Tech Night-1

Bugün bahardan kalmış gibi görünsede hava sıcaklığının ne yazık ki 10dereceyi bile aşamadığı bir havada yürürken aklıma hepimizin cebinde bulunan cep telefonları geldi. Şimdi dokunmatik ekranlar,Q klavyeliler,3G’liler derken envayi çeşit telefon var artık piyasada. Ama eskiden öyle miydi? Mesaj yazmak için bile parmaklarınızdaki kasların gelişmiş olması gerekliydi. O zamandan bu zamana neler değişti diye düşündüm. Takip ettiğim kadarıyla yazmak istedim…

Ericsson: Efendim bu firma sıkı bir firmaydı bir zamanlar. Biraz kara kutu gibi görünse de telefonları dünyanın en dayanıklı telefonlarını üretirlerdi. Sanki telefonları dayanıksızmış gibi bir alet daha ürettiler,hiç abartmıyorum aga kavgaya giderken 10kişi toplayacağına al o telefonu gir kavgaya. O zamanlar ayakkabı fırlatma moda değildi,kızan telefon fırlatırdı. 50mt mesafeden o telefonun fırlatıldığını,seken telefonla konuşulabildiğini onda gördüm. Hayranıyımdır halen daha. Sonradan bozuldu tabi. Sony Ericsson oldu. Telefonları narinleşti. Ama eski Ericsson’ları özlediğimden halen elimde eski bir model hem de çalışır vaziyette bulunduruyorum. :)

Nokia: Bu firma param Ericsson’a yetmediği için o zamanlar aldığım ilk cep telefonumdu.(3210) Vay be yılan oyunu neyim de var usta diye apışarak baktığım bir aletti. Bir de üstüne lan kapağı da değişiyor,ben bunu şimdi siyah kapakla değiştiririm ne biçim şekil olur dediğim aletti. Kullanıcıya yönelik bir cihazdı. Ancak o zamanlar telefon kapakları seyyarlara düşmediği için bir bok zannediyorduk o olayı. :) Ama sonradan yıllar geçtikten sonra hadi be bir cacık olmazmış o aletten dediğimiz bir cihazdı. Tabi o zamanlar Nokia üzerine iki rivayet vardı. Birincisi kocaman bir anteni yoktu anten içindeydi. O yüzden o kısmı seramikti. Düşmeye gelmezdi.(Cidden öyle düşürünce telefon zırlattı) İkinci rivayet ise titreşimi pildendi. :) Yok usta bunda pilden değil bunun titreşim motoru var falan muhabbetleri çok dönerdi. Nokia firması sonradan olayı abarttı her ay telefon çıkarmaya başladı. Halen daha da o şekilde devam ediyor. Bakalım o rakamlar ve harfler bitince ne teknik kullacaklar.

Alcatel: Agacım telefondan daha ziyade kaplımbağaya benzeyen bir yapısı olmasına karşın hiç bir firmanın yapmadığı bir olayı yaptılar o zaman. Pilin bitti mi. Pili kapaktan arıyordun. İçine 4tane ince kalem pil atıyordun sonrasında devam ediyordun telefonu kullanmaya. Ama zamanla yalan oldu. :)

Motorola: Adı sanı çok az söylenirdi. O zamanlar kimse bilmezdi Cem Uzan’ı. Meğerse o getiriyormuş. :) Genelde de Vodafone’un eski firması Telsim’de satılırdı. Telsim de o zamanlarda hiç çekmezdi. :) O yüzden rağbet görmezdi… :)

Tabi ustacım o zamanlarda 3G falan nerde. Hatta bırak 3G’yi telefonlar sadece konuşmak ve sms göndermek içindi. MMS bile yoktu. En babasında EMS vardı. Kamera çok sonradan çıktı. O kameralarda telefonların altına takılan telefon kadar bir parçayla sağlandı. Onu da bırak ekrandan görmeyi halen anlayamadığım bir şekilde bilgisayara aktarıldı.

Ama şimdi öyle mi? 3G’den bıkanlar için 4G’liler bile var piyasada. Kamera desen SLR cihazlarla yarışıyorlar. Multimedyalar son sürat devam ediyor. Hatta kimi firmalar TV bile koydular,bırak radyoyu. :) Artık telefonlar o eski salak aletler değil daha akıllı cihazlar oldular. Bu sayede bayramda seyranda aile ziyareti yerine bir 3G’li görüntülü konuşma yetiyor bile.

Hepinizi son sürat 3G’li teknolojik bir biçimde öpüyor,yazımı yaşı eşit olanların hatıralarına sunuyor,yaşı benden daha genç olanlara sulugöz tavsiye ediyorum. :)

Share

Leave a Reply

Arşivler
Haberler