. Belki o adam sen karşısına çıkmayıp konuşmasan intihar edecek 5dakika sonra. Seninle paylaşması belki tüm bunları engelliyor. Aman işte bir çıkarım olsun bana yardımcı olsun diye tanımadığın bir insana yanaşmak ya da eski bir tanıdığının işte işim düştü mü arayayım, yalnız kaldım mı arayayım mantığı ile aynıdır. İkisi de çıkar oluyor. İnsan olmanın bana göre verdiği değerlerden uzaklaşıp çıkar amaçlı insan müsvettelerine dönüşün en güzel belirtisidir. Lokman hekimde bulunmaz çare. Hele ki Türk isen. Hele ki bizim gibi muhteşem bir toplumun parçasıysan çıkar ilişkisi yakışır mı sana. Bizim toplumumuz mükemmel. Kimse kusura bakmasın. Yok Küba, yok ABD, yok AB,yok biz medeniyette geri kalmış bir toplummuşuz. Benim bu hikayelere karnım tok. (En güzel örneklerden birisi At Gözlüğü linkine tıklayın, Erasmus dönüşü adlı yazıyı okuyun) Bizim insanımızın en güzel huyu ona verdiğin bir selamın hatırını saymasıdır. Gel yeğenim der. Bir anda dayı-yiğen olabilirsin. Bu bizim insanımızın gönlünün zenginliğidir. Ben inanmıyorum. Milletimiz bozuluyor vs. laflarına. Milletimiz bozulmuyor. İnsanlar bozuluyor. Çok insan tanıdım okuma yazma bilirler, üniversiteye giderler, hatta üniversite mezunu olurlar ama bir benim onların tabiriyle “cahil, köylü” insanım kadar olamazlar. Çünkü o cahil insan dedikleri insanı tanırlar. Belki mürekkep yalamamışlardır, belki ilkokulu zor bela okumuşlardır. Ama onlar insana önem veren, insan olmanın getirisini bilirler. Kıymet bilirler o mürekkep yalamışlardan bir fazla. Yani işin özü mürekkep yalamışlık bir boka yaramıyor. İnsan olmakla insan müsvettesi olmak arasında bir fark var. O da o kadar ince bir çizgi ki çoğu üniversiteli müsvetteler bu farkı anlayamıyorken cahil dedikleri insanlar anlıyor…
İşin özünde aslında şundan bahsetmek istedim. Kendimden yola çıkarak. Çok sevdiğim birisi vardı. Shadow bar’a (Ankara) gittik beraber iki tek atalım diye. Serkan adlı barın görevlisi, ikinci ya da üçüncü gidişim olmasına rağmen, hizmette kusur etmediği gibi arkamı kolladı. Bunun üzerine karşımdaki kişi zaten gittiğin mekanda kanka edinmesen şaşarım dediydi. Halbuki amacım kanka edinmek hiçbir zaman olmadı. Bir insana bugün nasılsınız diye sormakla dilime tüy bitmez,bir bok kaybetmem ben. Kazanır mıyım onu da bilemem. O karşımdaki insana bağlı. Ama tavırda bulunduğun kişi Türk ise,onun damarlarında akan kan sana kazanç olarak döner. Bazen bir selam,bazen bir destek, bazen bugün bu trendeki sıcak su olayı gibi bir yardım.Ben ne kaybettim ismini bile bilmediğim kondüktöre ismini bilmediğim bazı abidik gubidik yolcuların davranışları yüzünden çektiği sıkıntıları dinledim de? Gönlünü aldım sadece. O anlatmak istiyordu şans bu bana denk geldi. Sonrasında sıcak su verdi bu da bana yetti. Yani işin özünde benim derdim bana yeter deyip kaçmak aslında bazen öğrenmesi gerekilen şeylere set çekmekten başka bir şey olmuyor.
İşte bana insanlarla ne çabuk kanka oluyorsun diyenlere cevabım budur. Ne anladıysanız odur. Karşınızdaki insana değer vermedikçe değersiz bir insan müsvettesi olmanız kaçınılmazdır. Benim gibi manyağın teki hayatınızın bir köşesinde olmadıkça size bunu söyleyen çıkmaz ama burada okuyan,hayatında bir şekilde bulunduğum insanlar için insana değer vermeyenler de olduğu için onlar benim için sadece bir taslak,bir insan müsvettesi olacaklardır… Bilgilerine arz ederim. Night…